Gündem
Yayınlanma : 11 Haziran 2026 18:28
Düzenleme : 11 Haziran 2026 18:39

2026 Tarım ve Orman Reformu Yasalaştı: Kaçak Yapıya Elektrik Veren Kuruma Ağır Ceza, Ormanda 80 Bin Tapuya İade!

2026 Tarım ve Orman Reformu Yasalaştı: Kaçak Yapıya Elektrik Veren Kuruma Ağır Ceza, Ormanda 80 Bin Tapuya İade!
11 Haziran 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni yasa ile hobi bahçelerine elektrik ve su aboneliği yasaklandı, 80 bin orman tapusu bedelsiz iade ediliyor.

Türkiye'de tarım arazilerinin korunması ve orman içi mülkiyet sorunlarının çözümü amacıyla hazırlanan tarihi kanun teklifi yasalaştı. Yeni düzenlemeyle konut kooperatiflerinin tarım arazisi edinmesi tamamen yasaklanırken; hobi bahçelerine elektrik, su ve gaz verilmeyecek, altyapı bağlayan kurumlara her abonelik için 100 bin TL ceza uygulanacak.  Orman sınırlarındaki 80 bin taşınmazın tapu krizi ise bedelsiz iade formülüyle çözülerek 516 milyar TL'lik hazine yükü engellenecek.

Beytullah Yılmaz Kimdir?

TARIM ARAZİLERİNİN KORUNMASI VE ORMAN TAPU SORUNLARININ ÇÖZÜMÜNE YÖNELİK REFORMLAR: HUKUKİ VE SOSYOEKONOMİK ANALİZ RAPORU

Rapor Tarihi: 11/06/2026

Konu: Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin Kabul Edilen Maddelerinin Analizi

1. Giriş ve Tarihi Reformun Kapsamı

Türkiye'de tarım arazilerinin amaç dışı kullanımının engellenmesi, kontrolsüz yapılaşmanın önüne geçilmesi ve orman sınırları içindeki kronik mülkiyet problemlerinin çözülmesi amacıyla hazırlanan kanun teklifinin kritik maddeleri kabul edilerek yürürlüğe girmiştir. 11 Haziran 2026 tarihi itibarıyla yasalaşan bu düzenlemeler, tarım sektörü, kooperatifler, gayrimenkul piyasası ve orman mülkiyeti üzerinde yapısal etkiler doğuracak niteliktedir.   

Özellikle büyükşehirlerin çeperlerinde yer alan verimli tarım alanlarının, hobi bahçesi veya imarsız mobil ev (tiny house) yerleşimleri adı altında fiili yapılaşmaya açılması, ülkenin tarımsal üretim döngüsünü sekteye uğratmaktaydı. Bu durum, toprağın bütünlüğünü bozmakla kalmayıp kırsal alanlarda plansız, altyapısız ve çarpık bir yarı-kentsel dokunun ortaya çıkmasına yol açmıştır. Söz konusu gelişmelerin sadece bir imar sorunu değil, aynı zamanda doğrudan bir milli güvenlik ve gıda arz güvenliği meselesi olduğunu vurgulayan yasa koyucu, mülkiyet edinimi ve altyapı mekanizmalarını hedef alan radikal adımlar atmıştır.   

Eş zamanlı olarak, orman sınırları içerisinde kalan tescilli taşınmazlardaki mülkiyet belirsizliklerinin giderilmesi amacıyla mülkiyet hakkının korunması ve devletin üzerindeki tazminat yükünün hafifletilmesi yönünde önemli bir uzlaşı formülü devreye sokulmuştur. Bu rapor, yeni yasal düzenlemelerin getirdiği yaptırımları, teknolojik denetim mekanizmalarını, mülkiyet barışını ve yasal yatırım alternatiflerini kapsamlı bir şekilde incelemektedir.   

2. Kooperatif Hukuku ve Arazi Spekülasyonuna Yönelik Yasaklar

Geçmiş dönemlerde gayrimenkul geliştiricileri ve spekülatörler, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nda yer alan tarım arazilerinin hukuki veya fiili olarak bölünmesi (ifraz) yasağını aşabilmek amacıyla kooperatif yapılarının hukuki boşluklarından yararlanmaktaydı. Arazi tapuda tek parça olarak kooperatif üzerine tescil edilmekte, ancak kooperatif tüzükleri ve iç yönergeleri vasıtasıyla fiili olarak 200 ila 500 metrekarelik küçük "paylara" ayrılmakta ve vatandaşlara "kooperatif hissesi devri" adı altında satılmaktaydı. Bu yöntemle toprağın bütünlüğü bozulurken, tarım dışı amaçlı kooperatiflerin tüzel kişilik zırhı arkasına sığınması engellenemiyordu. Yeni kanun teklifi, bu hukuki boşluğu kökten kapatmaktadır.   

Yürürlüğe giren yeni çerçevede, ana sözleşmesinde tarımsal faaliyet yürütmek amacı bulunmayan konut, yapı veya turizm kooperatiflerinin tarım arazisi satın alması veya bu araziler üzerinde mülkiyet hakkı tesis etmesi kesin ve net bir biçimde yasaklanmıştır. Tarımsal amaçla kurulmuş olan kooperatiflerin tarım arazisi edinebilmesi ise Tarım ve Orman Bakanlığı'nın iznine tabi kılınmıştır. Böylece, "tarımsal faaliyet" adı altında yapılabilecek örtülü arazi spekülasyonlarının önüne geçilmesi hedeflenmektedir.   

Yasa koyucu ayrıca, hobi bahçesi işletmeciliği yapmak amacıyla yapı kooperatifi kurulmasını engellemekte ve geçmişte bu amaçla kurulmuş olan mevcut yapı kooperatiflerinin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanmasının önünü kesmektedir. Bununla birlikte, tarım arazilerini tescili mümkün olmayan fiili hisselere bölerek veya kooperatif üyeliği/ortaklığı yoluyla zilyetliğini devrederek arazi bütünlüğünü bozan veya bu işlemlere aracılık eden yöneticiler hakkında, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ve adli para cezası yaptırımı getirilmiştir.   

3. Hobi Bahçeleri ve Kaçak Yapılaşmaya Yönelik Altyapı Engelleri

Yeni yasal düzenlemenin en dinamik ve caydırıcı unsurlarından biri, kaçak yapıların lojistik damarlarını kesmeyi hedefleyen altyapı ve abonelik kısıtlamalarıdır. Tarım arazileri üzerine izinsiz olarak inşa edilen her türlü prefabrik, konteyner, betonarme veya ahşap yapıya elektrik, su ve doğal gaz aboneliği verilmesi kesin olarak yasaklanmıştır.   

Bu yaptırımın uygulanabilirliğini garanti altına almak amacıyla, yasağa rağmen kaçak yapılara abonelik tesis eden veya altyapı hizmeti götüren kamu kurumları, belediyeler ve özel dağıtım şirketleri doğrudan cezai sorumluluk altına sokulmuştur. Altyapı sağlayan kuruluşlara, her bir usulsüz abonelik için ayrı ayrı olmak üzere 100.000 TL idari para cezası kesilecektir. Cezanın tebliğinden itibaren aboneliğin 30 gün içinde iptal edilmemesi halinde, aboneliğin aktif kaldığı her ay için ayrıca 100.000 TL idari para cezası uygulanmaya devam edecektir.   

Ayrıca, yol ve kanalizasyon gibi fiziksel altyapı hizmetlerini izinsiz olarak bu yapılara ulaştıran kuruluşlar da aynı kapsamda cezalandırılacaktır. Bu durum, kaçak yapıların "fiili durum yaratılarak" yasallaştırılması veya af beklentisiyle ayakta tutulması sürecini finansal açıdan imkansız hale getirmektedir. Tarımsal bütünlüğü bozulan arazinin her metrekaresi için arazi sahibine uygulanan 2.500 TL idari para cezası ve alanı eski haline getirme zorunluluğu, yasalara aykırı hareket eden yatırımcıların katlanmak zorunda kalacağı ekonomik maliyeti fahiş düzeyde artırmaktadır.   

4. Drone Destekli Yapay Zeka Mekansal Denetim Teknolojileri

Kaçak yapılaşma ile mücadelede geleneksel denetim yöntemlerinin yetersiz kalması ve yerel yönetimlerin tespit süreçlerindeki gecikmeler, yeni nesil teknolojilerin sahaya entegrasyonunu zorunlu kılmıştır. Denetim süreçlerinde insan faktörünü asgari düzeye indiren ve doğruluğu artıran uzay tabanlı izleme teknolojileri devreye alınmıştır.   

"BirTespit" adı verilen yapay zeka destekli sistem, uydu görüntülerini düzenli aralıklarla tarayarak tarım arazilerindeki en ufak toprak hareketliliğini, hafriyat çalışmalarını veya yeni bir çatı oluşumunu anında yakalamaktadır. Sistem tarafından tespit edilen aykırılıklar saniyeler içinde koordinatlı olarak belediye veya il özel idaresi denetim ekiplerine iş emri şeklinde iletilmekte, böylece kaçak yapılara henüz temel aşamasındayken müdahale edilmektedir.   

Buna ek olarak belediyeler, drone teknolojilerini kullanarak kırsal alanların ve kentsel çeperlerin 3 boyutlu sayısal modellerini üretmektedir. Bu modellerin önceki dönem verileriyle dijital olarak çakıştırılması sayesinde, kaçak kat artışları veya tarla ortasına yerleştirilen konteyner, tiny house gibi yapılar milimetrik hassasiyetle tespit edilmektedir. Bozcaada Belediyesi'nin sit alanlarındaki tüm mobil evlerin ada dışına çıkarılmasına yönelik kararı ve uymayanlara günlük ceza kesilmesi uygulaması, bu yeni teknolojik denetim döneminin en somut örneklerinden biridir.   

5. Orman Sınırlarındaki Tapu Sorunlarının Çözümü ve Mali Boyutu

Kanunun sosyal ve hukuki açıdan en büyük reform niteliğindeki adımı, orman sınırları içerisinde kalan tescilli taşınmazlardaki kronik mülkiyet uyuşmazlıklarını çözen "ek madde 22" düzenlemesidir. Kesinleşmiş orman kadastro sınırları içerisinde kalan ve yaklaşık üç milyona yakın vatandaşı ilgilendiren 80.000 tapulu taşınmaz üzerindeki belirsizlikler, devlet ile vatandaş arasında on yıllardır süregelen davalara yol açmaktaydı.   

Hukuki süreçte, orman sınırları içerisinde kalan tapuların iptali amacıyla açılan davaların ardından, taşınmaz maliklerince Hazineye karşı tazminat davaları açılmaktaydı. Mahkemelerin taşınmazların gerçek rayiç değerleri üzerinden fahiş tazminatlara hükmetmesi, vekalet ücretleri, icra ve yargılama giderleri sebebiyle bu miktarların katlanarak artması Hazineye büyük bir yük getirmekteydi. Yapılan resmi hesaplamalara göre, bu tapuların iade edilmemesi durumunda devletin ödemek zorunda kalacağı toplam tazminat miktarının yaklaşık 516 milyar Türk Lirası seviyesine ulaşacağı öngörülmekteydi.   

Bu doğrultuda, kamu zararının önlenmesi ve mülkiyet hakkının korunması amacıyla yeni bir yasal formül uygulanmaya başlanmıştır :   

  • Şartları oluşan yaklaşık 80 bin taşınmazın tapu kayıtları, mülk sahiplerinden herhangi bir bedel alınmaksızın geçerli kabul edilecektir.   

  • Geçmişte orman sınırları gerekçe gösterilerek iptal edilen tapular, maliklerin daha önce devletten aldıkları tazminat bedellerini rayici üzerinden geri ödemeleri şartıyla hak sahiplerine yeniden iade edilecektir.   

  • Tapu harçları, kamulaştırmasız el koyma ve tazminat davaları sonucunda kesinleşen mahkeme kararlarının infazında ortaya çıkan tapu harçları mülk sahipleri yerine ilgili idare tarafından karşılanacaktır.   

6. Kırsal Tapu Barışı ve Tarımsal Yapılara Sağlanan Muafiyetler

Kentsel çeperlerdeki spekülatif amaçlı hobi bahçelerine karşı uygulanan cezai ve idari yaptırımların aksine, kırsal alanlarda tarım ve hayvancılığı desteklemek amacıyla "Kırsal Tapu Barışı" hayata geçirilmiştir. Bu düzenleme, çok katlı konutları veya ticari rant projelerini kapsayan kentsel imar aflarından tamamen ayrışmaktadır.   

Söz konusu mülkiyet barışı; yayla, mera, kışlak ve otlak gibi kırsal alanlarda, nesillerdir fiili olarak sadece tarımsal üretimi ve hayvancılığı desteklemek amacıyla inşa edilmiş olan prefabrik ahır, ağıl, silo, depo ve tarımsal ambar gibi yapıları kapsamaktadır. Bu yapıların, bulundukları yerin güncel kadastro durumuna ve fiili kullanım haritalarına uygun olması şartıyla doğrudan tapuya tescil edilmesi sağlanarak yasal güvence oluşturulacaktır.   

Bu düzenleme sayesinde, arazisinin veya üretim tesisinin yasal statüsü bulunmadığı için devletin sağladığı mazot, gübre ve tohum desteği gibi tarımsal hibe ve desteklerden faydalanamayan üreticilerin mağduriyetleri giderilmektedir. Aynı zamanda, bu işletmelerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri gibi kurumlardan tarımsal kredi kullanabilmelerinin önü açılmakta ve yasal güvence sonrasında bu yapılara resmi olarak tam altyapı erişimi hakkı tanınmaktadır.   

7. Diğer Tarımsal ve Mali Düzenlemeler

Kanun teklifi kapsamında tarım ve hayvancılık sektörünün işleyişini disipline edecek, gıda arz güvenliğini tahkim edecek diğer bazı idari ve mali düzenlemeler de kabul edilmiştir :   

  • Devlet Su İşleri (DSİ) İhalelerinde Geçici Teminat: DSİ mülkiyetinde olan yerlerin kiralama ve satış ihalelerinde alınacak geçici teminat oranları revize edilmiştir. Satış ihalelerinde tahmin edilen satış bedelinin, kiralama ihalelerinde ise tahmin edilen 1 yıllık kira bedelinin yüzde 3'ünden az olmamak üzere yüzde 30'una kadar geçici teminat alınması zorunlu kılınmıştır.   

  • Sözleşmeli Tarım ve Şeker Pancarı: Üretim planlamasını güçlendirmek amacıyla sözleşmesiz şeker pancarı ekimi yapılması kesin olarak yasaklanmış, tarımsal arz-talep dengesinin korunması hedeflenmiştir.   

  • Canlı Hayvan Sevklerine Yönelik Yaptırımlar: Hayvan hastalıklarının yayılmasını önlemek ve kaçak sevkiyatların önüne geçmek amacıyla yol kontrol ve denetim noktalarından geçmeyen nakil vasıtası sahiplerine araç başına 26.360 TL, hayvan sahiplerine ise 132.108 TL idari para cezası verilmesi kararlaştırılmıştır.   

  • Enerji Yatırım Sürelerinin Uzatılması: DSİ tarafından yapılan veya yaptırılmakta olan İkili İşbirliği Anlaşmaları kapsamındaki elektrik enerjisi üretim projeleri için tanınan süreler uzatılarak yatırımların kesintiye uğraması engellenmiştir.   

8. Mevcut Mevzuat ve Yeni Yasal Rejimin Karşılaştırmalı Analizi

Aşağıdaki tablolar, 11 Haziran 2026 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren yeni yasal rejim ile eski mevzuat arasındaki farkları ve getirilen yeni yaptırım dengelerini göstermektedir:

Tablo 1: Eski Mevzuat ve Yeni Yasal Rejim Karşılaştırması

Düzenleme Alanı Eski Durum / Mevzuat Açıkları Yeni Düzenleme (11/06/2026 İtibarıyla)
Tarımsal Kooperatifler

Tarım arazilerini serbestçe edinebiliyorlardı.

Tarım ve Orman Bakanlığı izni zorunlu hale getirilmiştir.

Konut Kooperatifleri

Tarım arazisi satın alıp hisseli bölüşüm yapabiliyorlardı.

Tarım arazisi edinmeleri tamamen yasaklanmıştır.

Kaçak Yapı / Hobi Bahçesi

Cezai işlem uygulansa da fiilen elektrik ve su aboneliği alınabiliyordu.

Abonelik verilmesi kesin olarak yasaklanmış, lojistik engeller getirilmiştir.

Orman İçi Tapular

80 bin taşınmazda dava süreçleri ve 516 milyar TL hazine yükü bulunmaktaydı.

Belirlenen şartları taşıyan tapular bedelsiz geçerli sayılacak, iptal edilenler iade edilecektir.

Kırsal Tarım Yapıları

Mera ve yaylalardaki ağıl ve depolar kaçak yapı muamelesi görüyordu.

Kadastro barışı kapsamında tapuya tescil edilerek yasal güvence verilmiştir.

  

Tablo 2: Yeni Cezai ve İdari Yaptırımlar Matrisi

İhlal Türü Uygulanacak Temel Cezai / İdari Yaptırım Tekerrür ve Ek Yaptırım Koşulları
İzinsiz Yapıya Abonelik Tesisi

Abone başına 100.000 TL idari para cezası.

30 günde iptal edilmezse her ay 100.000 TL ceza tekrarı.

İzinsiz Altyapı Götürülmesi

100.000 TL idari para cezası (Yol, kanalizasyon vb.).

Dağıtım şirketi veya belediyelere doğrudan uygulanır.

Tarımsal Araziyi Bozma

Metrekare başına 2.500 TL idari para cezası.

Alanın eski haline getirilmesi zorunludur.

Kooperatif Eliyle Hisselendirme

1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ve adli para cezası.

Kooperatif tüzel kişiliğine ek idari para cezası uygulanır.

Yol Denetimine Girmeme (Araç)

Araç başına 26.360 TL idari para cezası.

Nakil vasıtası sahibine uygulanır.

Yol Denetimine Girmeme (Hayvan)

Hayvan sahibi başına 132.108 TL idari para cezası.

Hayvan sahiplerine doğrudan uygulanır.

  

9. Mevzuata Uyumlu Alternatif Yatırım Modelleri

Hobi bahçelerine yönelik cezai yaptırımların fahiş oranda artırılması, doğayla iç içe yaşamak ve kırsal alanlarda taşınmaz geliştirmek isteyen yatırımcıları mevzuata tamamen uygun olan imarlı alternatiflere yöneltmiştir. Bu kapsamda en güvenilir ve devlet teşvikli iki yasal formül "Kamping" ve "Ekoturizm" imar planlarıdır.   

Kamping İmarı Teknik Şartları

En az 10.000 metrekare büyüklüğe sahip arazilerde kamping imarı alınarak yasal sınırlar çerçevesinde tiny house projeleri hayata geçirilebilmektedir. Bu tesislerde bulunabilecek mobil ev sayısı en az 5, en fazla 49 olarak sınırlandırılmıştır. Turizm mevzuatı uyarınca, tesis içindeki her bir mobil ev için en az 250 metrekarelik müstakil kullanım alanı ayrılması zorunludur. Ayrıca bu evlerin kaçak yapı statüsüne düşmemesi için O2 sınıfı tip onay belgesine sahip, plakalı, ruhsatlı olması ve altından tekerleklerinin sökülmeyerek zemine sabitlenmemesi gerekmektedir.   

Ekoturizm İmarı Teknik Şartları

En az 15.000 metrekare alana sahip, kadastral yola cephesi bulunan ve "Marjinal Tarım Arazisi" niteliği taşıyan taşınmazlarda ekoturizm imar planı onaylatılabilmektedir. Bu projelerde doğal dokunun en az %50'sinin korunması esas olup, emsal (E) değeri maksimum 0.10, yapı yüksekliği en fazla 2 kat ve toplam inşaat alanı en fazla 1.500 metrekare ile sınırlandırılmıştır. Ekoturizm alanlarında minimum ifraz sınırı 10.000 metrekare olduğundan, arazinin küçük parsellere bölünerek şahıslara müstakil satılması hukuken engellenmiştir; bu alanlar ortak bir kiralama havuzu (rental pool) modeliyle ticari turizm tesisi olarak işletilmektedir.   

Yatırım Teşvikleri ve IPARD III Destekleri

Yasal yollardan hazırlanan kamping ve ekoturizm projeleri, kaçak yapılar gibi yıkım ve ceza riski taşımadığı gibi, devlet tarafından hibe fonlarıyla da desteklenmektedir. IPARD III programı kapsamında "Kırsal Turizm ve Rekreasyon Faaliyetleri" başlığı altında, 5.000 Avro ile 500.000 Avro arasındaki yatırım projelerine %55 ile %65 oranında geri ödemesiz (hibe) finansman desteği sunulmaktadır. Bu hibeler, altyapı cezalarından korunmak ve off-grid bağımsız kapasite yaratmak amacıyla kurulacak güneş enerjisi (GES) yatırımlarını ve yasal mobil ev alımlarını da kapsamaktadır.   

Tablo 3: Kamping ve Ekoturizm İmar Planı Karşılaştırma Tablosu

Teknik Kriterler Kamping İmarı Modeli Ekoturizm İmarı Modeli
Asgari Arazi Büyüklüğü

En az 10.000 metrekare.

En az 15.000 metrekare.

Ünite Sınırları

En az 5, en fazla 49 mobil ev (tiny house).

Emsal sınırları dahilinde bağımsız üniteler.

Yapılaşma Yoğunluğu

Her mobil ev için en az 250 m² alan şartı.

Emsal (E) en fazla 0.10, yükseklik maks 2 kat.

Maksimum İnşaat Alanı

Mobil yapı niteliğinde, sabit inşaat yapılmaz.

En fazla 1.500 m² (20 dönüm üzeri için 2.000 m²).

Ruhsat Alma Süresi

Yerel idarelerce en geç 60 gün içinde sonuçlandırılır.

Yerel idarelerce en geç 60 gün içinde sonuçlandırılır.

Bakanlık Resen Onayı

60 günde ruhsat verilmezse Bakanlık resen onaylar.

60 günde ruhsat verilmezse Bakanlık resen onaylar.

IPARD III Hibe Desteği

%55 ile %65 arası geri ödemesiz destek imkanı.

%55 ile %65 arası geri ödemesiz destek imkanı.

  

10. Genel Değerlendirme ve Sonuç

11 Haziran 2026 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren yasal düzenlemeler, Türkiye'nin tarımsal geleceğini teminat altına almak adına tarihi bir reform niteliğindedir. Hobi bahçesi adı altında tarım topraklarının vasıfsızlaştırılması süreci, getirilen fahiş metrekare cezaları, altyapı kısıtlamaları, abonelik bağlayan kurumlara yönelik ağır cezalar ve drone destekli yapay zeka denetimleriyle lojistik olarak imkansız hale getirilmiştir. Diğer taraftan, orman sınırları içindeki tapu mağduriyetlerinin bedelsiz çözülmesi ve kırsal alanlardaki üretim yapılarına getirilen tescil barışı, toplumsal uzlaşıya ve mülkiyet hukukuna ciddi bir katkı sunmuştur.   

Yatırımcıların cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalmamaları adına, tarla vasıflı arazilerde kooperatif hissesi veya gayriresmi hobi bahçesi edinimi yerine; ekoturizm, kamping imarlı ve devlet destekli yasal alternatiflere yönelmeleri en güvenli hukuki yaklaşım olarak değerlendirilmektedir.   

Türkiye genelinde tarım, orman ve imar mevzuatına uyumlu ekoturizm, kırsal turizm projeleri, tarımsal tesis alanlarının planlanması, jeotermal sıcak su ruhsatlandırma işlemleri ile termal/sağlık turizmi amaçlı arama ruhsatı alımı süreçlerinde, kurumsal izinlerin (toprak koruma, orman, DSİ vb.) takibi, hibe teşviklerinin entegrasyonu ve imar planı onay süreçlerinin yönetimi hususunda kapsamlı teknik destek ve danışmanlık hizmeti sunulmaktadır.   

Detaylı Bilgi ve İletişim:

Beytullah Yılmaz

Gsm: 0 544 608 84 80

Kaynak: Haritahaber 2026    

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.