İnovatif Teknoloji
Yayınlanma : 08 Ekim 2025 20:07
Düzenleme : 08 Ekim 2025 21:12

Kale'den Stratejik Hamle: 4 Yeni Motor Tipi Geliştiriliyor, Mevcutlar Jet İHA'lara Uyarlanıyor

Kale Grubu, Brezilya'ya yapılan tarihi jet motoru ihracatı sonrası 12 yeni ülkeyle daha görüştüklerini açıkladı. Milli füzelere güç veren motorlar yeni platformlara uyarlanırken, 4 yeni tip motorun da geliştirildiği duyuruldu. Türkiye vites büyütüyor.
Kale'den Stratejik Hamle: 4 Yeni Motor Tipi Geliştiriliyor, Mevcutlar Jet İHA'lara Uyarlanıyor

Kale Grubu, milli turbojet motoru KTJ-3200'ün Brezilya'ya ihracatının ardından, 10-12 yeni ülkeyle ihracat görüşmeleri yürüttüğünü açıkladı. İzmir'de düzenlenen IV. Yatırım Zirvesi'nde konuşan Kale Grubu Başkan Vekili Osman Okyay, mevcut motor ailesini yeni platformlara entegre etme ve 4 yeni tip motor geliştirme hedeflerini paylaştı.

İZMİR – Türk savunma ve havacılık sanayisinin lokomotif firmalarından Kale Grubu, yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği turbojet füze motorlarında yakaladığı başarıyı küresel bir boyuta taşıyor. Bu yılın başında Brezilya ile imzalanan KTJ-3200 ihracat sözleşmesiyle Türkiye'yi jet motoru ihraç eden ülkeler ligine taşıyan Kale, şimdi de rotasını yeni pazarlara çevirdi.

Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) tarafından düzenlenen "Savunma ve Havacılık" temalı IV. Yatırım Zirvesi'nde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kale Grubu Başkan Vekili ve Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçılar Derneği (SASAD) Başkanı Osman Okyay, "Artık jet motoru ithal eden bir ülkeden jet motoru ihraç eden bir ülkeye gelmiş olmamız, hepimiz için büyük bir gurur kaynağı. Şu anda 10-12 ülkeyle daha ihracat için görüşmelerimiz devam ediyor," dedi.

STRATEJİK BAĞIMSIZLIĞIN MOTOR GÜCÜ

Kale Grubu'nun geliştirdiği KTJ serisi motorlar (KTJ-1750, KTJ-3200 ve KTJ-3700), Türkiye'nin stratejik seyir füzeleri olan SOM, Atmaca, Çakır ve Kara Atmaca'ya güç vererek bu kritik platformların motor ihtiyacını tamamen yerli kaynaklarla karşılıyor. Okyay, bu başarının Türkiye'nin savunma sanayisindeki tam bağımsızlık hedefine doğrudan hizmet ettiğinin altını çizdi.

"Yeni seyir füzesi geliştirmek isteyen ülkelerin motor ihtiyacı olduğunda başvuracağı birkaç noktadan biri de biz oluyoruz. Bu, ihracat potansiyelimizi çok artırıyor." Osman Okyay, Kale Grubu Başkan Vekili

Okyay, kendi motor sınıfında dünyada Avrupa ve Amerika dahil sadece 3-4 oyuncu bulunduğunu belirterek, Türkiye'nin bu alanda ne kadar kritik bir yetenek kazandığına dikkat çekti. Bu durum, Türkiye'yi sadece bir üretici değil, aynı zamanda uluslararası pazarda stratejik bir teknoloji tedarikçisi konumuna getiriyor.

Kale Grubu, turbojet motorlarındaki uzmanlığını bir üst seviyeye taşıyarak turbofan, turboprop ve turboşaft motorları da geliştirmeyi hedefliyor. Mevcut motorların ise kamikaze İHA'lar ve dolanan mühimmatlar gibi yeni nesil platformlara entegrasyonu için çalışmalar başladı.

İZMİR – Kale Grubu'nun motor teknolojisindeki yol haritası, sadece mevcut başarıları korumakla kalmıyor, aynı zamanda geleceğin muharebe sahasının ihtiyaçlarına yönelik cesur adımlar içeriyor. Osman Okyay, seyir füzeleri için geliştirdikleri turbojet motorlarının ardından şimdi çok daha geniş bir yelpazeye odaklandıklarını belirtti.

"Motor dünyasında dört temel çeşit vardır: Turbojetler, turbofanlar, turboproplar ve turboşaftlar. Biz şu ana kadar turbojetleri geliştirdik. Şimdi bu üç tipin üzerine dört yeni motor tipi daha geliştiriyoruz. Hedefimiz, diğer motor tiplerinde de Türkiye'yi dışa bağımlılıktan kurtarmak ve küresel bir oyuncu haline getirmek," diyen Okyay, şirketin Ar-Ge vizyonunu özetledi.

YENİ PLATFORMLAR, YENİ GÖREVLER

Bu stratejinin en önemli ayaklarından birini ise mevcut motorların yeni platformlara uyarlanması oluşturuyor. Okyay, "Şimdi grup olarak hedefimiz, bu motorlarımızı jet İHA'lar diyebileceğimiz kamikaze İHA'lar veya dolanan mühimmatlar gibi başka platformlara da aktarmak olacak. Yeteneklerimizi sadece seyir füzeleriyle sınırlı bırakmayı düşünmüyoruz," ifadelerini kullandı. Bu adım, Türkiye'nin asimetrik harp ve insansız sistemler alanındaki gücünü daha da pekiştirecek kritik bir hamle olarak değerlendiriliyor.

MİLLİ MUHARİP UÇAK KAAN MOTORU: "ZİRVEYE GİDEN YOL"

Zirvede Milli Muharip Uçak KAAN için geliştirilen yerli motor projesine de değinen Osman Okyay, bu projenin önemini vurguladı: "5. nesil bir savaş uçağı motoru, mekanik sektörünün dünyada ulaşabileceği en yüksek noktalardan biridir. Bunu yapabiliyorsanız, artık sırtınız yere gelmez. Böyle bir işe niyetlenmiş olmak bile büyük bir başarıdır. Bu yönde çok önemli çalışmalar var ve en kısa sürede başarıya ulaşmasını millet olarak ümit ediyoruz."

TÜRK SAVUNMA SANAYİSİ KÜRESELDE VİTES YÜKSELTTİ

Geçen yılı 7,2 milyar dolar ihracatla dünyada 11. sırada tamamlayan Türk savunma sanayisi, "çift haneli büyüme" hedefiyle yoluna devam ediyor. Değişen ortaklık modelleri ve AB'nin savunma harcamaları, Türkiye için yeni fırsat pencereleri aralıyor.

İZMİR – Osman Okyay, Kale Grubu'nun başarılarının, Türk savunma sanayisinin genel yükseliş trendinin bir parçası olduğunu vurguladı. Sektörün son 5 yıldır sürdürdüğü çift haneli büyüme performansını gelecek 5 yılda da devam ettirmeyi öngördüklerini belirten Okyay, "Dolar bazında her sene en az çift taneli yüzdelerle büyümemiz lazım. Türk savunma sanayisinin dünyanın bu konjonktüründe önemli bir sıçrama yaşayacağını düşünüyorum," dedi.

"ARTIK BİRLİKTE TASARLIYORUZ"

Türkiye'nin uluslararası iş birliklerindeki rolünün de köklü bir değişim geçirdiğini belirten Okyay, Baykar ve İtalyan Leonardo ortaklığını bu değişimin en somut örneği olarak gösterdi.

"Eskiden Batı'da geliştirilmiş bir ürüne parça üretmekle başlayan bu ilişki, bugün farklı bir yere geldi. Artık beraber tasarlama, beraber üretme ve beraber pazarlama yoluna doğru gidiyoruz. Türk savunma sanayisinin geldiği nokta, özellikle AB tarafından dikkatle izleniyor."

Bu yeni model, Türkiye'nin sadece bir üretici değil, aynı zamanda teknoloji geliştiren ve küresel pazarlara ortak ürün sunan bir partner olarak konumunu güçlendiriyor. AB'nin savunma sanayisini geliştirme çabalarının da Türkiye için önemli bir fırsat sunduğu belirtiliyor.

YERLİLİK ORANI %80'E ULAŞTI

ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu da zirvede yaptığı konuşmada, Savunma Sanayii Başkanlığı'nın tedarik sistemini yerlileştirme hedefi doğrultusunda bugün %80'lik bir orana ulaşıldığını belirtti. Zorlu, "Bu durum, şirketlerimize hem kendi sektörlerinde iş yapma hem de savunma alanında ek bir büyüme fırsatı yaratma imkanı sunuyor," diyerek sanayicilere çağrıda bulundu.

SAVUNMA SANAYİSİNİN YENİ ROTASI: İZMİR VE EGE BÖLGESİ

ESİAD'ın düzenlediği zirve, "deniz, kum, güneş" ile anılan İzmir'in, köklü sanayi kültürünü savunma ve havacılık gibi yüksek teknolojili bir alana dönüştürme potansiyelini gözler önüne serdi.

İZMİR – Geleneksel olarak savunma sanayisi ekosisteminde Ankara ve İstanbul'un gölgesinde kalan Ege Bölgesi, sahip olduğu potansiyeli harekete geçirmek için önemli bir adım attı. ESİAD'ın öncülüğünde düzenlenen IV. Yatırım Zirvesi, bölgedeki sanayicileri ve ulusal savunma sanayisinin devlerini bir araya getirdi.

Kale Grubu Başkan Vekili Osman Okyay, İzmir'in bu alandaki potansiyeline dikkat çekerek, "İzmir deyince akla belki deniz, kum, güneş geliyor ama aslında İzmir, hakikaten önemli bir sanayi kültürüne sahip bir şehir. Şu anda bu sanayi kültürünü savunma sanayisine dönüştürme sürecini yaşıyor. İzmir'den çok iyi firmalar ve kritik teknolojiler çıkmaya başladı," dedi.

"EGE'DE BU EKOSİSTEMİ KURABİLİRİZ"

ESİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Bülent Akgerman, Ege'nin bugüne kadar ilk akla gelen bölge olamadığını, ancak bu tür toplantılarla bir farkındalık yaratmayı hedeflediklerini belirtti. Akgerman, "İnşallah bugün yarattığımız farkındalıkla Ege Bölgesi'nde de çok güçlü firmalar ve aileler var. Belki ortaklıklar yaparak başlayabilirler ve burada bu ekosistemi kurabiliriz," diyerek bölge iş dünyasına iş birliği çağrısı yaptı.

ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu ise İzmir'in serbest bölgeleri, teknoparkları, Ar-Ge merkezleri, yetişmiş insan gücü ve lojistik avantajlarıyla savunma sanayisinde ciddi bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı.

Zirve, İzmir ve Ege Bölgesi'nin, Türkiye'nin milli teknoloji hamlesi ve savunma sanayisindeki büyüme hedeflerine daha güçlü bir katkı sunma konusundaki kararlılığını ortaya koyan önemli bir platform oldu.

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.