Türkiye’nin demografik yapısı, küresel eğilimlerle tam uyumlu olarak hızla yaşlanıyor. Ortalama yaşam süresinin uzaması ve nüfus projeksiyonları, geriatrik bakım ve rehabilitasyon hizmetlerini orta ve uzun vadede en stratejik yatırım alanlarından biri haline getirdi.
Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde, 100 yatak kapasiteli bir tesis için ihtiyaç duyulan 3.000 ila 5.000 metrekare büyüklüğündeki imarlı arsaların tedarik maliyeti, projenin toplam yatırım bütçesinin %50’sini aşabiliyor. Bu yüksek giriş maliyeti, özel sektör yatırımlarının önündeki en büyük yapısal engel olarak öne çıkıyor.
Devlet tarafından geliştirilen ve Hazine taşınmazları üzerinde 49 yıllık bağımsız ve sürekli nitelikli irtifak hakkı tesis edilmesini öngören tahsis modeli, arsa edinme maliyetini sıfırlayarak bu engeli ortadan kaldırıyor. Kamu yararı taşıyan ve yüksek sosyal fayda üreten bu yatırımlar, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın teşvik enstrümanları ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın yasal regülasyonları ile desteklenerek, finansal açıdan sürdürülebilir ve yüksek kârlılığa sahip bir yatırım modeline dönüşüyor.