2014-2023 İzmir Bölge Planı'nın vizyonu ““Bilgi, Tasarım ve Yenilik Üreten, Akdeniz'in Çekim Merkezi İzmir” olarak belirlenmiştir. Planın üç gelişme ekseni Güçlü Ekonomi, Yüksek Yaşam Kalitesi ve Güçlü Toplum'dur. Planın Çeşme/ Proje alanı için geliştirdiği kararlar;
Urla-Çeşme-Karaburun Yarımadası'ndan, kuzeye doğru uzanan aksta rüzgâr enerjisi yatırımları desteklenecektir.
Çeşme, Karaburun, Foça, Dikili ve Seferihisar'da ekoturizm faaliyetleri artırılacaktır.
Başta Seferihisar, Dikili, Foça, Çeşme ve Karaburun olmak üzere temel ekolojik süreçlerinin ve biyolojik çeşitliliğinin zarar görmemesi ve devamının sağlanması amacıyla tedbirler alınacaktır.
Çeşme, Karaburun, Foça ilçelerini kapsayan kıyı turizmi aksında denizyolu ulaşımı güçlendirilecektir. Çeşme'den, güneyde Selçuk ve Kuşadası'na kadar uzanan Gümüldür-Özdere ekseni potansiyel bir kıyı turizm koridorudur.
Ekoturizm alanında başta Karaburun, Çeşme, Seferihisar, Urla, Foça,
Dikili ilçeleri olmak üzere Bergama, Okçular , Tire, Ödemiş ve Buca'da da
yatırımlar özendirilecektir.
Çeşme Alaçatı Zeytineli ve Karaburun kıyılarında flora ve fauna korunacak, bu alanlar ekoturizm, doğa turizmi gibi turizm çeşitlerine olanak verecek hale getirilecektir
Alternatif Turizme yönelik stratejiler:
Yaz aylarına sıkışmış ve standartlaşmış kitlesel turizmin yerine kırsal turizm, agro turizm, eko turizm, kültür turizmi, spor turizmi, golf turizmi, deniz turizmi, gastronomi, sağlık turizmi, termal turizm ve benzeri şekillerde çeşitlenerek yıl boyu sürdürülmesine yönelik yaklaşımların geliştirilmesi,
Çeşme bölgesi genelinde yer alan mevcut turistik tesis kapasitesinin planlı bir biçimde arttırılmasıyla
uluslararası düzeyde rekabet gücünün elde edilmesi ve yerel kalkınmaya katkı sağlanması,
Turizm yatırımlarının sürdürülebilirlik ve çevreye duyarlı yaklaşımlarla planlanması,
Arkeolojik sit niteliği taşıyan ve yeniden fonksiyonlandırılabilir tarihi yapı stoğu barındıran Karaköy’ün
restore edilerek turizme kazandırılması,
Alan kapsamında, yerel yatırımcıyı güçlendirecek ve uluslararası düzeyde yabancı yatırımcıyı bölgeye
çekecek turizm senaryolarının oluşturulması
Tarıma yönelik stratejiler:
Nitelikli tarım alanlarının korunması,
Bölgede organik tarımın özendirilmesi,
Turizme yönelen tarımın (agro turizm) geliştirilmesi,
Meraların korunması,
Kıyı balıkçılığı için uygun yerler gösterilmesi ve kıyı lojistik alanları oluşturularak teşvik edilmesi,
Tarladan sofraya ilişkisinin kurulduğu bir Gastronomi köyü oluşturulması.
Ege kıyılarındaki katı imar kuralları ve giderek artan yaz sıcakları, turizmin rotasını denizden zirvelere çevirdi. Bergama’nın oksijen deposu Kozak Yaylası; glamping tesisleri, permakültür çiftlikleri ve gastronomi odaklı taş evleriyle Türkiye'nin yeni ekoturizm başkenti olma yolunda dev bir ivme yakaladı.
Son yıllarda sürdürülebilir ve doğa ile iç içe tatil arayışındaki turistlerin yeni gözdesi İzmir, Bergama sınırlarındaki Kozak Yaylası oldu. Peki, ama neden sahil şeritleri varken yatırımcılar ve turistler rotayı fıstık çamı ormanlarına çevirdi? İşte Kozak Yaylası'nın turizmde parlayan bir yıldıza dönüşmesinin ardındaki yasal ve coğrafi sırlar:
Türkiye'de sahil şeritlerinde yer alan zeytinlik alanların sıkı yasalarla korunması, doğamız için hayati bir önem taşıyor. Ancak bu durum, turizm ve konaklama yatırımcılarını alternatif arayışlara itti. Tam bu noktada Kozak Yaylası'nın marjinal tarım arazileri devreye girdi. Birinci sınıf tarım arazisi veya zeytinlik vasfı taşımayan bu alanlar, yasal olarak "ekoturizm" ve "kırsal alan imarı" için yatırımcıya güvenli ve yasal bir zemin sunuyor.
Küresel ısınmanın etkisiyle yaz aylarında sahil bölgelerinde nefes almak bile zorlaşırken, turistler deniz seviyesinden yüksek, serin ve ormanlık alanlara yöneliyor. Kozak'ın dünyaca ünlü fıstık çamı ormanları ve bol oksijenli serin havası, "yayla turizmi" konseptine doğrudan cevap vererek mükemmel bir sığınak oluşturuyor.
Sadece doğa değil, kültür de bu işin bir parçası! Kozak Yaylası'nın, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Bergama'ya (Pergamon) olan yakınlığı, bölgeyi rakiplerinden ayırıyor. Buraya gelen bir turist sabah fıstık ormanlarında yürüyüş yapıp, öğleden sonra antik tiyatronun basamaklarında tarihe tanıklık edebiliyor.
Yeni nesil turist artık sadece lüks bir yatak aramıyor; "deneyim" istiyor. Kozak bölgesi; fıstık çamı hasadı, yerel peynir yapımı ve şarap üretimi gibi yöresel aktivitelerle turistlerin doğrudan üretime katıldığı kusursuz bir agro-turizm ve gastronomi altyapısı sunuyor.
Uzmanlar ise uyarıyor: Bu inovatif turizm yaklaşımının içinin doğru doldurulması şart. Ekoturizm adı altında bölgenin "doğa içine gizlenmiş betonarme villa sitelerine" dönüşmemesi gerekiyor.
Kozak Yaylası'nın uzun vadede değerini katlayacak projelerin temel özellikleri şunlar olmalı:
Doğal topografyaya minimum müdahale,