Kırsal Turizm
Yayınlanma : 06 Ekim 2025 21:29
Düzenleme : 06 Ekim 2025 21:31

Antalya'nın Parası Antalya'da Kalacak: İşte Milyonlarca Euro'yu Kente Akıtacak O Basit Formül

Antalya'nın Parası Antalya'da Kalacak: İşte Milyonlarca Euro'yu Kente Akıtacak O Basit Formül
TÜRSAB Başkan Adayı Tolga Özgüven, Antalya’ya gelen 60 bin charter uçuşun %10’unun bireysel satışa açılmasını önerdi. Bu devrimci adımın, turizm gelirini yabancı operatörlerden alıp yerel esnaf ve acenteye aktararak kente adil bir zenginlik getireceğini b
Antalya'nın Parası Antalya'da Kalacak: İşte Milyonlarca Euro'yu Kente Akıtacak O Basit Formül

Antalya Turizmine "Adil Pay" Çağrısı: Tolga Özgüven'in Charter Formülü Yerel Ekonomiyi Ayağa Kaldıracak

EZİNE | %10 EKO TURİZM İMARLI, RUHSATLI & PROJELİ, ARSA

Antalya'da turizm sektörünün köklü sorunlarına neşter vurmayı hedefleyen TÜRSAB Bölge Temsil Kurulu Başkan Adayı Tolga Özgüven, on yıllardır süregelen "her şey dahil" modelinin yarattığı ekonomik adaletsizliğe karşı devrim niteliğinde bir öneriyle kamuoyunun karşısına çıktı. Özgüven, kente her yıl yapılan on binlerce charter (tarifesiz) uçuşun sadece küçük bir bölümünün bireysel satışa açılmasıyla, turizm gelirinin yabancı operatörlerin kasasından Antalyalı esnafın, acentenin ve üreticinin cebine akacağını savundu. Bu basit ama etkili modelin, kentin turizmdeki makus talihini değiştirecek ilk adım olacağını belirtti.

"Kazanç Antalya'ya Değil, Yabancı Operatörlere Gidiyor"

Yıllardır Antalya turizminin bel kemiğini oluşturan, ancak yerel ekonomiye katkısı giderek daha fazla sorgulanan "her şey dahil" sisteminin sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Tolga Özgüven, mevcut düzenin çarpıklığını net bir dille ortaya koydu. Antalya'ya yılda yaklaşık 60 bin charter uçuşuyla milyonlarca turistin geldiğini hatırlatan Özgüven, “Bugün kente gelen bir turist, daha ülkesinden çıkmadan uçak biletinden oteline, transferinden turuna kadar her şeyi yabancı bir tur operatöründen paket olarak satın alıyor. Bu kapalı devre sistem, paranın neredeyse tamamının yurtdışında kalmasına neden oluyor. Antalya'nın yerel seyahat acentalarına, bin bir emekle hizmet veren esnafına, yöresel ürünler üreten çiftçisine, kentin kültürünü anlatan rehberine ve sanatçısına bu büyük pastadan neredeyse hiç pay düşmüyor. Gelir adaletsizliği her geçen gün derinleşiyor ve turizmin yarattığı zenginlik, Antalya'nın sokaklarına değil, uluslararası dev operatörlerin bilançolarına yansıyor” dedi.

Dönüşümün Anahtarı: Yüzde 10 Formülü

Peki, bu kısır döngü nasıl kırılacak? Özgüven'e göre çözüm, radikal ve erişilemez bir yerde değil, mevcut sistemin içinde gizli. Önerdiği formül ise oldukça basit: Charter uçuş koltuklarının sadece yüzde 10'unun, sezondan aylar önce bireysel yolcuların erişimine açılması.

“Hayal edin," diyen Özgüven, "Yılda 60 bin charter uçuş yapılıyor. Her uçuşta ortalama 180 koltuk olduğunu varsayarsak, bu milyonlarca koltuk demek. Biz sadece bu koltukların yüzde 10’unun, yani çok küçük bir kısmının, altı ay önceden bireysel olarak satılmasını teklif ediyoruz. Bu hamle, Antalya’da bir ekonomik devrim yaratır.”

Özgüven, bu modelin nasıl işleyeceğini ise şöyle açıklıyor: “Paket turla gelmek istemeyen, tatilini kendi organize etmeyi seven, daha özgür ve yerel deneyimler arayan milyonlarca turist var. Bu uçuşlar onlara doğrudan ulaşma imkânı sunacak. Uçak biletini bireysel alan bir turist, Antalya’ya indiğinde konaklayacağı oteli, havalimanı transferini, katılacağı günübirlik turları, yiyeceği yemeği ve alacağı hediyelik eşyayı yerel işletmelerden temin edecek. Parasını doğrudan Türk seyahat acentalarına, butik otellere, restoranlara, taksicilere ve esnafa bırakacak. İşte turizmin tabana yayılması tam olarak budur.”

Kırsal Turizmden Gastronomiye: Çeşitlilik Gelecektir

Bu dönüşümün sadece ekonomik bir canlanma yaratmakla kalmayacağını, aynı zamanda Antalya turizminin kimliğini de zenginleştireceğini belirten Özgüven, kentin potansiyelinin kitle turizmine hapsedildiğini ifade etti. “Antalya sadece deniz, kum ve güneşten ibaret değil. Yaylalarımız, antik kentlerimiz, eşsiz bir mutfağımız ve zengin bir kültürümüz var. Bireysel gelen turist, bu değerleri keşfetmeye daha açıktır. Bu sayede, yıllardır atıl kalan kırsal turizm potansiyelimiz harekete geçer. Gastronomi turları, kültür rotaları, sağlık ve spor turizmi gibi alternatif alanlar güçlenir. Turizmin kazancı sadece sahil bandına değil, kentin en ücra köşelerine kadar yayılır” diyerek vizyonunu ortaya koydu.

Ormana'daki Başarı Hikayesi Antalya'ya İlham Olacak

Tolga Özgüven’in bu vizyonu sadece bir temenniden ibaret değil. Yıllar önce adı sanı duyulmamış, turizm potansiyeli sıfır olarak görülen İbradı'nın Ormana Mahallesi'nde başlattığı sürdürülebilir turizm projeleriyle bölgeyi dünya çapında tanınan bir ekoturizm merkezine dönüştürmesi, onun bu konudaki kararlılığının ve yetkinliğinin en somut kanıtı. Ormana'da yerel halkı kalkınma sürecine dahil ederek, doğayla uyumlu ve adil bir paylaşımı esas alan bir model yaratan Özgüven, aynı başarıyı Antalya geneline yaymayı hedefliyor.

“Ormana’da imkânsız denileni başardık. Yerel değerleri koruyarak, bir köyün kaderini nasıl değiştirebileceğimizi herkese gösterdik. Antalya için de hayalimiz bu. Adil, sürdürülebilir ve zenginliğini kendi insanıyla paylaşan bir turizm modeli mümkün. Charter uçuşlarının bireysel satışa açılması, bu büyük dönüşümü başlatacak kıvılcım olacaktır” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.