Gündem
Yayınlanma : 10 Kasım 2025 15:50
Düzenleme : 10 Kasım 2025 16:12

Sarsıntı Yokken Bile Sallanıyor Musunuz? Uzmanlar Kronik Deprem Korkusuna Karşı Uyardı

Sarsıntı Yokken Bile Sallanıyor Musunuz? Uzmanlar Kronik Deprem Korkusuna Karşı Uyardı
Uzmanlar, deprem korkusunun kronikleştiği konusunda uyarıyor. Prof. Dr. Önder Kavakçı, "Korku haftalarca sürüyorsa destek şart" dedi. Psikolog M. Bengisu Bilgen, "Sarsıntı yokken sallanma hissi anksiyete belirtisi olabilir" diyerek, ritmik yürüyüş önerdi.

Deprem Korkusu Kronikleşiyor: "Psikolojik Dayanıklılık, Afet Çantası Kadar Zorunlu"

ezine termal kaplıca arsası

Türkiye'nin deprem gerçeği, milyonlarca insan için "normal" korku sınırlarını aşarak yaşam kalitesini düşüren kronik bir kaygı bozukluğuna dönüşüyor. Moodist Hastanesi uzmanları, sürekli tetikte olmanın sürdürülebilir olmadığını belirterek, "Sarsıntı yokken bile sarsılıyor gibi hissetmek, psikolojik sorunların başladığına işaret edebilir" uyarısında bulundu.

Her sarsıntıyla birlikte derinleşen kaygı, Türkiye'deki pek çok kişi için günlük yaşamın bir parçası haline geldi. Uzmanlar, deprem korkusunu yönetmenin mümkün olduğunu, ancak bunun için "psikolojik dayanıklılığın" da afet hazırlığının bir parçası olarak kabul edilmesi gerektiğini vurguluyor.

"Sürekli tetikte yaşamak, gerçek bir yaşam biçimi değildir. İnsan zihni bu gerilime uzun süre dayanamaz," diyen uzmanlar, fiziksel hazırlık kadar mental hazırlığın da altını çiziyor.

"Deprem, En Güvenli Yer Olan Yuvamıza İnancı Sarsıyor"

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Önder Kavakçı, depremin temel güvenlik algısını nasıl yıktığını şu sözlerle açıklıyor: “İnsanlar bastıkları toprağın, içinde bulundukları yuvanın güvende olduğunu varsayarlar. Eve girdiğinizde rahatlarsınız, emniyettesinizdir. Deprem, bu en güvende olduğumuz yerle ilgili inançlarımızı sarsar ve ‘hiçbir yer güvenli değil’ algısına yol açar.”

Prof. Dr. Kavakçı, tekrarlayan depremlerin sürekli bir tehdit algısı yarattığını belirterek, "Böyle durumlarda kişi, o anda sarsıntı yokken bile sarsılıyormuş gibi hissedebilir. Masanın ya da koltuğun hafif hareketi bile alarm sistemini tetikleyebilir," diyor.

 Korkunuz Ne Zaman Tehlikeli Sinyaller Veriyor?

Uzmanlara göre deprem korkusu belli bir düzeye kadar normal ve koruyucudur. Ancak bu korku yaşam kalitenizi düşürmeye başladıysa, anksiyete bozukluğu veya travma sonrası stres tepkisine dönüşmüş olabilir.

Prof. Dr. Kavakçı, profesyonel destek gerektirebilecek belirtileri şöyle sıralıyor:

  • Sürekli tetikte olma, irkilme veya sarsıntı hissi (phantom quake).

  • Çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi gibi bedensel tepkiler.

  • Uykuya dalmakta zorlanma, bölünmeler veya kabuslar.

  • Tahammülsüzlük, huzursuzluk ve ani sinirlilik.

  • Hissizlik, duygusal donukluk veya boşluk hissi.

Kavakçı, "Deprem sonrası bir iki gün süren tedirginlik normaldir. Ancak yoğun kaygı, sürekli korku hali ve bedensel belirtiler haftalarca devam ediyorsa profesyonel destek almak, bir afet çantası hazırlamak kadar zaruridir," uyarısını yapıyor.

 Çocuklar Deprem Korkusunu Nasıl Yaşıyor?

Depremler yalnızca yetişkinleri değil, çocukları da derinden etkiliyor. Prof. Dr. Kavakçı, çocukların tehlikeyi ebeveynlerinin tepkileri üzerinden öğrendiğini belirtiyor:

“Çocuklar tehlikeyi değerlendirmek için büyüklerine bakarlar. Ebeveynler sakin kalırsa çocuklar da olayı daha kolay atlatır. Ancak yetişkinler büyük reaksiyonlar verdiğinde, çocukta korku ve güvensizlik duygusu artar.”

Ebeveynlere Öneriler:

  • Çocuklara yaşına uygun, doğru ve basit bilgiler verin.

  • Korkularını küçümsemeyin, "bir şey olmaz" gibi belirsiz cümleler kurmayın.

  • Yanında olduğunuzu hissettirin, fiziksel temas kurun ve mümkünse yalnız bırakmayın.

  • Televizyon veya sosyal medyadaki yıkıcı ve tekrarlayan görüntülere maruz kalmalarını sınırlayın.

 "Tedavi Edilmezse Sorunlar Kronikleşebilir"

Moodist Hastanesi’nden Klinik Psikolog Mader Bengisu Bilgen, artçı sarsıntıların veya sürekli deprem gündeminin, bireyin normal hayata geçişini zorlaştırdığını vurguluyor.

Bilgen, "Güvenli bir ortamdayken ve üzerinden yeterince zaman geçmişken bile abartılı irkilme, en ufak sarsıntı ya da yüksek seste panikleme gibi tepkilerin devam etmesi, psikolojik sorunların başladığına işaret edebilir," diyor.

Travmanın etkileriyle başa çıkamayan bireylerde kalıcı sorunlar görülebileceğine dikkati çeken Bilgen, "Deprem gibi büyük doğal afetlerden sonra bireylerde uyku bozuklukları, depresyon, anksiyete bozuklukları, yeme bozuklukları, alkol-madde bağımlılığı gibi psikolojik bozukluklar gelişebilir. Gerekli tedavinin zamanında yapılmaması, bu sorunların kronikleşmesine neden olabilir,” uyarısını yapıyor.

Sinir Sistemi Nasıl Sakinleşir? Başa Çıkma Yöntemleri

Klinik Psikolog Bilgen, iyileşmenin bedeni düzenlemekle başladığını belirterek, sinir sistemini sakinleştirecek şu önerileri sunuyor:

  • Ritmik Hareketler: Yürüyüş, koşu, bisiklete binme gibi tekrarlı ve ritmik hareketler sinir sistemini sakinleştirir ve psikolojik toparlanmayı hızlandırır.

  • Günü Yeniden Yapılandırma: Rutinlerinize dönmeye çalışın.

  • Uykuyu Koruma: Uyku düzeninizi mümkün olduğunca koruyun.

  • Güvenilir İlişkiler: Tanıdık, güvenilir insanlarla bir arada olun.

  • Duyguları İfade Etme: Konuşmak istemiyorsanız duygularınızı yazarak, resim yaparak, ağlayarak veya müzik dinleyerek ifade edin.

 "Astrolog Tahminleri Ortak Korkuyu Derinleştiriyor"

Psikolog Bilgen, deprem uzmanı olmayan kişilerin veya astrologların sosyal medya üzerinden yaptığı tahminlerin toplumsal kaygıyı olumsuz etkilediğine de işaret etti:

“Depremin yol açtığı temel güven duygusunun sarsılması nedeniyle kişiler artık bilgilerin doğruluğunu araştırma yetisini kaybedip duyduklarına kolayca inanmaya başlayabilirler. Belirsiz ve güvenilmez paylaşımlar, toplumsal kaygının derinleşmesine neden olabilir.”