">
İmar
Yayınlanma : 13 Haziran 2026 12:01
Düzenleme : 13 Haziran 2026 12:11

Milyonluk Yıkım Riski Almayın: Tarlaya Bungalov ve tinyhouse yapmanın şifrleri kapsamlı rehberde

Milyonluk Yıkım Riski Almayın: Tarlaya Bungalov ve tinyhouse yapmanın şifrleri kapsamlı rehberde
Tarım arazilerinde tiny house ve bungalov projelerini yasal zemine oturtmanın yollarını keşfedin. Ekoturizm ve kamping imarı süreçleri, cezai yaptırımlar ve devlet hibe destekleri bu kapsamlı rehberde.

Türkiye’de doğayla iç içe yaşama arzusu zirvedeyken, tarım arazilerinde plansız yapılaşmaya yönelik denetimler tarihinin en sıkı dönemini yaşıyor. "Tekerlekli ev yasal boşluktan yararlanır" yanılgısı, Danıştay’ın emsal kararları ve 2026 yılı yeni yönetmelikleriyle tamamen son buldu. Bugün tarım arazisinde ceza ve yıkım riski yaşamadan yasal bir bungalov ya da tiny house tesisi kurmanın tek yolu ekoturizm veya kamping imar planı yaptırmaktır.

Beytullah Yılmaz Kimdir?

Tarım Arazilerinde Tiny House ve Bungalov Dönemi: Ekoturizm ve Glamping İmarı Neden Tek Çıkış Yolu?

Giriş ve Kırsal Turizmde Yasal Dönüşüm

Türkiye genelinde doğa ile iç içe yaşama ve kırsal turizme yönelik talep, özellikle pandemi sonrası dönemde en üst seviyeye ulaşmıştır. Ancak bu yoğun ilgi, tarım topraklarının kontrolsüz biçimde yapılaşma baskısı altında kalmasına yol açmış; zeytinlikler, birinci sınıf tarım arazileri ve dikili tarım alanları "tiny house" (tekerlekli küçük ev) yerleşkeleri ile hobi bahçeleri adı altında plansız bir şekilde parselasyon işlemlerine maruz bırakılmıştır. Tarım topraklarının korunması ve yasa dışı gecekondu benzeri yaşam alanlarının oluşmasının engellenmesi amacıyla devlet, denetim mekanizmalarını tarihinin en sıkı seviyesine taşımıştır.

Yatırımcıların ve toprak sahiplerinin en sık düştüğü yanılgıların başında, "Arazi benim, tekerlekli evimi koyar yaşarım" ya da "Ahşap bungalovun doğaya ne zararı var?" düşüncesi gelmektedir. 2026 yılı itibarıyla yürürlüğe giren yeni mevzuatlar ve havadan gerçekleştirilen drone denetimleri, plansız tarım arazilerine izinsiz yapı kondurma dönemini tamamen kapatmıştır. Bugün bir tarlada yasal, ceza riskinden uzak ve ticari olarak sürdürülebilir bir bungalov veya tiny house projesi hayata geçirmenin tek ve kesin yolu, Ekoturizm/Kırsal Turizm İmarı veya Kamping/Glamping İmar Planı süreçlerini tamamlamaktır.

Şahsi kullanım amacıyla, 5.000 metrekare (5 dönüm) üzerindeki tarlalarda kadastral yola en az 25 metre cephe bulunması koşuluyla, toplam inşaat alanı müştemilat dahil 250 metrekareyi aşmayan tek bir bağ evi (tarımsal amaçlı yapı) izni alınabilse de, bu durum birden fazla bungalovun yerleştirilmesini veya ticari bir tiny house işletmesi kurulmasını kapsamaz. İşin içine birden fazla yapı veya ticari faaliyet girdiğinde bu istisnai izinler tamamen imkansız hale gelir. Dolayısıyla, projelerin yasal bir zemine oturtulabilmesi için iki temel imar formülü bulunmaktadır.

Tekerlekli ve Taşınabilir Yapıların Hukuki Statüsü ve Yargı Kararları

Taşınabilir veya tekerlekli yapıların hukuki statüsü, yatırımcılar tarafından sıklıkla yanlış yorumlanmaktadır. Plakalı, ruhsatlı ve Karayolları Trafik Yönetmeliği kapsamında "O2 Sınıfı Tip Onay Belgesi" bulunan tekerlekli tiny house'lar, yasal bakımdan "Çekme Karavan" niteliğindedir. Bu araçların karayollarında hareket etmesi veya imarlı ya da imarsız bir araziye geçici olarak park edilmesi imar iznine tabi değildir. Ancak, bu mobil yapıların tarım arazilerine toplu olarak yerleştirilmesi, kalıcı konaklama amacıyla kullanılması ve elektrik, su, kanalizasyon/foseptik gibi sabit altyapı bağlantılarının yapılması durumunda hukuki statü tamamen değişmektedir.

Yargı kararları ve özellikle Danıştay 6. Dairesi'nin emsal kararları (Örn: E.2022/3845), tekerlekli olsa dahi bir yapının bulunduğu yerde uzun süre kalması, yaşam alanı haline getirilmesi ve altyapı bağlantılarına sahip olması durumunda imar mevzuatı açısından "yapı" (sabit inşaat) olarak değerlendirileceğini kesin bir dille hükme bağlamıştır. İzmir Seferihisar 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen bir davada (Z. Ç. davası), tekerlekli iki adet yapının tarlaya yerleştirilmesi nedeniyle imar kirliliğine neden olma suçundan yargılanan sanık hakkında, durumun ceza hukuku anlamında "bina" vasfı taşımaması gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ve bu karar istinafta kesinleşmiştir. Ancak bu beraat kararı sadece Türk Ceza Kanunu kapsamındaki cezai sorumlulukla sınırlı olup, belediyelerin ve İl Özel İdarelerinin idari yaptırımlar uygulamasını engellememektedir. İdari birimler, plansız alanlardaki bu yapıları tespit ettiklerinde "Yapı Tatil Tutanağı" düzenleyerek mühürlemekte, idari para cezası kesmekte ve nakil veya yıkım süreçlerini başlatmaktadır.

Tarım arazilerinin kooperatifler veya özel hukuk tüzel kişileri aracılığıyla fiili olarak bölünmesi (hisseli parselasyon) ve hobi bahçesi ya da tiny house köyü adı altında ticari pazarlamaya konu edilmesi ise Türk Ceza Kanunu ve 5403 sayılı Kanun kapsamında doğrudan suç teşkil etmektedir. Bu tür izinsiz bölünme ve amaç dışı kullanımlarda, organizatörler ve sorumlular hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ve adli para cezaları öngörülmektedir.

Tarım Dışı Kullanım İzni ve Toprak Koruma Kurulu Onay Mekanizması

Tarım vasıflı bir arazide herhangi bir imar planı (ekoturizm veya kamping) yapılabilmesi için aşılması gereken ilk ve en kritik bürokratik aşama, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında "Tarım Dışı Kullanım İzni" alınmasıdır. Bu süreç, arazinin tarımsal üretim potansiyelinin değerlendirilmesi ve tarım dışına çıkarılmasının uygun bulunması esasına dayanır.

Yasal bir tarım dışı kullanım izni sürecinin ilk adımı, taşınmaz sahibinin veya yetkilendirdiği uzmanların ilgili Valilik bünyesindeki İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'ne ön başvuruda bulunmasıyla başlar. Bu aşamada teknik personel araziye giderek detaylı bir toprak etüt raporu hazırlar ve arazinin mutlak tarım arazisi, özel ürün arazisi, dikili tarım arazisi ya da marjinal tarım arazisi kategorilerinden hangisine girdiğini netleştirir. Mutlak ve dikili tarım arazilerinde turizm amaçlı yapılaşma izinleri neredeyse imkansızken, tarımsal verimliliği düşük olan Marjinal Tarım Arazilerinde süreç daha olumlu ilerlemektedir.

İkinci ve en kritik aşama, projenin uygulanacağı alanda tarımsal potansiyeli daha düşük başka bir "alternatif alanın bulunmadığının" bilimsel olarak kanıtlanmasıdır. Alternatif alan araştırmasında hisseli parseller değerlendirmeye alınmaz. Ardından, yetkili kuruluşlar tarafından arazinin mevcut durumunu, planlanan kullanımı ve çevre tarım alanlarının korunması için alınacak önlemleri içeren bir "Toprak Koruma Projesi" hazırlanır.

Hazırlanan bu teknik dosya, Valilik bünyesindeki Toprak Koruma Kurulu'na sunulur. 04.04.2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 33214 sayılı Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik kurallarına göre, Toprak Koruma Kurulu en az ayda bir kez olağan şekilde toplanır; toplantıların en az altı üyenin katılımıyla gerçekleştirilmesi ve kararların geçerli olabilmesi için en az altı üyenin olumlu oy kullanması şarttır. Hisseli parseller söz konusu olduğunda, kurul süreçlerinin başlatılabilmesi için tüm hissedarlardan noter onaylı muvafakatname alınması yasal bir ön koşuldur. Kurul onayının ardından, kamu yararı kararı belgesi alınarak dosya Tarım ve Orman Bakanlığı onayına gönderilir. Bakanlık onayının ardından yatırımcının, arazinin sınıfı ve metrekaresine göre hesaplanan "Toprak Koruma Bedelini" (tarım dışı kullanım bedeli) devlet hesabına yatırmasıyla izin süreci tamamlanır.

Tarım dışı kullanım izni onaylandıktan sonra, arazinin imar planı süreci başlar. Şehir plancıları tarafından hazırlanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı teklifleri belediye meclisi veya il genel meclisi onayına sunulur. Planlar onaylanıp 30 günlük askı süreci itirazsız tamamlandıktan sonra kadastro müdürlüğünde parselasyon işlemleri yapılır ve tapu sicilinde arazinin vasfı "tarla" statüsünden çıkıp projenin niteliğine göre "arsa" veya "turizm tesisi" olarak tescil edilir. Köy yerleşik alanı dışındaki tarımsal arazilerde imar planı yapılabilmesi için arazinin kadastral bir yola cephesinin bulunması elzemdir. Standart bir tarımsal yapı veya bağ evi yapımı için en az 25 metrelik kadastral yol cephesi gerekirken, genel imar durumlarında en az 7 metrelik bir yol cephesi aranmakta; kadastral yol cephesi olmayan alanlarda ise komşu parsellerden tapuya tescilli geçiş hakkı (irtifak hakkı) alınması zorunlu tutulmaktadır.

Birinci Formül: Ekoturizm ve Kırsal Turizm İmar Planlaması

Ekoturizm imarı, doğal kaynakların sürdürülebilirliğini koruyarak, yerel halkın refahını gözeten ve çevre dostu konaklama faaliyetlerine izin veren özel bir imar türüdür. Tarım arazisinde kalıcı ve yarı kalıcı bungalov, taş ev veya ahşap konaklama tesisleri kurmak isteyen yatırımcılar için en prestijli ve güvenli yoldur.

Çanakkale Valiliği ve Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın talepleri doğrultusunda revize edilen ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanan Çevre Düzeni Planı değişiklikleri, ekoturizm imar koşullarını oldukça zorlaştırmıştır. Bu kapsamda, daha önce 15.000 metrekare olarak uygulanan asgari arazi büyüklüğü 25.000 metrekareye yükseltilmiştir. İmar planı teklif sunulmadan önce komşu parseller birleştirilebilse de, ifraz işlemlerine kesinlikle izin verilmemektedir.

Ayrıca toplam inşaat alanı emsale esas olarak en fazla 1.500 metrekare ile sınırlandırılmış olup, bu sınır parsel büyüklüğü ne kadar büyük olursa olsun aşılamaz. Ancak geçiş hükümleri (grandfathering rules) uyarınca, yönetmelik değişikliğinden önce resmi olarak idarelere sunulmuş olan imar planı teklifleri, asgari 15.000 metrekare parsel büyüklüğü şartına göre değerlendirilebilmektedir. Ekoturizm alanlarında emsal (yapılaşma oranı) $E = 0,10$ (yani %10) olarak belirlenmiştir ve yapılar en fazla 2 katlı ($h = 6,50$ m veya en çok 7,50 m) olacak şekilde projelendirilebilir. Tesislerde kat irtifakı, kat mülkiyeti veya devremülk gibi hakların kurulması tamamen yasaklanarak, tesisin ikinci konutlaşmaya dönüştürülmesi engellenmiştir. Yatırımcının, arazinin turizm amacı dışında kullanılmayacağına dair noter onaylı taahhütname vermesi ve bu taahhütnamenin tapu kütüğüne şerh edilmesi yasal bir zorunluluktur.

Tesis genelinde en fazla bir adet bodrum kat yapılabilir; bu bodrum kat sadece servis alanı (mutfak, depo, teknik oda) olarak kullanılabilir ve kesinlikle konaklama ünitesi barındıramaz. Projelerin jeolojik etüt raporları ile zemin etütlerinin yapılması, deprem yönetmeliklerine uyulması ve araziden aktif/holosen fay hattı geçmemesi gerekmektedir; diri fay hattının varlığı durumunda proje ruhsat maliyetleri ciddi ölçüde artmaktadır. Ekoturizm imar planı başvurusu için 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı örneği ile 1/25.000 ölçekli harita dosyalarının hazırlanması ve ulaştırma bağlantıları için detaylı bir ulaşım etüdünün sunulması zorunludur.

İkinci Formül: Kamping ve Glamping (Lüks Çadır) İmarı

Ekoturizm imarı için gerekli olan 25.000 metrekarelik büyüklük şartını sağlayamayan ya da kalıcı yapılar yerine tamamen taşınabilir ve ekolojik çadır üniteleriyle işletme kurmak isteyen yatırımcılar için "Kamping ve Lüks Çadır Tesisleri İmarı" en uygun çözümdür. Bu imar türünde temel amaç, doğaya minimum müdahalede bulunarak geri dönüştürülebilir bir turizm modeli oluşturmaktır.

Lüks Çadır Tesisleri Nitelikler Yönetmeliği kapsamında özel mülkiyet alanlarında lüks çadır tesisleri kurulabilmesi için yerleşim tasarım ve yönetim planının hazırlanması, ilgili mevzuat uyarınca imar planlarının onaylanması şarttır. Tesislerin ormanlık alanlarda planlanması durumunda detaylı bir ağaç rölöve planı hazırlanmalı ve ağaç kesilmemesi temel ilke olarak benimsenmelidir. Konaklama ünitelerinin her biri en fazla 50 metrekare büyüklüğünde olabilir ve bu ünitelerde kesintisiz sıcak-soğuk su, oda servisi gibi lüks hizmetler sunulmalıdır. Resepsiyon, yeme-içme tesisi ve mutfak gibi ortak alanlar kurulabilir; mutfak alanı teknik zorunluluklar gereği konteyner, ahşap bungalov veya karavan şeklinde geçici yapılardan oluşturulabilir. Tesislerin işletmeye açılabilmesi için yangına karşı gerekli tedbirlerin alındığını gösteren resmi itfaiye raporunun yerel idareden alınması zorunludur. Bakanlık tarafından ilan edilen devlet arazileri üzerinde 20 yıla kadar kiralama yoluyla lüks çadır tesisleri kurulabilmekte ve turizm işletme belgesi alınabilmektedir.

Kamping alanlarında kurulacak bungalovların her birinin alanı maksimum 20 metrekare ile sınırlandırılmış olup, hafif yapı malzemesinden ve tek katlı olarak inşa edilmeleri zorunludur. Nitelikli doğal koruma alanlarında (eski 2. Derece Sit) kamping kurulabilmesi için asgari parsel büyüklüğü 10.000 metrekare olmalı ve ünite başına düşen alan en az 200 metrekareye çıkarılmalıdır; ayrıca bu hassas bölgelerde bungalov yapılması kesinlikle yasaktır.

Ekoturizm ve Kamping/Glamping İmar Rejimlerinin Karşılaştırmalı Analizi

Yatırım kararı vermeden önce, arazinin fiziksel ve hukuki yapısına göre hangi imar modelinin tercih edilmesi gerektiği aşağıdaki tabloda karşılaştırmalı olarak sunulmuştur:

İmar ve Yapılaşma Parametreleri Ekoturizm ve Kırsal Turizm İmar Planı Kamping ve Glamping (Lüks Çadır) İmarı
Asgari Arazi Büyüklüğü

En az 25.000 m² (Eski başvurularda geçiş hükmüyle 15.000 m²)

Bölge planlarına göre değişken; nitelikli sitlerde en az 10.000 m²

Maksimum İnşaat Alanı (Emsal)

Maksimum $E = 0,10$; toplam yapı alanı parsel boyutundan bağımsız olarak en fazla 1.500 m²

Kalıcı betonarme yapı yasaktır; sökülebilir, hafif ve taşınabilir üniteler kullanılır

İzin Verilen Yapı Tipleri

Taş, ahşap, kerpiç gibi geleneksel ve yerel mimariye uygun konaklama binaları

O2 belgeli tiny house, glamping çadırı, dome evler, sökülebilir bungalovlar

Kat ve Yükseklik Sınırları

En fazla 2 kat ($h = 6,50$ m - $7,50$ m) ve sadece servis amaçlı tek bir bodrum kat

Tek katlı ve tamamen zemine sıfır, temelsiz hafif yapılar

Mülkiyet ve Tapu Sınırlamaları

Kat mülkiyeti, kat irtifakı ve devremülk yasaktır; tek ruhsat düzenlenir ve tapuya turizm şerhi konur

Bireysel hisselendirme ve parselasyon yapılamaz; tek bir bütünsel işletme belgesiyle yönetilir

Doğal Alan Koruma Şartı

Yol ve otopark hariç alanın en az %50'si tarımsal üretime veya doğal dokuya ayrılır

Beton ve asfalt tamamen yasaktır; doğal doku ve ağaç varlığı kesintisiz korunur

İmarsız Girişimlerin Cezai ve İdari Ağır Yaptırımları

Yasal izin süreçlerini tamamlamadan, "tekerlekli ev koydum, ceza almam" mantığıyla tarım arazilerinde ticari veya yoğun konaklama faaliyeti yürütmenin yaptırımları son derece ağırdır. 4 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 33214 sayılı Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik ile Arazi Kullanım Planlaması Uygulama Yönetmeliği, tarım topraklarının imara açılmasını ve amaç dışı kullanımını kesin bir dille yasaklamıştır. Büyük ovalar ve erozyona duyarlı alanlar mutlak koruma altına alınmış olup, arazinin "büyük ova" statüsü doğrudan tapu kütüğüne işlenmektedir. İlgili kuralları ihlal eden veya denetimlerde ihmali bulunan kamu görevlileri hakkında Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunulması zorunluluğu getirilmiş, idari para cezalarının ise yerel mülki idare amirleri tarafından doğrudan kesilmesi hükme bağlanmıştır.

İmarsız ve izinsiz olarak tarlasına bungalov veya tiny house yerleştiren kişileri bekleyen en büyük risk, İmar Kanunu'nun 32. maddesi kapsamında düzenlenen yıkım kararıdır. İdari yaptırımlar kapsamında İl Özel İdareleri veya Belediyeler tarafından düzenlenen Yapı Tatil Tutanağı'nın ardından, yapı sahibine yapıyı kaldırması veya ruhsatlandırması için 1 aylık süre tanınır. Bu süre içinde ruhsat alınamaması halinde yapı idare tarafından resen kaldırılır veya yıkılır. Ayrıca İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca ciddi idari para cezaları kesilir. Temel para cezası, yapının metrekaresi üzerinden hesaplanamadığı durumlarda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın güncel birim fiyat listesine göre belirlenen yapı maliyetinin %20'si oranında hesaplanır. Yapı sahibinin 1 ay içinde ihlali düzeltmesi durumunda ek para cezalarından muafiyet sağlansa da temel cezayı ödeme yükümlülüğü devam eder.

Yeni Tarım Torba Yasası kapsamında, hobi bahçelerine yönelik istisnasız yıkım kararlarının yanı sıra 100.000 TL idari para cezası ve elektrik bağlantısını gerçekleştirenler için de ayrıca 100.000 TL ceza uygulanmaktadır. Tarım arazilerinin izinsiz biçimde tiny house köylerine dönüştürülmesi halinde idari para cezalarının 156 milyon TL seviyesine kadar ulaşabileceği belirtilmektedir. Daha da önemlisi, Türk Ceza Kanunu'nun 184. maddesi kapsamında ruhsatsız yapı inşa eden veya ettiren kişilere 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası davası açılmaktadır. Her ne kadar belediye sınırları dışındaki bazı kırsal bölgelerde ceza davaları düşebilse de, idari yaptırımların ve fiili yıkımların engellenmesi mümkün olmamaktadır.

Kırsal Turizm Yatırım Teşvikleri ve Finansal Destek Modelleri

Devletin yasal imarlı tesis sahiplerine sunduğu en büyük finansal avantaj, uluslararası ve ulusal düzeydeki hibe programlarıdır. Tarım ve Orman Bakanlığı ile koordineli olarak yürütülen kırsal kalkınma destekleri kapsamında ekoturizm, kamping ve lüks çadır tesislerine yönelik projelerin maliyetinin %40 ile %70'i arasında hibe sağlanmaktadır.

Hibe başvurularının olumlu sonuçlanabilmesi için başvuru sahibinin Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan alınmış bir turizm belgesine sahip olması şarttır. Değerlendirme sürecinde, kadın girişimcilere +15 puan, 40 yaş altı genç girişimcilere +15 puan ve turizm ya da işletme gibi ilgili alanlarda diploma sahibi olanlara +10 puan ek avantaj sunulmaktadır.

Avrupa Birliği ortak finansmanıyla yürütülen IPARD III (TKDK) programı kapsamında ise kırsal turizm ve konaklama yatırımları için proje maliyetinin %50'si ile %65'i hibe olarak karşılanmakta olup, standart bir proje için maksimum hibe miktarı 500.000 Euro ile sınırlandırılmıştır. Ancak Türkiye'nin büyük projelerine imza alan uzmanların aktardığı bilgilere göre, daha önce alınmış eko-imar dosyalarında her 10.000 metrekarelik alan için 500.000 Euro hibe planlaması yapılabilmekte; bu sayede 30.000 metrekarelik bir ekoturizm projesinde toplam hibe tutarı 1,5 milyon Euro seviyesine kadar yükseltilebilmektedir.

Profesyonel Proje Yönetimi ve Sonuç

Tarım arazilerinde bungalov veya tiny house yerleşkesi kurarak doğayla uyumlu, karlı ve prestijli bir yatırıma imza atmak mümkündür. Ancak bu hedefin gerçekleştirilebilmesi, yasal mevzuatların arkasından dolanarak kaçak yapılar inşa etmekten değil, doğru imar süreçlerini profesyonelce yönetmekten geçer. Toprak Koruma Kurulu, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile ilgili belediyelerin koordinasyonunda yürütülecek titiz bir planlama süreci, yatırımları ömür boyu yasal koruma altına alacaktır.

Geleneksel turizmin kabuk değiştirdiği bu dönemde; arazi seçiminden imar planlarına, DSİ izinlerinden hibe teşviklerine kadar uzanan karmaşık bürokratik süreci yönetmek üst düzey bir uzmanlık alanıdır. Türkiye genelinde milyon metrekarelik projelere imza atan, ruhsatlı ve onaylı ekoturizm ile kamping imar planlamaları gerçekleştiren Proje Koordinatörü Beytullah Yılmaz (İletişim: 0 544 608 84 80, Haritahaber), yatırımcıları yıkım risklerinden koruyarak en yüksek hibe avantajlarıyla yasal tesisler kazandırmaya devam etmektedir. Doğru planlama ve profesyonel adımlar, toprakların değerini katlarken geleceğe güvenli yatırımlar bırakmanın en temel şartıdır.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.