Yeşil Binaların Geleceği: Yapıchem’in Biyo Esaslı Epoksi Projesine TÜBİTAK Desteği
İklim kriziyle mücadelede yeşil bina sertifikaları ve düşük karbonlu malzeme kullanımı inşaat sektörünün temel kriteri haline gelirken, yerli sanayiden stratejik bir Ar-Ge adımı geldi. Yapıchem Kimya’nın petrokimya bağımlılığını azaltarak yenilenebilir kaynaklardan yüksek performanslı epoksi sistemleri geliştirmeyi amaçlayan projesi, TÜBİTAK 1501 Sanayi Ar-Ge Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.
İmar ve Yapılaşmada "Yeşil Malzeme" Standartları Yükseliyor
Modern şehircilik, çevre düzeni planlaması ve gayrimenkul geliştirme süreçlerinde binaların yalnızca mekânsal tasarımı değil, kullanılan yapı malzemelerinin çevresel ayak izi de belirleyici hale geliyor. Özellikle LEED, BREEAM gibi uluslararası yeşil bina sertifikasyonu hedeflenen projelerde; zemin kaplamalarından taşıyıcı sistem koruyucularına kadar petrokimya türevi kimyasallar yerine sürdürülebilir alternatiflere yönelim hız kazanıyor.
Yapı kimyasalları sektöründe inovatif çözümleriyle tanınan Yapıchem Kimya, bu dönüşüme öncülük edecek “Biyo Esaslı Epoksi Reçinelerin Sentezi, Karakterizasyonu ve Uygulamaları” başlıklı projesiyle Ar-Ge çalışmalarını ileri malzeme teknolojilerine taşıyor.
TÜBİTAK 1501 Programından Tam Destek
TÜBİTAK 1501 Sanayi Ar-Ge Destek Programı 2026 yılı 1. Çağrısı kapsamında onaylanan çalışma, yenilenebilir biyolojik hammaddelerin endüstriyel performans gerekliliklerini eksiksiz karşılayan epoksi reçine sistemlerine dönüştürülmesini hedefliyor.
Proje kapsamında geliştirilecek sistemler;
-
Kimyasal sentez koşullarının optimize edilmesi,
-
Termal, mekanik ve kimyasal dayanım testleri,
-
Zemin kaplama, koruyucu izolasyon ve yapısal uygulamalarda proses edilebilirlik
kriterleri doğrultusunda kapsamlı laboratuvar ve saha testlerine tabi tutulacak. Bu sayede klasik epoksinin yüksek mukavemet avantajı korunurken, karbon salımı ve fosil yakıt bağımlılığı asgari düzeye indirilecek.
"Geleceğin Rekabet Gücü Sürdürülebilirlikte"
Projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yapıchem Kimya Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Arıcan, kimya ve inşaat sektöründe rekabetin artık sadece kapasiteyle değil, çevreye duyarlı teknoloji geliştirme kabiliyetiyle ölçüldüğünü vurguladı:
“Kimya sektöründe rekabet gücünün gelecekte yalnızca üretim kapasitesiyle değil, teknoloji geliştirme yetkinliği ve değişen ihtiyaçlara hızlı çözüm üretebilme kabiliyetiyle belirleneceğine inanıyoruz. Biyo esaslı hammaddeler üzerine yürüttüğümüz çalışmalarla, yüksek performans beklentilerinden ödün vermeden daha sürdürülebilir ürün teknolojileri geliştirmeyi amaçlıyoruz. TÜBİTAK 1501 desteği, epoksi reçine teknolojilerinde edindiğimiz bilgi birikimini sanayiye uygulanabilir, yüksek katma değerli ürünlere dönüştürmemiz açısından önemli bir adımdır.”
Şantiye Pratiklerinden Bölgesel Sanayi Yatırımlarına Etki
Yıllık 300 bin tonluk üretim kapasitesi ve ileri teknoloji laboratuvar altyapısıyla beton, çimento ve inşaat sektörüne özel kimyasallar sunan Yapıchem Kimya’nın bu hamlesi, Türkiye'nin yeşil sanayi dönüşümüne ve sürdürülebilir kentsel yapılaşma hedeflerine doğrudan katkı sunacak. Elde edilecek çıktılar, hem ulusal ölçekte çevre dostu kamu ve özel sektör projelerinin malzeme tedarikinde yerli çözümler sunacak hem de Türkiye'nin katma değerli yeşil kimya ihracatındaki payını güçlendirecek.








