İmar
Yayınlanma : 10 Haziran 2026 21:01
Düzenleme : 10 Haziran 2026 21:09

Arsanız Kamulaştırılamıyor mu? Yeni İmar Reformu ile "Donuk" Taşınmazların Sertifikaya Dönüşmesi

Arsanız Kamulaştırılamıyor mu? Yeni İmar Reformu ile
7534 sayılı Kanun ile İmar Kanunu'na giren İmar Hakkı Aktarımı (TDR) nedir? Değerleme yöntemleri, %30 emsal sınırı, yerel belediye kararları ve sistemik riskler bu analizde!

Türkiye İmar Hukukunda İmar Hakkı Aktarımı: Yasal Çerçeve, Değerleme Modelleri, Yerel Uygulamalar ve Sistemik Tartışmalar

Giriş ve Kavramsal Gelişim

Türkiye'de mülkiyet hakkı, T.C. Anayasası'nın 35. maddesi kapsamında güvence altına alınmış temel bir hak olup, ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlandırılabilmektedir. Geleneksel imar hukuku doktrininde, bir taşınmaza ilişkin yapılaşma ve imar hakları, fiziksel arsa mülkiyetinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilmiştir. Ancak hızlı kentleşme, koruma alanlarının muhafazası ve kamu yararına ayrılan donatı alanlarının elde edilmesi süreçlerinde yaşanan bütçesel kısıtlar, bu bütünsel mülkiyet yapısının esnetilmesini zorunlu kılmıştır. Bu gereksinimlerin bir ürünü olarak geliştirilen "İmar Hakkı Aktarımı" (Transfer of Development Rights - TDR), mülkiyet hakkının içeriğinde yer alan yapılaşma hakkını fiziksel topraktan ayrıştırarak, başka bir parseldeki inşaat projesine devredilebilir bağımsız bir hukuki ve ekonomik değer haline getirmektedir.

Beytullah Yılmaz Kimdir?

İmar hakkı aktarımının küresel uygulamalarında; tarımsal ve çevresel açıdan yüksek duyarlılığa sahip alanların korunması, tarihi ve kültürel miras alanlarının tahrip edilmeden geleceğe aktarılması, kentsel büyümenin kontrol altında tutulması ve kent merkezlerindeki ticari gelişmenin teşvik edilmesi gibi stratejik planlama amaçları güdülmektedir. Türk imar hukukunda ise bu enstrüman ilk olarak 2006 yılında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında sit alanlarında kalan taşınmazların korunması amacıyla mevzuata dahil edilmiştir. Daha sonra 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nda kavramsal düzeyde yer bulan bu mekanizma, genel imar düzenleyici yapısına tam anlamıyla entegre edilememiştir.

Bu tıkanıklığı gidermek amacıyla hazırlanan ve 5 Aralık 2024 tarihinde kabul edilerek 12 Aralık 2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7534 sayılı Kanun, 3194 sayılı İmar Kanunu'na köklü eklemeler yapmış ve "İmar Hakkı Aktarımı" kavramını Türk imar hukukunun asli bir müessesesi olarak tanımlayarak yasal bir zemine kavuşturmuştur. Bu düzenlemeyle, parselinin tamamı veya bir kısmı imar planlarında kamu hizmetine ayrıldığı için yapılaşma izni alamayan mülk sahiplerinin mağduriyetlerinin giderilmesi ve kamu idarelerinin yüksek kamulaştırma maliyetlerinden kurtulması hedeflenmektedir.

Yasal Çerçeve ve Teknik Koşullar

İmar Hakkı Aktarımı uygulamasının hayata geçirilebilmesi için 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik (AADHY) hükümleri kapsamında son derece katı teknik ve hukuki ön koşulların birlikte gerçekleşmesi aranmaktadır.

Bölge Planlaması ve Planlama Kademeleri

Aktarım mekanizmasının işletilebilmesi için ilk ve en temel şart, alanda kesinleşmiş bir 1/1000 ölçekli uygulama imar planının bulunması ve parselasyon planının tescil edilmiş olmasıdır. Üst ölçekli planlar olan 1/5000 veya 1/25.000 ölçekli nazım imar planlarının mevcudiyeti, hak aktarımı için hukuken yeterli kabul edilmemektedir. Bu noktada, idarelerin 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarını yapmayı geciktirmesi durumunda maliklerin imar hakkı aktarımı imkanını kullanamaması, yargı kararlarında hak ihlali olarak değerlendirilmektedir.

Düzenleme Ortaklık Payı ve Bedelsiz Terk Esasları

Türk imar uygulamasında 2019 yılında yürürlüğe giren 7181 sayılı Kanun ile Kamu Ortaklık Payı (KOP) kaldırılmış ve Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) üst sınırı %35'ten %45'e çıkarılmıştır. İmar hakkı aktarımı kapsamında verici parsel malikine hak tanınabilmesi için, parsel alanının %45'inin (varsa daha önceki imar uygulamalarında yapılan kesinti miktarları da mahsup edilerek) imar planındaki kamu hizmet alanı kullanımı için bedelsiz olarak terk edilmesi yasal bir ön şarttır. Bu bedelsiz terkin ardından, parselin %45'i aşan kısmına isabet eden emsale esas inşaat hakları aktarıma konu edilebilmektedir.

Akin şekilde, verici parsel üzerinde yer alan her türlü bina, tesis ve muhdesatın yıkılarak mülkiyetinin ilgili idare veya kuruma bedelsiz olarak devredilmesi zorunludur. Kanunun emredici hükümleri uyarınca imar hakkı aktarımına konu edilebilecek özel koşullara sahip alanlar ve bu alanların nitelikleri aşağıdaki tabloda yapılandırılmıştır:

Aktarıma Konu Alan Türleri Yasal ve Teknik Koşullar
Önceden Belirlenmiş KOP Alanları 10 Ekim 2019 tarihinden önce 3194 sayılı Kanun m. 18 kapsamında Kamu Ortaklık Payı (KOP) olarak belirlenmiş alanlar.
Arazi Düzenlemesiyle Kamulaştırılamayan Alanlar Yapılan arazi ve arsa düzenlemelerine rağmen kamu mülkiyetine geçirilememiş umumi ve kamu hizmet alanları.
Parselasyon Planı Tescilli Alanlar Parselasyon planı tescil edilmiş olup, üzerinde kesin yapılaşma kısıtlaması bulunan özel mülkiyet parselleri.
İkinci DOP Kesintisi Yapılamayan Alanlar İmar planı değişiklikleri veya revizyonları nedeniyle kamu hizmetine ayrılan ancak yasal olarak ikinci kez DOP kesintisi yapılamayan alanlar.
Tek Başına İmar Uygulaması Yapılamayan Parseller Çevresindeki parseller imar uygulamasını tamamladığı için tek başına imar uygulaması kabiliyeti kalmayan ve büyük kısmı kamu hizmet alanında kalan parseller.

Değer Esaslı Aktarım ve Finansallaşma Dinamikleri

Türk imar hukuku sistemi, imar hakkı aktarımını metrekare bazlı birebir fiziki bir takas yöntemi yerine, parsellerin ekonomik rayiç değerleri arasındaki rasyoya dayanan "Değer Esaslı Yöntem" esasıyla kabul etmiştir. Bu yaklaşımın temel amacı, değerli bir bölgedeki küçük bir parsel hakkının değersiz bir bölgeye taşınarak kontrolsüz inşaat yoğunluğu yaratmasını engellemek veya tersi durumda hak kaybına yol açmamaktır.

Matematiksel Formülasyon ve Vaka Analizi

İmar hakkı aktarımında kullanılacak değerleme mekanizması, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) lisanslı en az iki bağımsız gayrimenkul değerleme kuruluşu tarafından hazırlanan raporların ortalaması esas alınarak, idare bünyesinde kurulan kıymet takdir komisyonu tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11. maddesindeki bedel tespit esaslarına göre belirlenmektedir.

Mevzuat uyarınca, alıcı parselin birim metrekare değeri verici parselin birim metrekare değerinden yüksek olamaz. Trabzon bölgesinde gerçekleştirilen bir vaka analizi üzerinden bu matematiksel modelin işleyişi ve iki parsel arasındaki değer dengeleme süreci aşağıdaki tabloda somutlaştırılmıştır:

Analiz Parametreleri Verici (Donör) Parsel Analizi Alıcı (Alıcı) Parsel Analizi
Toplam Tapu Alanı (m²) 280,69 417,73
Kamusal Alana İsabet Eden Kısım (m²) 200,35 (Yol Alanı) 0,00
Esas Alınan Emsal Koşulu (E) 1,20 (En Yakın Komşu İmar Adası) 1,20 (Mevcut İmar Planı)
Mevcut Yapılaşma İmar Hakkı (m²) Yapılaşma İzni Yoktur 501,28
Aktarıma Esas Alan / Alım Kapasitesi (m²) 146,45 150,38 (%30 Yasal Artış Sınırı)
SPK Lisanslı Birim Rayiç Değer (TL/m²) 11.325 11.114
Hesaplanan Toplam Ekonomik Değer (TL) 146,45 x 11.325 = 1.658.530 150,38 x 11.114 = 1.671.354
Finansal Eşitlik ve Mahsuplaşma Kararı

Değerler birbirine yakındır; verici parsel haklarının tamamı aktarılabilir.

Aradaki 12.824 TL fark taraflar arasında nakit mahsuplaşmaya konu edilir.

Menkulleştirme ve İmar Hakkı Sertifikaları

İmar hakkı aktarımı, gayrimenkul sektöründe "menkulleştirme" (securitization) sürecini başlatan yenilikçi finansal bir adımdır. Taşınmazın mülkiyetinden hukuken koparılan inşaat hakkı, "İmar Hakkı Sertifikası" veya "Transfer Hakkı Belgesi" adı altında dijital bir kıymetli evraka dönüştürülmektedir. Bu sertifikalar, arsa sahipleri tarafından serbest piyasada müteahhitlere satılabilmekte veya borsa benzeri kurumsal takas platformlarında işlem görerek doğrudan likiditeye dönüştürülebilmektedir.

Sistemin finansal açıdan cazip kılınması adına en önemli teşvik vergi muafiyetleridir. İmar planı değişiklikleriyle sağlanan değer artışlarından alınan %90 oranındaki "Değer Artış Payı" vergisi, kamu alanlarının elde edilmesi amacıyla yapılan imar hakkı aktarımı işlemlerinde uygulanmakta ve tam muafiyet sağlanmaktadır. Ancak, KDV, tapu harcı ve değer artış kazancı vergisi gibi diğer mali yükümlülüklerin hesaplanması zorunluluğu devam etmektedir.

Uygulama Modelleri ve İdari İşleyiş Süreci

İmar hakkı aktarımının sahada uygulanması, idarenin ihtiyaçlarına ve parsellerin imar kapasitelerine göre farklı senaryolar altında gerçekleşmektedir.

Hak Aktarımında Üç Temel Senaryo

Uygulamada aktarım mekanizması üç farklı idari model çerçevesinde yürütülmektedir :

  • Tam Aktarım (Full Transfer): Verici parselin imar hakkı değerinin, alıcı parselin %30'luk yasal emsal artış kapasitesini aşmadığı durumlarda gerçekleşir. Verici parselin tamamı tapuda kamu adına devredilerek sicilden terkin edilir.

  • Rezerv Kapasite Kullanımı: İdarece önceden belirlenen toplu alıcı bölgelerde, verici parsellerden gelen hakların parça parça veya havuz sistemiyle aktarılması modelidir.

  • Kısmi Aktarım (Partial Transfer): Verici parselin değerinin çok yüksek olması ve tek bir alıcı parselin %30 emsal artış tavanı sınırının bu değeri absorbe etmeye yetmemesi durumunda ortaya çıkar. Bu senaryoda verici parselin tapu kaydı tamamen silinememekte ve parsel üzerinde "kamu-özel şahıs ortaklığı" şeklinde hisseli mülkiyet yapısı ortaya çıkmaktadır. Bu kilitlenmenin çözümü için kalan hakların İller Bankası (Ilbank) koordinasyonunda sertifikalandırılması önerilmektedir.

Adım Adım İdari Uygulama Prosedürü

İmar hakkı aktarım süreci, müracaattan tapu tesciline kadar çok aşamalı idari bir takvime tabidir. Bu süreç aşağıdaki tabloda kronolojik olarak detaylandırılmıştır:

İşlem Adımı Prosedürün Adı Yürütülen İşlemler ve Yasal Süreçler
Adım 1 Oybirliğiyle Muvafakat

Verici parseldeki tüm hissedarlar ile alıcı parseldeki tüm maliklerin aktarıma rıza gösterdiğine dair muvafakatname alınması.

Adım 2 Resmi Başvuru

Gerekli imar durum belgeleri ve imar hakkı aktarımının zorunlu olduğunu ortaya koyan teknik gerekçe raporuyla belediyeye başvuru.

Adım 3 Kurumsal Uygunluk

Parselin ayrıldığı kamu hizmeti türüne göre ilgili kurumdan (örn. MEB) görüş alınması. 30 günde yanıt gelmezse olumlu sayılır.

Adım 4 Kıymet Takdiri

En az iki SPK lisanslı şirketin raporu doğrultusunda, kıymet takdir komisyonunun nihai ekonomik değer tespiti yapması.

Adım 5 Uzlaşma Protokolü

Belirlenen değerler ve aktarım oranları üzerinde tarafların anlaştığını gösteren "Uzlaşma Tutanağı"nın imzalanması.

Adım 6 İdari Onay Kararı

Aktarım işlemine ait tüm yüzölçümü ve değer detaylarını içeren belediye encümeni veya il idare kurulu kararının alınması.

Adım 7 Terkin ve Kamu Tescili

Verici parselin tapudan bedelsiz terkini (yol, park vb.) veya kamu adına tescil edilerek tapu kaydına "başka amaçla kullanılamaz" şerhi konması.

Adım 8 Yeni Mülkiyet Tesisatı

Alıcı parsel üzerinde verici malikin hakkını güvenceye almak üzere kat irtifakı veya hisseli mülkiyet tescil belgesinin düzenlenmesi.

Hazine Taşınmazları ile Trampa (Takas)

İmar hakkı aktarımı süreci için uygun bir alıcı parsel bulunamaması veya piyasa koşullarının elverişsiz olması durumunda, devlet mülk sahiplerine "son çare" (lender of last resort) niteliğinde bir alternatif sunmaktadır: Hazine arazileri ile doğrudan trampa (takas). Koruma amaçlı imar planlarında kesin inşaat yasağı getirilen alanlarda kalan ve her yıl belirlenecek trampa programlarına alınan özel taşınmazlar, Hazine taşınmazları ile takas edilebilmektedir.

Bu süreç Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda tamamen dijitalleşmiştir. Vatandaşlar e-Devlet kapısı üzerinden "Hazine Taşınmazlarının Trampasına İlişkin Taleplerin Alınması" hizmetini kullanarak başvuruda bulunabilmekte, idarece yapılan eş değer değerleme çalışmalarının ardından tapu takası gerçekleştirilmektedir.

Yerel Yönetimlerde Farklılaşan Uygulamalar: Kartal ve Ataşehir Karşılaştırması

Ulusal düzeyde belirlenen imar hakkı aktarımı kuralları, yerel yönetimlerin yapılaşma yoğunluğu, coğrafi yapı ve kentsel dönüşüm ihtiyaçları doğrultusunda belediye meclis kararlarıyla hazırlanan plan notları üzerinden özelleştirilebilmektedir. Bu durumun en somut örnekleri Kartal ve Ataşehir belediyelerinin meclis kararlarında görülmektedir.

Ataşehir Belediye Meclisi'nin 4 Aralık 2025 tarihli kararı uyarınca, donatı alanlarının elde edilmesinin mülk sahiplerinin keyfiyetine bırakılmasını önlemek amacıyla imar hakkı transferi zorunlu bir araç olarak işletilmiştir. Ataşehir plan notlarında toplulaştırma bölgelerinde 2.5 emsal değeri ile uygulamaya başlanabilmesi için öncelikle %25 oranında imar hakkı transferi kapasitesinin sağlanması şart koşulmuş ve aktarım tavanı %40 olarak belirlenmiştir.

Kartal Belediye Meclisi ise 6 Kasım 2025 tarihli ve 2025/84 sayılı kararıyla ulusal yönetmelikte yer alan birçok kısıtlamayı esneten veya tamamen kaldıran çok daha radikal bir imar plan notu revizyonuna gitmiştir. Kartal ve ulusal mevzuat arasındaki temel uygulama farkları aşağıdaki tabloda karşılaştırılmıştır:

Uygulama Parametresi Ulusal Yönetmelik Sınırları Kartal Belediyesi Meclis Kararı Revizyonları
Metrekare Birim Değeri Sınırı

Alıcı parselin birim metrekare değeri, verici parselin birim metrekare değerinden yüksek olamaz.

Kaldırıldı: Değer eşitlemesi kısıtlaması kaldırılarak, değerleme paritesi üzerinden esnek aktarım sağlandı.

Mahsuplaşma Limiti

Aktarılamayan kısım toplam değerin %20'sini aşmıyorsa idareyle karşılıklı nakdi mahsuplaşma yapılabilir.

Kaldırıldı: %20 sınırı kaldırılarak tüm bakiye hakların sonraki projelere aktarılmak üzere tapuya şerh edilmesi sağlandı.

Otopark Şartı

Alıcı parselde emsal artışından kaynaklanan otopark ihtiyacı bodrum katlarda karşılanmalıdır.

Kaldırıldı: Otopark alanlarının bodrum katlarda çözülmesi zorunluluğu iptal edildi.

Kat Yüksekliği (Yençok) Sınırları

Emsal artışı mevcut imar yüksekliği limitleri içerisinde kullanılmak zorundadır.

Genişletildi: Emsal sığmadığı takdirde Kent Silueti sınırları dahilinde +2, +3 ve +5 kata kadar dikey yapılaşma izni verildi.

Tek Başına Yapılaşamayan Parseller

Komşu parsellerle birleşmesi mümkün olmayan alanlarda TDR uygulaması kısıtlıdır.

Genişletildi: Birleşme şartı aranmaksızın, parselin doğrudan kamuya terk edilip haklarının aktarılması sağlandı.

Kartal Belediyesi ayrıca, kentsel dönüşümü ve büyük imar adalarının oluşturulmasını teşvik etmek amacıyla "Toplulaştırma Emsal Artış Teşvikleri" mekanizmasını kurmuştur. Buna göre, verici parselin bedelsiz terk edilmesi koşuluyla, transferin yapıldığı blokta en az 10 parselin birleşmesi veya 5.000 m²'den büyük parsel oluşturulması halinde net imar emsaline +0.50 ile +0.75 arasında değişen ek emsal artışları doğrudan yasal hak olarak tanımlanmıştır. Ancak bu teşviklerin Kartal Merkez Sit Alanı ve Dragos Tepesi Koruma Alanı gibi hassas sit bölgelerinde kullanılması kesin olarak yasaklanmıştır.

Sistemik Eleştiriler, Hukuki Riskler ve Anayasal Tartışmalar

İmar hakkı aktarımının yasal bir zemine kavuşturulması olumlu karşılansa da, uygulamanın anayasal sınırlar, idari yargı içtihatları ve kentsel planlama teorisi açısından taşıdığı ciddi riskler akademik ve hukuki çevrelerde yoğun şekilde tartışılmaktadır.

Torba Kanun ve Yasama Güvencesi Sorunları

İmar hakkı aktarımı gibi doğrudan mülkiyet hakkının özünü ve sınırlarını tayin eden köklü bir hukuksal kurumun, "Köy Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" başlığı altında bir torba kanunla (7534 sayılı Kanun) yasalaştırılması ağır biçimde tenkit edilmektedir. Torba kanun tekniği, birbiriyle ilgisiz yasaları tek bir çuvalda birleştirerek TBMM'nin yasama iradesini zedelemekte, meclis içtüzük ihlallerini anayasal denetimden uzaklaştırmakta ve son derece karmaşık metinler üreterek hukuki belirlilik ilkesini ihlal etmektedir.

Kamulaştırma Alternatifi Olarak Seçimlik Yetki Eleştirisi

Anayasal düzeyde tanzim edilmiş kamulaştırma rejimi uyarınca, kamu yararına ayrılan özel taşınmazların bedeli nakden ve peşinen ödenerek elde edilmelidir. İmar Kanunu'na eklenen maddelerin idareye "seçimlik yetki" tanıması (isterse klasik kamulaştırma yapma, isterse trampa veya imar hakkı aktarımına zorlama) hiyerarşik açıdan anayasaya aykırılık riski taşımaktadır. Kamulaştırma ödeneği ayıramayan idarelerin bu yöntemi bir "kolay mülk edinme yöntemi" ve kamulaştırma parası ödemekten kaçınma aracı olarak kötüye kullanma riski bulunmaktadır.

Geleneksel imar programlarında belediyeler kamu alanlarını 5 yıllık programlara almak ve bu sürede kamulaştırmak zorundadır (İmar Kanunu m. 10). Danıştay içtihatları uyarınca 5 yıl içinde kamulaştırılmayan alanların mülk sahibine yapılaşma koşullarıyla iade edilmesi gerekirken, imar hakkı aktarımının bu yükümlülüğü aşmak için bir kalkan olarak kullanılması hukuka aykırılık iddialarını güçlendirmektedir. Ayrıca, maliklerin takdir komisyonlarında temsil edilmemesi ve idareyle eşit düzeyde pazarlık gücüne sahip olmaması da hak kaybı kaygısı yaratmaktadır.

Mekansal Taşıma Kapasitesi ve Fiziksel Altyapı Çöküşü

Bir kentin veya mahallenin nüfus yoğunluğu, o bölgenin sosyal ve teknik altyapı kapasitesiyle (yol genişliği, kanalizasyon çapı, otopark sayısı, okul ve yeşil alan büyüklüğü) doğrudan ilişkilidir. Alıcı parsellerde imar planı kararlarıyla yapılacak %30'luk emsal artışları, kentsel yoğunluğu taşıma kapasitesinin üzerine çıkaracaktır.

Eş zamanlı olarak altyapı şebekeleri (su, kanalizasyon, elektrik vb.) büyütülmeden yapılan bu dikey hak transferleri, fiziksel bir kentsel çöküşe ve yaşam kalitesinin ağır biçimde bozulmasına yol açacaktır. Hakların transfer edileceği alıcı bölgelerin nesnel planlama kriterlerine dayanmadan, idari keyfilikle veya kayırmacılıkla belirlenmesi ise emlak spekülasyonunu ve mekansal eşitsizlikleri tetikleme potansiyeline sahiptir.

Yanlış Bilinen Detaylar ve Hukuki Gerçekler

İmar hakkı aktarımının kamuoyunda ve gayrimenkul sektöründe yanlış yorumlanmasını önlemek adına, yasal mevzuattan süzülen hukuki gerçeklerin netleştirilmesi gerekmektedir :

Sektördeki Yanlış Kanılar Yasal ve Hukuki Gerçekler
İmara kapalı sit alanlarının doğrudan imara açılması

İmar kısıtlaması olan sit alanı imara açılmaz. Oradaki kısıtlanmış soyut imar hakkı transfer edilir, verici parsel ise tamamen korunur.

Uygulamanın plansız veya her imar alanında yapılabilmesi

Plansız alanlarda veya yalnızca üst ölçekli planlarda (1/5000) uygulanamaz; kesinleşmiş 1/1000 ölçekli plan ve parselasyon şarttır.

Uygulamanın klasik bir kamulaştırma yöntemi olması

Bir kamulaştırma değildir; kamu bütçesine yük getirmeden, mülk sahibiyle rızai uzlaşma yoluyla yapılan bir hak takasıdır.

Kazanılan imar hakkının başka bir şehre taşınabilmesi

İmar hakları başka bir şehre aktarılamaz; aktarımın aynı il ve aynı kurumsal yetki sınırları içinde yapılması zorunludur.

Sadece 1/1000 planın askıdan inmesinin yeterli olması

Planın kesinleşmesi yetmez; imar hakkının nasıl kullanılacağını belirleyen parselasyon planının da tescil edilmiş olması gerekir.

Sonuç ve Stratejik Politika Önerileri

Türkiye imar hukukunun en dinamik reformlarından biri olan İmar Hakkı Aktarımı, kamu bütçesi üzerindeki kamulaştırma yükünü hafifletirken, mülk sahiplerinin yıllardır çözülemeyen donuk mülkiyet mağduriyetlerini giderebilecek yüksek bir potansiyele sahiptir. Ancak bu enstrümanın kentsel rant dağıtım aracına dönüşmemesi ve mekansal çöküntü yaratmaması amacıyla şu stratejik adımların atılması önerilmektedir:

  • Zorunlu Taşıma Kapasitesi Analizleri: Alıcı bölgeler belirlenmeden önce, ilgili belediyeler tarafından kentsel altyapı kapasite analizleri yapılmalı ve %30 emsal artışının yaratacağı ek nüfus yükünü karşılayacak fiziki altyapı geliştirme bütçesi hak aktarım fonlarından karşılanmalıdır.

  • Adil ve Şeffaf Değerleme Kriterleri: "Komşuluk" kavramının belirsizliğinden kaynaklanan adaletsizlikleri önlemek amacıyla; kot farkı, cephe, manzara ve ulaşım akslarına yakınlık gibi mikro-mekansal değişkenleri içeren dinamik çok kriterli değerleme matrisleri standartlaştırılmalıdır.

  • Sınırlı Seçimlik Yetki Güvencesi: İdarenin malikleri sadece imar hakkı aktarımına zorlamasının önüne geçilmeli; mülk sahibine nakdi kamulaştırma veya imar hakkı aktarımı arasında seçim yapabilme hakkı yasal olarak tanınmalıdır.

  • Merkezi İmar Hakkı Takas Bankası (Ilbank): Kısmi aktarımlardan kaynaklanan kilitlenmeleri çözmek ve bakiye hakları güvenceye almak adına, İller Bankası koordinasyonunda ulusal düzeyde denetlenen ve İmar Hakkı Sertifikalarının alınıp satılabileceği şeffaf bir merkezi borsa altyapısı kurulmalıdır.

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.