İtalya'nın en yakın rakibi olan Türkiye, 168 ülkeye yayılan pazar ağı ve katma değerli üretimiyle makarna ihracatında 2025 yılı sonunda rekor kırmaya hazırlanıyor. Sektörün yeni hedefi ise 1,5 milyar dolar.
ANKARA – Türk gıda sektörünün lokomotiflerinden biri olan makarna sanayisi, küresel pazarlarda tarihi bir başarıya imza atmaya hazırlanıyor. Son 10 yılda ihracatını yüzde 125 gibi olağanüstü bir oranda artırarak 418 milyon dolardan 940 milyon dolarlık bir deve dönüştüren sektör, 2025 yılını 1 milyar doların üzerinde bir rekorla kapatmayı hedefliyor. İtalya'nın ardından dünyanın en büyük ikinci makarna ihracatçısı konumundaki Türkiye, Avrupa'dan Uzakdoğu'ya, Afrika'dan Latin Amerika'ya kadar 168 ülkede milyarlarca insanın sofrasına "Türk lezzeti" ulaştırıyor.
EKONOMİ VE İHRACAT ODAKLI DETAY (Hedef Kitle: İş Dünyası, Finans Sektörü) Sektörün ulaştığı muazzam hacim, Türkiye'nin genel ihracat rakamları içinde de dikkat çekiyor. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, 2025 yılının ilk dokuz aylık performansına ilişkin kritik veriler paylaştı. Öztürk, "Yılın ilk üç çeyreğinde (Ocak-Eylül 2025) makarna ihracatımız 627 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yılın son çeyreğindeki güçlü performans beklentimizle birlikte, 2025 yılı sonunda 1 milyar dolarlık psikolojik eşiği aşacağımıza inanıyoruz," dedi.
Bu başarı, Türkiye'nin toplam gıda ihracatındaki güçlü konumunu daha da pekiştiriyor. Türkiye'nin yıllık 12 milyar dolarlık hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar ihracat hacminin bulunduğunu belirten Öztürk, bu sektörün tek başına Türkiye'nin toplam gıda ihracatından yüzde 45 pay aldığını vurguladı. Makarna ise bu büyük pasta içinde yüzde 3,5'lik önemli bir dilimi oluşturarak, katma değerli bir ihracat kalemi olarak öne çıkıyor.
Sektörün başarısı tesadüfi değil, bilinçli bir stratejinin ürünü. 1 milyar dolarlık hedefin artık bir "varış çizgisi" değil, yeni bir "başlangıç noktası" olduğunu belirten Başkan Öztürk, vitesi yükselttiklerini açıkladı. "Makarna ihracatında yeni hedefimiz 1,5 milyar dolar," diyen Öztürk, bu hedefe ulaşmak için küresel pazarlama faaliyetlerine ağırlık verdiklerini kaydetti.
Öztürk, "Sektörümüzdeki 6 ihracatçı birliği, 'Türkiye Gıda İhracatçıları' markası altında güçlerimizi birleştirdik ve dünya genelindeki prestijli gıda fuarlarına aktif katılım sağlıyoruz. Asıl büyük hamlemiz ise 2026 yılında İstanbul'da olacak," şeklinde konuştu.
Bu stratejinin merkezinde, 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek "Foodist İstanbul Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı" yer alıyor. Türkiye Gıda Platformu'nun (TGP) güçlü desteğiyle organize edilecek fuarın, Türkiye'nin en kapsamlı ve verimli gıda fuarı olması hedefleniyor. Öztürk, "Bu fuar ile dünyanın dört bir yanından gıda sektörünün karar vericilerini İstanbul'da bir araya getireceğiz. Bu ve benzeri pazarlama faaliyetleriyle, 5 yıllık vadede Türkiye’nin toplam gıda ihracatını 50 milyar dolara, makarna ihracatını da 1,5 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz," diyerek iddialı vizyonu ortaya koydu.
Peki, Türkiye'nin bu küresel rekabetteki gücü nereden geliyor? Muhammet Öztürk, bu başarının temelinde iki ana faktörün yattığına dikkat çekti: "Kaliteli durum buğdayı üretimimiz ve bu buğdayı işleyerek sunduğumuz geniş ürün yelpazesi en güçlü taraflarımız."
Türkiye, sadece bir üretici değil, aynı zamanda küresel makarna pazarının da belirleyici oyuncularından biri. Dünya makarna ihracatının tam yüzde 20'si (beşte biri) tek başına Türkiye tarafından karşılanıyor. Bu durum, Türkiye'nin üretim kapasitesinin ne denli yüksek olduğunu da gösteriyor; zira Türkiye, ürettiği makarnanın yüzde 70'ten fazlasını ihraç ediyor.
Türk makarnasının ulaştığı coğrafi çeşitlilik de sektörün dayanıklılığını artırıyor. Öztürk, "Türk makarnası Avrupa’dan Uzakdoğu’ya, Amerika’dan Afrika’ya, Ortadoğu’dan Latin Amerika’ya dünyanın dört bir tarafında güçlü bir şekilde yerini aldı," dedi.
İhracat rakamları bu çeşitliliği kanıtlar nitelikte. 2025 yılının ilk dokuz ayında ihracatta ilk üç sırayı alan ülkeler, Türkiye'nin hem hacim hem de kalite odaklı pazarlardaki başarısını gösteriyor:
-
Gana: 72 milyon dolar
-
Somali: 68 milyon dolar
-
Japonya: 56 milyon dolar
Özellikle Afrika pazarındaki (Gana, Somali) güçlü hakimiyetin yanı sıra, Japonya gibi yüksek kalite standartları arayan, zorlu bir pazarda ilk üçte yer almak, Türk makarnasının kalite algısının da zirvede olduğunu belgeliyor.
Peynirli, tavuklu, domatesli, yoğurtlu, sebzeli ya da fesleğenli... Her damak tadına hitap eden ve her yaş kuşağının severek tükettiği makarna, Türkiye için sadece bir gıda maddesi olmanın ötesine geçmiş durumda. Türk makarnası, 168 ülkede milyarlarca insana lezzet ve mutluluk ulaştırırken, Türkiye ekonomisi için de milyar dolarlık bir başarı hikayesi yazıyor. Sektör, 1 milyar dolarlık hedefi yakalayıp, gözünü 1,5 milyar dolarlık yeni ufuklara dikerken, "Made in Türkiye" damgasını dünyanın dört bir yanındaki sofralara gururla taşıyor.




