Ankara Güneybatı (Tuluntaş-Koparan) Yeni İmar Planı Belli Oldu! 2026 Gölbaşı İmar Detayları ve Yatırım Fırsatları
Ankara Gölbaşı ilçesinde uzun yıllardır beklenen ve gayrimenkul yatırımcılarının radarında olan Güneybatı Ankara (Tuluntaş-Koparan) 1/25.000 Ölçekli Nazım İmar Planı 2026 detayları netleşti. Toplam 2.650 hektarlık alanı kapsayan yeni imar planı, bölgeyi yatay mimari ve lüks konut projelerinin yeni merkezi yapmaya hazırlanıyor.
Ankara'nın en önemli kentsel gelişme akslarından biri olan İncek-Taşpınar koridorunun güneye doğru büyümesiyle birlikte, Tuluntaş ve Koparan mahalleleri yeni imar planıyla yepyeni bir çehreye kavuşuyor. Geçmişte yaşanan imar iptalleri ve belirsizlikler, açıklanan "2026 Plan Açıklama Raporu" ile son buluyor. İşte bölge halkını ve yatırımcıları yakından ilgilendiren, Ankara gayrimenkul piyasasına yön verecek planın tüm detayları:
1. Projenin Kapsamı ve Stratejik Konumu
Yeni planlama alanı; Ankara Çevreyolu'nun (O20) güneyinde, Ankara-Niğde Otoyolu'nun (O21) batısında ve proje aşamasındaki Ankara-İzmir Otoyolu'nun doğusunda yer alan yaklaşık 2.650 hektarlık (26.500 Dönüm) devasa bir bölgeyi kapsıyor.
-
Merkeze ve Ağlara Yakınlık: Tuluntaş Mahallesi, Gölbaşı merkezine 18 km mesafede yer alırken, Çayyolu, Beytepe ve İncek gibi yüksek standartlı yaşam alanlarıyla doğrudan entegre oluyor.
-
Kurumların Çekim Merkezi: Anayasa Mahkemesi, Sayıştay, Adalet Akademisi, ODTÜ, Bilkent ve Hacettepe gibi kurumlara olan yakınlık, bölgenin elit bir yerleşim yeri olma özelliğini perçinliyor.
2. Nüfus Yoğunluğu ve Yapılaşma Kararları: Yatay Mimari Dönemi
Planın en dikkat çekici özelliği, dikey yapılaşmaya (çok katlı binalar) izin verilmemesi. Bölge, tamamen müstakil, villa ve site tarzı yapılaşmaya uygun olarak tasarlandı.
-
Düşük Yoğunluklu Konut Alanları: Bölgedeki yeni gelişme konut alanları için hektar başına 51-120 kişi (brüt) gibi oldukça düşük bir yoğunluk belirlendi.
-
Hedef Nüfus: Üst ölçekli planlarda bölgeye daha önce 120.000 kişilik nüfus atanmışken, ekolojik dengenin korunması amacıyla bu rakam 90.000 kişiye çekildi. Velihimmetli ve Hallaçlı civarı ise tarım ve doğal yapıyı korumak adına bu dönemde yerleşime açılmıyor.
3. Ulaşım Ağı: 50 Metrelik Yeni Dev Bulvarlar Geliyor
Bölgedeki trafik yükünü hafifletmek ve yeni bir ulaşım arteri yaratmak için devasa yol projeleri plana işlendi:
-
50 Metrelik Ana Arter: Ankara Çevreyolu trafiğine alternatif olacak şekilde, İncek-Tuluntaş-Hallaçlı arasında ve doğu-batı ekseninde (Haymana Yolu - Ballıkpınar - Tuluntaş - Şehitali) 50 metre genişliğinde yeni imar yolları açılacak.
-
İzmir Otoyolu Bağlantısı: Alanın batı sınırından geçecek olan Ankara-İzmir Otoyolu için bölgeye iki adet özel bağlantı noktası bırakıldı. Bu sayede bölge sakinleri ulusal otoyol ağına direkt katılabilecek.
4. Ekolojik Denge ve Çevresel Koruma (Mogan-Eymir Havzası)
Planlama yapılırken Gölbaşı Özel Çevre Koruma (ÖÇK) bölgesinin hassasiyeti ön planda tutuldu:
-
Vadi Tabanları Yeşile Ayrıldı: Mogan ve Eymir göllerini besleyen yeraltı su kaynaklarının (aküfer) zarar görmemesi için, Karapınar, Söğütlü ve Uçan derelerinin bulunduğu vadi tabanları yapılaşmaya tamamen kapatılarak "Park ve Yeşil Alan" (toplam 221 hektar) olarak planlandı.
-
Tarihi ve Doğal Sit Alanları: Bölgede yer alan dünyaca ünlü Tuluntaş Mağarası (Tabiat Varlığı), Ortaçayır Höyüğü ve Kapaklı Arkeolojik Sit alanları ile tarihi Tuluntaş Çeşmesi çevresinde katı koruma bantları oluşturuldu.
Tuluntaş-Koparan İmar Planı onaylandı mı? Evet, Ankara Güneybatı koridoru için hazırlanan 1/25.000 ölçekli 2026 Nazım İmar Planı raporu, bölgenin konut, ulaşım ve yeşil alan sınırlarını netleştirmiştir.
Gölbaşı Tuluntaş imarında kaç kat izin var? Bölge "Düşük Yoğunluklu Gelişme Konut Alanı" olarak planlanmıştır. Hektar başına 51-120 kişi sınırı getirilerek bölgenin tamamen villa, müstakil ev ve az katlı yatay mimariyle gelişmesi güvence altına alınmıştır.
Tuluntaş ve Koparan'a yatırım yapılır mı? Uzmanlara göre; İncek ve Çayyolu'nun birleşme noktasında yer alması, 50 metrelik yeni bulvar projeleri ve Ankara-İzmir Otoyolu bağlantısı nedeniyle bölge, Ankara'nın en çok değerlenen elit yaşam merkezlerinden biri olmaya adaydır.
Güneybatı Ankara (Tuluntaş) 1/25.000 Ölçekli Nazım İmar Planı: Kentsel Gelişim Dinamikleri, Yapılaşma Rejimi ve Gayrimenkul Yatırım Analizi
Ankara’nın batı ve güneybatı aksı boyunca gelişen kentsel büyüme deseni, üst gelir grubu konut alanlarının, kurumsal yerleşkelerin ve nitelikli alt merkezlerin mekânsal dağılımını belirleyen ana omurgayı oluşturmaktadır. Çayyolu, Beytepe ve İncek-Taşpınar koridorunda yapılaşabilir arsa arzının doygunluğa ulaşması, planlı kentsel genişleme zorunluluğunu Gölbaşı ilçesi sınırlarında yer alan Tuluntaş mahallesine doğru kaydırmıştır.
Bölgede geçmiş yıllarda yaşanan imar planı iptalleri ve hukuki belirsizlikler, yürürlüğe giren "2026 Plan Açıklama Raporu" ve 1/25.000 Ölçekli Nazım İmar Planı ile yerini teknik ve hukuki bir güvence zeminine bırakmıştır. Toplam 2.650 hektarlık (yaklaşık 26.500 dönüm) alanı kapsayan bu kapsamlı şehircilik adımı; düşük yoğunluklu gelişme kararları, geniş ulaşım koridorları, yatay mimari eksenli yapılaşma şartları ve Mogan-Eymir havzasını gözeten ekolojik koruma zonları ile başkentin üst segment gayrimenkul piyasasına yön vermektedir.
Yasal Çerçeve, Planlama Geçmişi ve Hukuki Güvence
Güneybatı Ankara gelişim koridorundaki Tuluntaş mahallesi, 2000’li yıllardan itibaren çeşitli mevzi ve kentsel dönüşüm planlamalarına konu edilmiş, ancak üst ölçekli plan hiyerarşisiyle kurulamayan uyumsuzluklar nedeniyle yoğun yargı denetimine takılmıştır. Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin (ABBM) 12 Ağustos 2018 tarih ve 1360 sayılı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli Nazım ve 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planları, TMMOB Mimarlar Odası tarafından açılan davalar sonucunda Ankara 4. İdare Mahkemesi’nin E.2018/2526, K.2020/850 ve E.2019/1454, K.2020/852 sayılı ilamlarıyla iptal edilmiş ve bölge bütünüyle plansız kalmıştır.
Yargı mercilerinin iptal gerekçeleri temel olarak üç teknik eksene dayanmaktaydı. İlk olarak, üst kademe planlama kararlarındaki nüfus kabulleri aşılarak alt ölçekli planlarda brüt yoğunluğun 250 \text{ kişi/ha} gibi yüksek değerlere taşınması, kademeli birliktelik ilkesine aykırı bulunmuştur. İkinci olarak, 1/100.000 ölçekli 2038 Ankara Çevre Düzeni Planı’nda yer alan tarımsal niteliği korunacak alanlar ile hassas yer altı suyu akiferlerinin kontrolsüz yapılaşmaya açıldığı tespit edilmiştir. Son olarak, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği ile 3194 sayılı İmar Kanunu’nun donatı ve sürdürülebilirlik standartlarına riayet edilmediği hüküm altına alınmıştır.
Ortaya çıkan mülkiyet uyuşmazlıkları ve altyapı tıkanıklıkları, 2025 yılı boyunca alınan ara meclis düzenlemeleriyle (ABBM'nin 12 Ağustos 2025 tarih ve 1167 sayılı kararı ile 14 Ekim 2025 tarih ve 1492 sayılı Güneybatı Ankara 7 Nolu Mevzii İmar Planı kararı gibi) kademeli olarak tasfiye edilmiştir. Sürecin nihai hukuki çatısı, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 14 Temmuz 2026 tarih ve 902 sayılı kararı ile onaylanan 1/25.000 Ölçekli Nazım İmar Planı ile kurulmuştur. Yeni plan; Büyükşehir Belediyesi'nin "2050 Yılı Hedefli Çevre Düzeni Planı" vizyonuyla uyumlu hale getirilmiş, geçmiş mahkeme gerekçelerini tamamen karşılayarak yoğunlukları düşürmüş ve güncel jeolojik-jeoteknik etüt verilerini plan notlarına bağlayarak bölgedeki yatırımlara mutlak bir hukuki istikrar kazandırmıştır.
Mekânsal Kapsam ve Makroform İçindeki Stratejik Konum
Planlama sahası; kuzeyde Ankara Çevre Yolu (O-20), doğuda Ankara-Niğde Otoyolu (O-21) ve batıda proje aşamasındaki Ankara-İzmir Otoyolu aksı ile sınırlandırılan 2.650 hektarlık morfolojik bir eşiği kaplamaktadır. Gölbaşı merkezine 18 kilometre mesafede yer alan çalışma alanı, batısında Çayyolu ve Beytepe, kuzeyinde ise İncek ve Taşpınar üst gelir grubu konut desenleriyle doğrudan temas halindedir.
Bölgenin kentsel makroform içindeki konumunu ayrıcalıklı kılan en belirgin etken, başkentin yüksek idari ve akademik karar merkezlerine olan doğrudan yakınlığıdır. Anayasa Mahkemesi, Sayıştay Başkanlığı, Türkiye Adalet Akademisi, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi gibi yüksek yargı ve güvenlik kurumlarının yanı sıra Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Bilkent Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi Beytepe Yerleşkesi bölgenin yakın etki sahasında yer almaktadır. Bu coğrafi bütünleşme, Tuluntaş’ı çevre ilçelerin sıradan bir banliyösü olmaktan çıkararak, üst düzey bürokrasi, akademisyenler ve iş dünyası karar vericileri için doğal bir çekim merkezine dönüştürmektedir.
| Gösterge / Plan Parametresi | İptal Edilen Önceki Dönem Plan Kararları | 2026 Onaylı 1/25.000 Nazım İmar Planı Kararları |
| Toplam Planlama Alanı |
Parçalı mevzi planlar (~700 ha etaplı alan) |
Bütüncül 2.650 Hektar (26.500 Dönüm) |
| Hedef Nüfus Kapasitesi |
120.000 kişi |
90.000 kişi (Ekolojik eşik nedeniyle %25 düşürüldü) |
| Brüt Konut Yoğunluğu |
150 – 250 kişi/ha (Yoğun karma konut dokusu) |
51 – 120 kişi/ha (Seyrek ve düşük yoğunluk) |
| Yapılaşma Rejimi / Emsal |
E: 1.00 – 1.20+, Çok katlı konut blokları |
E = 0.30 (E = 0.33), Yençok: 2 Kat (Yatay villa mimarisi) |
| Ayrılan Vadi / Yeşil Kuşak |
Sınırlı ve parçalı koruma bantları |
221 Hektar kesintisiz vadi parkı sistemi |
| Bölgesel Ulaşım Koridoru |
20 – 35 metrelik toplayıcı yerel yollar |
50 Metrelik ekspres ana bulvarlar |
Demografik Projeksiyon, Yoğunluk Dağılımı ve Yapılaşma Rejimi
2026 onaylı Nazım İmar Planı’nın temel şehircilik yaklaşımı, dikey ve kontrolsüz yapı kitlelerinin kesin biçimde reddedilerek yerini yatay mimari kurgusuna bırakmasıdır. Üst ölçekli plan kararlarında daha önce 120.000 kişi olarak öngörülen hedef nüfus, topoğrafik eşikler ve havza dengeleri dikkate alınarak 90.000 kişiye indirilmiştir. Benzer şekilde, kentsel gelişmenin güneye doğru sınırsız yayılmasını önlemek adına Velihimmetli ve Hallaçlı kırsal çeperleri bu planlama döneminde yapılaşma dışı tutularak tarımsal vasıfları korunmuştur.
Kentsel gelişme konut alanları için öngörülen brüt yoğunluk hektar başına 51 ila 120 kişi (51-120 \text{ kişi/ha}) olarak tayin edilmiş, mevcut kırsal yerleşik doku ve mevzi planlı ceplerde ise bu sınır en fazla 51-150 \text{ kişi/ha}olarak kurgulanmıştır. Bu dengeli model kapsamında, daha önce onaylanmış 7 etaptan oluşan yaklaşık 700 hektarlık mevzi imar planı müktesep hakları bütünüyle korunarak yeni plana entegre edilmiştir.
Planlama alanındaki yapılaşma koşulları, spekülatif kütle üretiminin önüne geçmek üzere sıkı kurallara bağlanmıştır. Gelişme konut alanlarında emsal azami E = 0.30, kat adedi ise 2 kat (\text{Yençok} = 2 \text{ Kat}) olarak sınırlandırılmıştır. Bu koşullar bölgenin müstakil villalar, bahçeli konutlar ve geniş peyzajlı az katlı siteler şeklinde gelişmesini garanti altına almaktadır.
Bununla birlikte, plan notlarında mekânsal kaliteyi ve arazi terklerini teşvik eden teknik bir esneklik yer almaktadır. Ada bazında bütüncül projelendirme yapılması veya tabii zemin kotu düzenlemelerinde açığa çıkan kullanım haklarının belediyeye terk edilmesi halinde emsal %10 artırılarak yasal olarak E = 0.33 seviyesine yükseltilebilmektedir. Böylece hem donatı alanlarının kamu eline geçişi hızlandırılmakta hem de tekdüze parselasyon yerine tasarım değeri yüksek mimari projelerin önü açılmaktadır.
Makro Ulaşım Ağı ve Entegre Altyapı Kurgusu
Tuluntaş havzasının geçmiş dönemlerdeki en kritik altyapısal darboğazı, çevre yolu ve ana arterlerle kurulamayan doğrudan bağlantılardı. 2026 Nazım İmar Planı, bölge içi trafiği taşırken aynı zamanda kentsel makroformun çevre yolu yükünü hafifletecek 50 metrelik yeni ekspres bulvar koridorları tanımlamıştır.
Kuzey-güney aksında, İncek ve Taşpınar yönünden gelen kentsel akımı Tuluntaş üzerinden güney koridoruna aktaran 50 metrelik ana arter projelendirilmiştir. Doğu-batı doğrultusunda ise Haymana Yolu - Ballıkpınar - Tuluntaş - Şehitali aksı üzerinden uzanan ikinci bir 50 metrelik imar yolu oluşturulmuştur. Bu koridor, Konya Yolu (D-750) ile Eskişehir Yolu (D-200) arasında Ankara Çevre Yolu’na (O-20) paralel bir alternatif çevre aksı görevi üstlenerek transit araç yükünü bölgeden tahliye edecektir.
Bölgesel erişilebilirliği en üst düzeye çıkaran karar ise sahanın batı sınırını oluşturan Ankara-İzmir Otoyolu güzergâhı üzerinde plana işlenen iki adet bağımsız otoyol kavşak katılım noktasıdır. Bu bağlantılar vasıtasıyla Tuluntaş sakinleri şehir içi toplayıcı yollara girmeksizin doğrudan ulusal otoyol ağına (O-20, O-21 ve İzmir koridoru) katılım sağlayabilecektir. Ana bulvarlara eklemlenen 35, 25 ve 15 metrelik toplayıcı yol kademelenmesi, iç sirkülasyonu rahatlatırken altyapı şebekelerinin (doğalgaz, atık su ve içme suyu isale hatları) kentsel dokuya plansız müdahaleler olmaksızın yerleştirilmesine zemin hazırlamaktadır.
Ekolojik Denge, Hidrolojik Koruma ve Kültürel Miras Yönetimi
Planlama sahası, hidrolojik ve çevresel açıdan Mogan-Eymir Gölleri Havzası ile Gölbaşı Özel Çevre Koruma (ÖÇK) Bölgesi’nin hassas ekolojik dengesiyle doğrudan etkileşim içerisindedir. Bu doğrultuda hazırlanan planda, geleneksel ranta dayalı imar yaklaşımları yerine çevre odaklı koruma-kullanma dengesi belirleyici olmuştur.
Devlet Su İşleri (DSİ) 5. Bölge Müdürlüğü’nün teknik raporları doğrultusunda, yer altı suyu işletme sahasında kalan ve akifer beslenme zonu niteliğindeki alanlar imar baskısından tamamen arındırılmıştır. Mogan ve Eymir göllerini besleyen ana su drenaj yolları konumundaki Karapınar Deresi, Söğütlü Deresi ve Uçan Deresi vadi tabanları yapılaşmaya bütünüyle kapatılmış ve toplam 221 hektarlık alan "Bölgesel Park ve Yeşil Alan" olarak tescil edilmiştir. Bu geniş yeşil koridorlar, suyun yer altına süzülmesini sağlayarak havzadaki taşkın risklerini önlemekte ve kentsel ısı adası etkisini asgariye indirmektedir.
Bölgenin morfolojik ve arkeolojik değerleri de çok kademeli koruma kuşakları içine alınmıştır: Karstik yapısıyla öne çıkan ve yaklaşık 1 milyon yıl önce oluştuğu saptanan Tulumtaş Mağarası, kollarıyla birlikte 549 metre uzunluğa ve 30-40 metreye varan tavan yüksekliklerine sahip bir tabiat varlığı olarak 1. Derece Doğal Sit Alanı kapsamında katı koruma altına alınmıştır. Ziyaretçi merkezi ve sosyal donatıları faaliyette olan mağaranın mağara içi mikroiklimini ve sarkıt-dikit dengesini bozabilecek zemin müdahaleleri plan hükümleriyle engellenmiştir.
Ayrıca plan sahasında yer alan Ortaçayır Höyüğü ile Kapaklı mevkiindeki 1. ve 3. Derece Arkeolojik Sit Alanları kentsel gelişme lekelerinden tamamen soyutlanmış; tarihi Tuluntaş Çeşmesi ve çevresindeki kırsal peyzaj dokusu korunarak plan bütünlüğüne kamusal odaklar olarak dahil edilmiştir.
Gayrimenkul Piyasası, Değerleme Dinamikleri ve Yatırım Potansiyeli
2026 yılı 1/25.000 Nazım İmar Planı’nın kesinleşmesi, gayrimenkul geliştiricileri ve kurumsal arsa yatırımcıları açısından Tuluntaş aksını Ankara'nın birincil yatırım havzası haline getirmiştir. Bölgenin İncek ve Çayyolu gibi doygunluğa ulaşmış lüks yaşam merkezleriyle doğrudan sınırdaş olması, arsa birim fiyatlarında belirgin bir değer arbitrajı meydana getirmektedir.
| Analiz Edilen Bölge / Mahalle | Yapılaşma Koşulları ve Hakim Tipoloji | 2026 Arsa m² Ortalama Değeri (TL) | Piyasa Konumu ve Gelişim Potansiyeli |
| İncek |
Düşük-Orta Yoğunluk (E: 0.40 Villa ve Prestijli Konut) |
22.000 – 34.000 TL/m² |
Gelişimini büyük oranda tamamlamış, doymuş lüks pazar |
| Taşpınar |
Orta-Yüksek Yoğunluk (Konut ve Karma Projeler) |
19.500 – 21.500 TL/m² |
Kurumsal talep görmüş, arsa arzı kısıtlı merkez aks |
| Kızılcaşar |
Düşük Yoğunluk (Markalı Müstakil Villa Siteleri) |
26.000 – 26.500 TL/m² |
Üst gelir grubu villa yerleşimi, yüksek taban fiyatı |
| Tuluntaş |
Düşük Yoğunluk (E: 0.30, 2 Kat Yatay Mimari) |
7.700 – 8.300 TL/m² |
Plan kesinleşmesi sonrası en yüksek sermaye kazancı potansiyeli |
| Velihimmetli |
Tarımsal Koruma / Kırsal Alan (İmar Dışı) |
4.600 – 4.700 TL/m² |
İmar planı dışında tutulan, tarımsal nitelikli tampon bölge |
Piyasa verileri karşılaştırıldığında, İncek koridorundaki villa arsalarının birim metrekare satış fiyatları 22.000 - 34.000 \text{ TL/m}^2 aralığında işlem görürken, hemen komşuluğundaki Tuluntaş’ta fiyatların 7.700 - 8.300 \text{ TL/m}^2 bandında bulunması, yatırımcılara yaklaşık 3 ila 4 katlık bir sermaye değer artış marjı sunmaktadır.
Piyasanın derinlemesine işleyişi ve sermaye akışları incelendiğinde, sürecin tetikleyeceği ekonomik mekanizmalar şu dinamikler üzerinden şekillenmektedir:
Emsalin E = 0.30 ve kat yüksekliğinin 2 kat olarak kesinleşmesi, arsa üzerinde üretilebilecek brüt inşaat hacmini bilinçli olarak sınırlandırmaktadır. Bu kısıt, orta-düşük gelir grubuna yönelik kitlesel konut üretimini ve spekülatif müteahhitlik modellerini saha dışına itmektedir. Arsa maliyetinin toplam proje içindeki payının dengelenmesi amacıyla, geliştiriciler zorunlu olarak yüksek metrekare satış değerine sahip lüks villa, akıllı müstakil konut ve butik site konseptlerine yönelecektir. Dolayısıyla inşaat yoğunluğunun düşüklüğü, üretilecek konutların birim satış fiyatlarının Ankara tavan değerlerine ulaşmasıyla kompanse edilecek ve bölge elit bir kimlik kazanacaktır.
Geçmiş yıllardaki plan iptallerinin arkasında yatan 250 \text{ kişi/ha} gibi gerçekçi olmayan yüksek yoğunluklar ve tarım arazisi tahribatları, kurumsal fonların ve nitelikli inşaat şirketlerinin bölgeye yatırım yapmasını engellemekteydi. Yeni planda nüfus projeksiyonunun 90.000 kişiye çekilmesi ve DSİ akifer sınırlarına tam uyum sağlanması, olası yargısal iptal risklerini asgariye indirmiştir. Hukuki netlik ve öngörülebilirlik, kurumsal sermayenin bölgeye girişindeki en önemli psikolojik ve finansal bariyeri ortadan kaldırmıştır.
Son olarak, 1/25.000 ölçekli nazım plan kararlarını takip edecek 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planları ile 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. Madde arazi ve arsa düzenlemesi (şuyulandırma) aşamaları, arsa değerlerinde ikinci ve daha güçlü bir sıçrama yaratacaktır. 50 metrelik bulvarların fiilen açılması ve İzmir Otoyolu gişelerinin tamamlanmasıyla birlikte, hisseli tarla vasfından bağımsız müstakil villa parsellerine dönüşen mülkler, İncek ve Çayyolu seviyelerine yaklaşan bir fiyatlama grafiği sergileyecektir.
Sonuç ve Stratejik Değerlendirme
Güneybatı Ankara (Tuluntaş) 1/25.000 Ölçekli Nazım İmar Planı, yalnızca yerel bir mülkiyet uyuşmazlığının çözümü değil, başkentin güneybatı gelişim koridorundaki elit yaşam vizyonunun mekânsal olarak tescillenmesidir. Geçmişteki yargı iptallerinden çıkarılan planlama dersleri doğrultusunda kurgulanan model; E = 0.30 emsalli yatay mimari rejimini, 50 metrelik kesintisiz ulaşım arterlerini ve 221 hektarlık Mogan-Eymir ekolojik koruma koridorunu bir araya getirerek sürdürülebilir bir kentsel doku vadetmektedir.
Gayrimenkul portföy yöneticileri, kurumsal fonlar ve bireysel yatırımcılar açısından bölge; Çayyolu ve İncek aksının doygunluğa ulaşması karşısında sunduğu fiyat arbitrajı, otoyol katılım kavşakları ve elit kurumlar çeperindeki stratejik konumu sayesinde önümüzdeki 5 ila 10 yıllık dönemde başkentin sermaye getirisi en yüksek lüks konut geliştirme havzası olmaya adaydır. Alt ölçekli parselasyon ve terk süreçlerinin sahada yakından izlenmesi, yatırım zamanlamasının optimize edilmesi ve sermaye kârlılığının maksimize edilmesi adına kritik eşik olmaya devam etmektedir.










