İZSİAD’dan İzmir İçin “İmar Anayasası” ve 18. Madde Seferberliği Çağrısı
İzmir Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İZSİAD), inşaat sektörünün sahadaki yapısal sorunlarını ele aldığı raporunda; kentin gelişimini kilitleyen güncelliğini yitirmiş imar planlarına ve İmar Kanunu’nun 18. maddesi kapsamındaki parselasyon gecikmelerine dikkat çekerek 2050 vizyonlu yeni bir imar reformu çağrısında bulundu.
İzmir Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İZSİAD), sektörel değerlendirme toplantıları serisinin ikincisini inşaat ve yapı ekosisteminin temsilcileriyle gerçekleştirdi. Toplantının ardından yayımlanan *“İnşaat Sektörü Ekosistemi Sektörel Değerlendirme Toplantısı Sonuç Raporu”*nda; arsa üretiminin yetersizliği, İmar Kanunu'nun 18. madde uygulamalarındaki tıkanıklıklar ve üst-alt ölçekli plan uyumsuzlukları kentin güvenli geleceğini tehdit eden birincil yapısal sorunlar olarak tanımlandı.
Alaattin Yüksel: “Arsa üretiminin ve planlamanın önü açılmadan konut ve deprem krizini çözemeyiz”
İZSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Alaattin Yüksel, birinci derece deprem kuşağında yer alan İzmir’de sağlıklı kentsel dönüşümün ve erişilebilir konut arzının ancak doğru bir arazi ve imar politikasıyla mümkün olabileceğini vurguladı:
“Kentin bazı bölgelerinde halen 1988 yılından kalma, günümüzün sosyo-ekonomik ve demografik gerçekleriyle örtüşmeyen imar planları yürürlükte. Yerel yönetimlerin altyapısı hazır arsa üretememesi ve İmar Kanunu’nun 18. maddesi kapsamındaki parselasyon uygulamalarının bürokratik engellerle yavaş ilerlemesi, arsa arzını kilitliyor. Arsa bulunamadığı için kat karşılığı oranları yüzde 100 sınırına dayanıyor; bu da konut maliyetlerini doğrudan tabandan yukarı itiyor. İzmir’in çeyrek asırlık geleceğini güvence altına alacak yeni bir imar anayasasını ortak akılla yazmak ve 18. madde uygulamalarını hızlandırmak zorundayız.”
Raporda Öne Çıkan Sorunlar: İmar Planları ve 18. Madde Tıkanıklığı
-
18. Madde Uygulamalarındaki Gecikmeler ve Arsa Arzı Krizi:
Belediyelerin düzenleme ortaklık payı (DOP) ve parselasyon işlemlerini kapsayan İmar Kanunu’nun 18. maddesi süreçlerini hızlandıramaması, organize ve altyapısı hazır imarlı arsa üretimini durma noktasına getirmiştir. Arsa arzındaki bu darlık, arsa maliyetlerinin toplam proje bütçeleri içindeki payını sürdürülemez seviyelere taşımaktadır.
-
Güncelliğini Yitirmiş Planlar (1988 Mirası):
Kentin kritik akslarında yaklaşık kırk yıllık imar planlarının yürürlükte kalması; güncel zemin verileri, nüfus projeksiyonları ve kentsel donatı ihtiyaçlarıyla çelişmekte, kentin bütüncül gelişimini engellemektedir.
-
Makro ve Mikro Plan Uyumsuzlukları:
Bakanlıklar tarafından yürütülen üst ölçekli çevre düzeni ve nazım planları ile ilçe belediyelerinin alt ölçekli uygulama imar planlarının entegre olmaması; yetki çakışmalarına, hukuki belirsizliklere ve 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Kanunu’nun sahada tıkanmasına yol açmaktadır.
-
Ada Bazlı Planlama Yerine Parsel Bazlı Sıkışma:
Dönüşümün ada veya bölge bazlı kapsamlı imar revizyonları yerine parsel (bina) ölçeğinde yürütülmesi; sosyal donatı, yol, yeşil alan ve otopark üretmeyen, aksine mevcut yetersiz altyapı üzerindeki yoğunluk baskısını artıran çarpık bir yapılaşma yaratmaktadır.
-
Mevzuat İstikrarsızlığı ve Yerel Dinamiklerden Kopuk İmar Yönetmelikleri:
2013’ten bu yana sıkça değişen mevzuat projelendirme süreçlerinde hukuki öngörülebilirliği zedelerken, tek tip katı yönetmelikler (çatı arası kullanım kısıtlamaları gibi) yerel mimari çözümleri ve alan optimizasyonunu kısıtlamaktadır.
Yol Haritası ve Çözüm Önerileri: Planlama ve Arazi Düzenlemesi Reformu
-
2050 İzmir Makro İmar Planı’nın Hazırlanması: İzmir’in yeni “İmar Anayasası”; afet riskleri, kentsel morfoloji ve bölgesel planlama ilkeleri gözetilerek kenti önümüzdeki 25 yıla taşıyacak bütüncül bir vizyonla sil baştan kurgulanmalıdır.
-
18. Madde Seferberliği ve Yeni Planlı Uydu Kentler: Merkezdeki zemin ve yoğunluk baskısını tahliye etmek amacıyla, çeperlerde jeolojik açıdan sağlam gelişim aksları belirlenmeli; 18. madde parselasyon süreçleri hızlandırılarak kamu ve özel sektör iş birliğiyle altyapılı, planlı imar arsaları üretilmelidir.
-
Siyaset Üstü Planlama Masaları: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri ve meslek odalarının içinde yer aldığı kalıcı koordinasyon kurulları kurularak üst ve alt ölçekli plan çakışmaları ile bürokratik gri alanlar ortadan kaldırılmalıdır.
-
Alan/Ada Bazlı Dönüşüm İmarı: İmar plan notları ve teşvikleri, parsel bazlı münferit yenilemeleri değil; altyapısı, yeşil alanı ve otoparkı plan dahilinde çözülmüş ada bazlı dönüşüm modellerini zorunlu kılacak şekilde revize edilmelidir.








