İzmir’de ‘Sağlıklı Yaş Alma’ Devrimi: 3. Yaş Üniversiteleri Deneyimlerini Paylaştı
ÖZET (Meta Description): İzmir'de düzenlenen PAL EXPOCARE Fuarı'nda "3. Yaş Üniversiteleri" modeli konuşuldu. Prof. Dr. Sevnaz Şahin ve ilçe belediyeleri, yaşlılıkta 'aktif öğrenme' ve sağlıklı yaş alma vizyonunu anlattı. İşte Ege Modeli ve başarı hikayeleri...
Yaşlı bakım standartlarını yükseltmek ve toplumda sağlıklı yaş alma bilincini artırmak amacıyla İzmir’de düzenlenen PAL EXPOCARE Yaşlı Bakım ve Sağlıklı Yaş Alma Fuarı, alanında uzman isimleri ve yerel yönetimleri bir araya getirdi. Fuar kapsamında gerçekleştirilen PAN Geriatrics Sempozyumu'ndaki "Üçüncü Yaş Üniversitesi Deneyimleri" paneli, yaşlılığa dair toplumsal algıyı değiştirecek önemli mesajlara sahne oldu.
İzmir Büyükşehir, Karşıyaka, Balçova ve Güzelbahçe belediyelerinin vizyoner çalışmalarının aktarıldığı panelde; yaşlılığın bir "el etek çekme" dönemi değil, aksine "aktif öğrenme, üretim ve sosyalleşme" dönemi olduğu vurgulandı.
"Üçüncü Yaş, Hayatın Dümenine Geçilen Altın Çağdır"
Panelin açılış konuşmasını yapan Fuar ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı ve Türkiye Alzheimer Derneği (TAD) İzmir Şubesi Başkanı Prof. Dr. Sevnaz Şahin, 2016 yılında temelleri atılan "Ege 3. Yaş Üniversitesi" modelinin detaylarını paylaştı.
Yaşam evrelerini yeniden tanımlayan Prof. Dr. Şahin, üçüncü yaşı şu sözlerle anlattı:
"Birinci yaş çocukluk, ikinci yaş kariyer dönemidir. Üçüncü yaş ise emeklilikten sonra başlayan ama kişinin hala aktif, üretken ve sağlıklı olduğu; hayatın dümenine kendisinin geçtiği bir 'altın çağ'dır."
Dünyada ve Türkiye’de 3. Yaş Üniversitesi Modeli
-
Yaş Üniversitesi kavramının tarihçesine değinen Şahin, modelin 1973'te Fransa'da başladığını, 2000'lerde İngiltere'de U3A (University of Third Age) markasıyla yayıldığını belirtti. Türkiye'de ise Ege Modeli'nin özgün yapısına dikkat çekildi:
-
Fransız Modeli: Bilginin akademisyenden öğrenciye aktarıldığı yapı.
-
İngiliz Modeli: "Kendi kendine yardım" esaslı, öğrencinin bazen hoca olduğu yapı.
-
Ege Modeli: Her iki modelin karması. "İçimizdeki Cevherler" dersi ile öğrenciler kendi uzmanlıklarını aktarabiliyor.
Ege 3. Yaş Üniversitesi, 2023 yılında Uluslararası 3. Yaş Üniversiteleri Birliği'ne (AIUTA) tam üye olarak Türkiye temsilcisi oldu. AIUTA Başkanı François Vellas'ın da hayran kaldığı bu model, gönüllülük esasına dayanarak 360'a yakın akademisyenin desteğiyle sürdürülüyor.
İzmir Belediyelerinden İlham Veren Başarı Hikayeleri
Panelde söz alan koordinatörler, İzmir 3. Yaş Üniversiteleri bünyesindeki dönüşüm hikayelerini ve sahadaki deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.
1. Ege 3. Yaş Üniversitesi: Kuşaklararası Köprü
Koordinatör Osman Nuri Tartılacı, 2019-2025 yılları arasında 1828 öğrenciye ulaştıklarını belirtti. Gençlerle yaşlıları buluşturan projelerin önemine değinen Tartılacı, "Gençler hızlı gidebilir ama rotayı bilen yaşlılardır. Burada menfaat yok, safiyane dostluklar var" ifadelerini kullandı.
2. Karşıyaka Belediyesi: Dijital Okuryazarlık Atılımı
Özge Güher Toksarı, pandemi döneminde Zoom üzerinden başlatılan eğitimlerle 60 yaş üstü bireylere dijital okuryazarlık kazandırdıklarını aktardı. Toksarı, öğrencilerin en büyük motivasyonunun "cübbe ve kep giyme hayali" olduğunu vurguladı.
3. Balçova Belediyesi: Sosyal Sorumluluk Bilinci
Dr. Feryal Akşan, Kasım 2024’te imzalanan protokolle öğrencilerin kendi kitap kulüplerini kurduğunu ve çevre temizliği gibi sosyal sorumluluk projelerinde aktif rol aldıklarını belirtti.
4. İzmir Büyükşehir Belediyesi: Spor ve Sağlık Öncelikli
Yoğun talep nedeniyle kura sistemine geçtiklerini belirten Gülçin Şermeti, Kültürpark avantajıyla sportif aktiviteleri "zorunlu seçmeli" ders haline getirdiklerini ve ilk yardım eğitimlerine öncelik verdiklerini ifade etti.
5. Güzelbahçe Belediyesi: Tatil İstemeyen Öğrenciler
Duygu Yılmaz, felsefeden hukuka geniş bir ders yelpazesi sunduklarını belirterek, "Öyle bir üniversite düşünün ki; öğrenciler tatil bile yapmak istemeden dönemin açılmasını bekliyor" dedi.
Aktif Yaşlanma İçin Ortak Vizyon
Panelin sonuç bildirgesinde, 3. Yaş Üniversitelerinin sadece bir eğitim kurumu olmadığı; yalnızlıkla mücadele eden, bilişsel sağlığı koruyan ve bireyleri sosyal hayatın merkezinde tutan birer "yaşam alanı" olduğu tescillendi. Uzmanlar, bu modelin Türkiye genelinde yaygınlaştırılmasının sağlıklı toplum yapısı için kritik önem taşıdığını vurguluyor.





