Gündem
Yayınlanma : 20 Eylül 2026 20:13

İşlenmeyen Tarım Arazileri Üretime Dönüyor: Yeni Kiralama Modeli ve Mülkiyet Güvencesi

İşlenmeyen Tarım Arazileri Üretime Dönüyor: Yeni Kiralama Modeli ve Mülkiyet Güvencesi
Türkiye'de işlenmeyen tarım arazilerinin yeni kiralama yönetmeliğiyle üretime kazandırılması sürecini, mülkiyet haklarının korunmasını, sosyo-ekonomik hedefleri ve ekolojik etkileri detaylarıyla inceleyin.
İşlenmeyen Tarım Arazileri Üretime Dönüyor: Yeni Kiralama Modeli ve Mülkiyet Güvencesi

Türkiye'de İşlenmeyen Tarım Arazilerinin Üretime Kazandırılması: 5488 ve 5403 Sayılı Kanunlar Çerçevesinde Yasal, Sosyo-Ekonomik ve Ekolojik Analiz

Türkiye'de tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, kırsal kalkınma stratejileri ve ulusal gıda arz güvenliği, arazilerin etkin kullanımı ile doğrudan bağlantılıdır. Kırsal kalkınmayı desteklemek ve sahip olunan tarım arazilerinin potansiyelini tam olarak değerlendirmek amacıyla, ülke genelinde milyonlarca hektar potansiyel tarım arazisinin aktif üretime kazandırılması hedeflenmektedir. Bu büyük potansiyeli ekonomiye dahil etmek adına, 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun sektörel kapasiteyi artırma vizyonuyla entegre biçimde ve 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 8/K maddesine dayanılarak hazırlanan yenilikçi bir hukuki mekanizma devreye sokulmuştur. 22 Ağustos 2024 tarihli ve 32640 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "İşlenmeyen Tarım Arazilerinin Tarımsal Amaçlı Kiraya Verilmesine İlişkin Yönetmelik", üst üste iki yıl boyunca ekilmeyen özel mülkiyete ait arazilerin, devlet rehberliğinde ve mülkiyet hakları tamamen korunarak üretime kazandırılmasını sağlamaktadır.   

Beytullah Yılmaz ve Projeleri

Bu rapor, söz konusu yasal düzenlemenin temel işleyiş mekanizmalarını, idari süreçlerini, arazi sahiplerinin anayasal haklarının nasıl titizlikle korunduğunu ve bu politikanın ulusal gıda arzından ekolojik sürdürülebilirliğe kadar uzanan geniş yelpazedeki pozitif etkilerini detaylandırmak üzere hazırlanmıştır. İlgili yasal çerçevenin tespit, kiralama, gelir yönetimi ve üretime dönüş gibi operasyonel aşamaları incelenirken; aynı zamanda miras hukuku, önalım hakkı uygulamaları ve sektörel değerlendirmeler de kapsamlı bir şekilde ele alınmaktadır.

1. Tarımsal Arazi Potansiyelinin Makroekonomik ve İstatistiksel Boyutu

Tarımsal arazilerin etkin kullanımı ve tarımsal amaçlarla değerlendirilmesi, Türkiye'nin makroekonomik hedefleri ve gıda egemenliği açısından büyük bir fırsat sunmaktadır. Kamu istatistiklerine ve sektörel analizlere göre, 2002 yılında 26 milyon 579 bin hektar seviyesinde olan Türkiye'nin toplam tarım alanının, 2024 yılı itibarıyla 24 milyon 24 bin hektar seviyesinde şekillendiği görülmektedir. Bu veriler, yirmi iki yıllık bir zaman zarfında 2 milyon 555 bin hektar arazinin farklı kullanım alanlarına yöneldiğini veya yeniden üretime kazandırılma potansiyeli taşıdığını göstermektedir. Aynı dönemdeki nüfus dinamikleri ile birlikte değerlendirildiğinde, kişi başına düşen tarım toprağı miktarındaki değişim, gıda arzı güvenliğini desteklemek adına yeni tarımsal vizyonların hayata geçirilmesini teşvik etmektedir.   

Tarımsal arazilerdeki bu alan değişimlerinin coğrafi dağılımı incelendiğinde, bölgelerin kendi iç dinamiklerine göre farklı eğilimler sergilediği görülmektedir.   

İl / Bölge Alan Değişimi Oransal Değişim ve Gelişim Alanları
Konya Tarımsal Dönüşüm

Türkiye'nin "tahıl ambarı" konumundaki ilde alanların farklı amaçlarla planlanması ve iklimsel adaptasyon stratejileri öne çıkmaktadır.

Diyarbakır Tarımsal Dönüşüm

Güneydoğu'nun tarım merkezinde toprak kullanım haritaları yeniden şekillenmiştir.

Yozgat Demografik Değişim

Kırsaldan kente demografik hareketliliğin bir sonucu olarak tarım alanlarının yeniden planlanması ihtiyacı doğmuştur.

Ankara Kentsel Gelişim

Başkentin çeperlerindeki genişleme ve altyapı projeleri, arazilerin kullanım türlerini çeşitlendirmiştir.

Kars İklimsel Adaptasyon

Bölgeye özgü iklim koşullarına uygun yeni tarımsal üretim modelleri geliştirilmektedir.

İstanbul & Kocaeli Endüstriyel Planlama

Tarımsal araziler kentsel, lojistik ve endüstriyel planlamalar doğrultusunda değerlendirilmiştir.

Van Pozitif Artış

Kırsal politikalar ve boş arazilerin değerlendirilmesiyle tarım arazilerinde %26'lık bir artış ivmesi yakalanmıştır.

Tekirdağ Pozitif Artış

Trakya bölgesindeki yoğun ıslah, toplulaştırma ve modern tarım teknikleriyle alan artışı ve yüksek verim sağlanmıştır.

  

İstatistikler, kiralama yönetmeliğinin uygulanacağı potansiyel hedef arazilerin boyutlarını da netleştirmektedir. Yapılan tespitlere göre, örneğin Manisa'da 80, Tekirdağ'da 106, Kayseri'de 1.650 adet üretime kazandırılabilecek parsel belirlenirken; Siirt'in Eruh ilçesinde 6, Baykan'da 4 ve Kurtalan'da 5 arazi potansiyel olarak tespit edilmiştir. Bu mikro veriler, atıl arazilerin yeniden ekonomiye kazandırılması için ulusal tarım politikalarının sahada büyük bir fırsat yarattığını ortaya koymaktadır.   

2. Çevresel Fırsatlar: Toprağın Korunması ve Ekolojik Sürdürülebilirlik

Düzenlemenin temel felsefesi ekonomik verimliliği maksimize etmenin yanı sıra, toprağın ekolojik sağlığını korumak ve çevresel sürdürülebilirliği garanti altına almaktır. Tarımsal alanların planlı bir şekilde değerlendirilmesi, doğal döngülerin desteklenmesi açısından büyük bir öneme sahiptir. Nadas uygulaması, arazinin bir sonraki üretime hazırlık amacıyla dinlenmeye bırakılması olarak toprağa fayda sağlarken, arazilerin tamamen üretime kazandırılması doğanın dengesini daha da güçlendirmektedir.   

Türkiye'nin topoğrafik yapısı, toprağın korunmasına yönelik stratejik adımların atılmasını gerektirmektedir. Toprak yüzeyinin tarımsal faaliyetlerle ve bitki örtüsüyle desteklenmesi, toprağın verimli üst tabakasının muhafaza edilmesine doğrudan katkı sunar.   

Arazilerin tarımsal üretimle desteklenmesinin ekolojik faydaları şu şekildedir:

  1. Su ve Rüzgâr Etkilerinin Düzenlenmesi: Bitki örtüsü, yağmur damlalarının toprağa doğrudan temasını yumuşatarak kinetik enerjiyi dengeler ve kök sistemleriyle toprak taneciklerini bir arada tutarak toprağın bütünlüğünü sağlar. Tarımsal faaliyetler, toprağın besin açısından en zengin olan üst tabakasının yerinde kalmasına yardımcı olur.

  2. Organik Madde Zenginliği ve Biyolojik Canlılık: Tarımsal faaliyetler, topraktaki organik karbon ve mikroorganizma döngüsünü canlı tutar. Organik maddesi korunan toprağın su tutma kapasitesi artar ve bu durum toprağın biyolojik yapısını ideal seviyelerde tutarak verimliliği yükseltir.   

  3. İklim Değişikliğine Uyum ve Karbon Dengesi: Düzenli tarımsal faaliyetler, toprağın karbon tutma kapasitesini artırarak küresel iklim dengesine pozitif bir katkı sunar. Tarım alanlarının yeşil örtüyle buluşması, kuraklık etkilerini hafifleterek ekolojik etkileşimleri destekler.

Bu ekolojik veriler ışığında, tarım arazilerinin devlet rehberliğinde yeniden üretime kazandırılması, ekonomik hedeflerin ötesinde; su kaynaklarının korunması ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi için atılmış stratejik bir çevresel gelişim adımıdır.

3. Mülkiyetin Yönetimi ve 5403 Sayılı Kanun Kapsamında Miras Hukuku

Türkiye'de tarım arazilerinin etkin yönetimini desteklemek amacıyla, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile arazilerin miras yoluyla intikalinde bütünlüğün korunmasına yönelik yeni standartlar getirilmiştir. Kanunun 8. maddesi uyarınca "Asgari Tarımsal Arazi Büyüklüğü" kavramı ihdas edilmiş; arazilerin ekonomik verimliliklerini sürdürebilmeleri için belirli büyüklüklerin altına inmemesi hedeflenmiştir. Ayrıca kırsal refahı desteklemek üzere "Yeter Gelirli Tarımsal Arazi Büyüklüğü" kriteri uygulamaya alınmıştır.   

3.1. Mirasın İntikali ve "Ehil Mirasçı" Sistemi

Miras süreçlerinde tarımsal arazinin ekonomik bütünlüğünü korumak adına "Ehil Mirasçı" sistemi tasarlanmıştır. Mirasçıların tarım arazisini kendi aralarında anlaşarak devretmeleri için bir yıllık bir süre öngörülmüş; bu sürecin daha verimli işlemesi için Tarım ve Orman Bakanlığı'nın destek ve rehberlik mekanizmaları kurması sağlanmıştır.   

Tarımsal arazinin yönetimini en iyi şekilde üstlenebilecek kişi, "Tarımsal Arazilerin Mülkiyetinin Devrine İlişkin Yönetmelik" madde 10'da yer alan objektif puanlama sistemine göre belirlenmektedir.   

Kriterler Değerlendirme Puanı
Asgari geçimini mirasa konu tarım arazilerinden sağlayanlar

20 Puan

Tarım dışı herhangi bir geliri bulunmayanlar

10 Puan

Eşi fiilen tarımsal faaliyette bulunanlar

10 Puan

Tarımsal alet, makine ve donanımlara sahip olanlar

5 Puan

Kadın çiftçiler

5 Puan

Tarımsal örgütlere (Ziraat Odası vb.) altı yıl ve daha uzun süre kayıtlı olanlar

5 Puan

  

Bu kriterlerden 50 ve üzeri puan toplayan kişi "ehil mirasçı" kabul edilmekte ve mülkiyetin tarımsal gelir değeri üzerinden kendisine devri desteklenmektedir. Mülkiyeti alan kişi, diğer mirasçıların haklarını korumak üzere belirlenen bedeli mahkeme veznesine depo ederek adil bir paylaşım sağlar. Ek olarak, devredilen arazilerin tarım dışı kullanıma açılması durumunda ortaya çıkabilecek değer artışlarının diğer mirasçılarla paylaşılmasını sağlayan adil bir mekanizma kurulmuştur.   

Yargısal süreçlerin zaman aldığı durumlarda, işlenmeyen arazilerin kiralanması yönetmeliği arazilerin bu süre zarfında da üretime katkı sunmasını sağlayan verimli bir model olarak formüle edilmiştir.

4. Uygulamanın Temel İşleyişi: Tespit Mekanizmaları ve Zaman Çizelgesi

5403 sayılı Kanun'un 8/K maddesine dayanılarak yürürlüğe konulan kiralama düzenlemesi, tamamen katılımcı, şeffaf, teknik ve izlenebilir bir idari süreçtir. Uygulama, özel mülkiyete ait olup üretime ara verilmiş arazilerin potansiyelini canlandırmayı hedefler.   

4.1. Kapsam Dışı Bırakılan Araziler

Süreç rasyonel kriterlerle yönetilmekte olup bazı alanlar uygulama dışında tutulmaktadır:

  • Dikili ve Örtü Altı Araziler: Meyve bahçeleri, zeytinlikler gibi çok yıllık dikili tarım arazileri ile sera alanları kendi özel dinamikleri gereği kapsam dışındadır.   

  • Ekonomik Kriterler: Topoğrafik veya parsel özellikleri gereği mevcut durumda tarımsal üretime uygunluk göstermeyen alanlar tutanakla tespit edilip muaf tutulur.   

  • Hukuki Süreçteki Alanlar: Üzerinde yasal incelemelerin devam ettiği ihtiyati tedbirli alanlar bu uygulamadan bağımsız değerlendirilir.   

  • Kısmi Değerlendirme: Büyük bir parselin yalnızca bir kısmı işlenmiyorsa, üretime kazandırma işlemleri sadece bu belirli bölüme odaklanılarak gerçekleştirilebilir.   

4.2. Arazi Tespit Komisyonları ve Sürecin İşletilmesi

İl ve ilçe tarım ve orman müdürlükleri bünyesinde kurulan "Arazi Tespit Komisyonları", yüksek çözünürlüklü uydu görüntüleri, coğrafi bilgi sistemleri (CBS) ve saha ziyaretleriyle tespit çalışmalarını yürütür.   

Zaman Çizelgesi ve Süre Hesabı: Tarımsal üretim sezonu, içinde bulunulan yılın 1 Eylül tarihinden takip eden yılın 31 Ağustos tarihine kadar olan dönemi kapsayacak şekilde planlanmıştır.

  • Birinci Yıl (2024): İlk tespit çalışmaları tamamlanmış ve potansiyel arazilerin envanteri çıkarılmıştır.   

  • İkinci Yıl (2025): Üretime dönen araziler listelerden çıkarılarak, istikrarlı bir şekilde üretime katılmayan araziler nihai listeye dahil edilecektir.   

  • Üçüncü Yıl ve Sonrası (2026): Kesinleşen listeler üzerinden kiralama işlemleri düzenli bir şekilde hayata geçirilecektir.   

Belirlenen listeler şeffaflık ilkesi gereği ilgili mahalle muhtarlıklarında ve dijital platformlarda ilan edilir. Arazi malikleri, bu ilan süresi içinde komisyona bildirimde bulunarak listeleri güncelleyebilirler.   

5. Kiralama İşlemi: Rayiç Bedel, Dijital Altyapı ve Öncelik Kriterleri

Kiralama aşaması, serbest piyasa koşullarına uygun, adil ve mülk sahibinin menfaatlerini en üst düzeye çıkaracak şekilde tasarlanmıştır.

5.1. Rayiç Kira Bedelinin Takdiri

Kiraya verilecek araziler için Arazi Kiralama Komisyonu tarafından bir "rayiç kira bedeli" belirlenir ve kiralama bu değerin üzerinde gerçekleşerek hak sahiplerinin kazancı maksimize edilir. Değerleme yapılırken, aynı bölgedeki benzer niteliklere sahip en az üç (3) adet güncel kiralama işlemi emsal alınır. Ziraat Odası verileri ve taşınmaz ticareti yetki belgesine sahip kurumların değerlendirmeleri dikkate alınarak objektif bir birim metrekare fiyatı oluşturulur. Belirlenen bedel, arazinin yola, su kaynaklarına olan mesafesi ve eğimi gibi avantajlarına göre %15 oranında esneklikle değerlendirilebilir.   

5.2. TED Portalı Üzerinden Başvuru ve Öncelik Sıralaması

Kesinleşen listeler 7 gün süreyle ilana çıkarılır. İlgili kişiler başvurularını il/ilçe müdürlüklerine yapabilecekleri gibi, süreci kolaylaştıran Tarım Arazileri Değerleme ve Edindirme Bilgi Sistemi (TED Portalı) üzerinden de dijital olarak tamamlayabilirler. Başvurucuların Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması esastır.   

Tarımsal kalkınmanın yerel dinamiklerini desteklemek için kiralama sürecinde öncelik sıralaması uygulanır:

  1. Yerel Üreticilere Öncelik: Arazinin bulunduğu yerleşim yerinde ikamet eden çiftçiler, sivil toplum kuruluşları ve tarımsal meslek odaları en yüksek önceliğe sahiptir.   

  2. Adil Değerlendirme: Öncelikli gruptan birden fazla başvuru gelirse, arazi sahibinin kazancını artırmak adına en yüksek teklifi sunan kişi araziyi kiralar.   

  3. Tarımsal Bütünlük: Eşit teklif durumunda kiralama hakkı, araziyi kiraladığında "yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğüne" ulaşacak olan veya parsele en yakın arazisi bulunan malike tahsis edilerek, arazilerin bütüncül kullanımı desteklenir.   

6. Mülkiyetin ve Gelirin Korunması ile Üretime Dönüş Şartları

Düzenleme, Anayasa'nın 35. maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkını mutlak surette korurken, malikin ekonomik menfaatlerinin en üst seviyeye çıkarılmasını amaçlamaktadır.

6.1. Gelir Yönetimi ve Banka Hesapları

Kiralama sürecinde arazinin tapudaki mülkiyet durumunda hiçbir değişiklik yaşanmaz. Kiralayan kişiden tahsil edilen kira bedeli, doğrudan arazinin sahibinin banka hesabına aktarılır.   

Arazi maliklerine ulaşılamaması veya miras paylaşım süreçlerinin devam etmesi durumunda, gelirlerin güvence altına alınması için Bakanlık tarafından bir kamu bankasında araziye özgülenmiş vadeli (nema getirili) bir mevduat hesabı açılır. Hukuki süreç tamamlandığında, biriken anapara ve gelirler hak sahiplerine eksiksiz olarak sunulur.   

6.2. Sözleşme Şartları ve Arazinin Korunması

Kiracı, 7 gün içinde kira bedelini ödeyerek matbu kira sözleşmesini imzalar. Sözleşmenin notere onaylatılmasına gerek duyulmaması, süreci hızlandırır ve kolaylaştırır.   

Arazinin korunmasına yönelik belirlenen standartlar şunlardır:

  • Arazinin tarımsal niteliği özenle korunarak amacı doğrultusunda kullanılması esastır.   

  • Arazi üzerinde yalnızca üretimin gerektirdiği geçici yapılara il müdürlüğünün onayıyla izin verilerek toprağın doğal yapısı muhafaza edilir.

  • Kiralama hakkı alt kiralamaya devredilmeyerek doğrudan üreticinin toprakla buluşması sağlanır.

İl ve ilçe müdürlükleri, arazilerde düzenli destekleyici rehberlik ve denetim çalışmaları yürütür. Kriterlere uyum sağlanması için kiracıya gerekli süreler tanınır ve sürecin sağlıklı ilerlemesi güvence altına alınır. Sözleşme şartlarına uyum, bir sonraki kiralama dönemlerindeki değerlendirmelerde referans kabul edilir.   

6.3. Arazi Sahibinin Üretime Dönüş Hakkı

Uygulamanın esnek ve hakkaniyetli yapısı, arazi sahibinin kendi arazisinde üretim yapmak istemesi halinde sürece hızla dahil olmasını sağlar. Arazi sahibi, bir sonraki sezonda tarımsal üretim yapacağını beyan ettiğinde, mevcut sezonun bitimiyle birlikte arazi kendisine teslim edilir.   

7. Yasal Düzenlemeler: Sınırdaş Malikin Önalım (Şufa) Hakkı ve Arazi Kullanım Planlaması

Arazi sınır düzenlemeleri ve alternatif alan kullanımları, tarımsal planlamayı şekillendiren unsurlar olarak mevzuatta özenle düzenlenmiştir.

7.1. Tarım Arazilerinde Önalım (Şufa) Hakkı

5403 sayılı Kanunun 8/i maddesi, arazilerin satışı durumunda komşu parsel sahiplerine yasal önalım hakkı tanıyarak parsellerin birleştirilmesini (toplulaştırılmasını) ve daha verimli işletmelerin kurulmasını teşvik etmektedir. Yargıtay içtihatları ile bu hak, adaleti sağlamak adına "fiili taksim" gibi uzun süreli kullanımları koruyan istisnalarla dengelenmiştir. Bakanlığın kiralama modeli, tapu devri gerektirmediği için bu tür hukuki süreçlere tabi olmadan doğrudan üretimi başlatmaya imkân tanır.   

7.2. Tarım Arazilerinin Kullanım Planlaması

Tarımsal arazilerin alternatif yaşam alanlarına (hobi bahçeleri vb.) dönüştürülmesi, 5403 sayılı Kanun kapsamında belirli kurallara ve idari düzenlemelere bağlanarak arazilerin asıl amacı olan tarımsal üretime hizmet etmesi güvence altına alınmıştır.   

Düzenleme Alanı İdari Uygulamalar ve Kurallar
Arazi Kullanım Standartları

Tarım arazisine yapılacak yapıların ilgili izinlere tabi olması ve alanın tarımsal bütünlüğünün korunması esastır. Kurallara uyumun sağlanması amacıyla idari bedeller tahsis edilmektedir.

Ortaklık ve Kooperatif Modelleri

Arazilerin kooperatif üyelikleri üzerinden amacı dışında kullanımının düzenlenmesi, tarımsal üretimin bütünlüğünü korumayı hedefler.

Altyapı Hizmetleri (Elektrik/Su)

Tarımsal alanlardaki yapıların altyapı hizmetlerine erişimi, resmi onay süreçleri ile uyumlu olarak planlanır.

Toprak Koruma Projeleri

Projelere uygunluğun sağlanması, çevresel korumanın temel bir bileşeni olarak izlenir ve desteklenir.

  

Bu düzenlemeler sayesinde mülk sahipleri, arazilerini devletin sunduğu güvencelerle profesyonel tarım işletmelerine kiralayarak ekonomik olarak çok daha verimli ve güvenli bir yol tercih etmeye teşvik edilmektedir.

8. Düzenlemenin Sağladığı Avantajlar ve Sektörel Değerlendirmeler

Atıl arazilerin kiralama yoluyla ekonomiye kazandırılması, tarımsal üretimi artırırken aynı zamanda sektör paydaşlarının geri bildirimleriyle sürekli gelişen makroekonomik bir projedir.

8.1. Üretim Planlaması, Arazi Toplulaştırması ve Ekonomik Hedefler

Kiralama sürecinde hangi ürünlerin yetiştirileceği, Türkiye'nin ulusal Tarımsal Üretim Planlaması doğrultusunda verimliliği artıracak şekilde tasarlanmaktadır. Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) dahil edilen üreticiler, devletin sunduğu gübre, mazot, prim destekleri ve tarımsal kredilerden tam kapasiteyle yararlandırılmaktadır.   

Bakanlığın verilerine göre, atıl durumdaki arazilerin üretime kazandırılmasıyla ulusal ekonomide yıllık ortalama 13 milyar Türk Lirası tutarında net bir gelir artışı sağlanması öngörülmektedir. Bu strateji, Arazi Toplulaştırması çalışmaları ile desteklendiğinde:   

  • Arazilerin tek parça halinde büyümesi sağlanarak işletme verimliliği artırılmaktadır.   

  • Makine kullanımı ve işçilik sürelerinde önemli tasarruflar elde edilerek ekonomik kazanç yükseltilmektedir.   

  • Parsellerin sulama kanallarına ve yollara kolay erişimi sayesinde altyapı yatırımlarının etkinliği maksimize edilmektedir.   

8.2. Meslek Odalarının ve Sivil Toplumun Katkıları

Sektörel sivil toplum kuruluşları ve Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) gibi kurumların sunduğu yapıcı değerlendirmeler, uygulamanın gelişim alanlarına ışık tutmaktadır. Sektör temsilcileri, girdi maliyetlerindeki dalgalanmaların yönetilmesi ve ekonomik sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi amacıyla ek destek mekanizmalarının önemine dikkat çekmektedir. Ayrıca, küçük çiftçilerin desteklenmeye devam edilmesi ve büyük ölçekli tarım işletmeleriyle olan sinerjinin dengeli bir biçimde kurulması önerilmektedir. İdari süreçlerin hızlandırılması ve personel kapasitesinin desteklenmesi yönündeki tavsiyeler, uygulamanın sahadaki başarısını daha da artıracak adımlar olarak değerlendirilmektedir.   

Sonuç

Türkiye'de tarım arazilerinin etkin değerlendirilmesi, sürdürülebilir tarım, gıda arzı güvenliği ve yerel üretimin desteklenmesi gibi makro hedeflerin ana unsurlarından biri olarak öne çıkmaktadır. 5488 sayılı Tarım Kanunu ve 5403 sayılı Kanun'un reformist yaklaşımlarının bir sonucu olan "İşlenmeyen Tarım Arazilerinin Kiralanması" yönetmeliği, mülkiyet haklarını koruyarak kamu ve özel sektör işbirliğini güçlendiren yenilikçi bir değer yaratma modelidir.

TED portalı aracılığıyla sağlanan dijital ve şeffaf altyapı, kira gelirlerinin devlet güvencesiyle bankalarda nemalandırılması ve toprağın kalitesini artıran koruyucu standartlar; uygulamanın güçlü temellerini oluşturmaktadır. 2026 yılı itibarıyla hız kazanacak olan bu süreç, öngörülen ekonomik büyüme hedeflerini gerçeğe dönüştürmek için büyük bir potansiyel sunmaktadır. Ziraat Odaları ve yerel üreticilerin sürece aktif katılımıyla desteklenen bu politika, Anadolu topraklarının bereketiyle yeniden buluşmasını sağlayarak milli ekonomiye ve sürdürülebilir geleceğe eşsiz bir katkı sunacaktır.

1. İşlenmeyen tarım arazilerinin kiralanması uygulaması hangi kanunlara dayanmaktadır? Uygulama, 5488 sayılı Tarım Kanunu ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 8/K maddesine dayanmaktadır.

2. Bu yönetmeliğin temel amacı nedir? Üst üste iki yıl boyunca ekilmeyen özel mülkiyete ait arazilerin, mülkiyet hakları güvence altında tutularak devlet rehberliğinde yeniden tarımsal üretime kazandırılmasıdır.

3. Ülke genelinde ne kadarlık bir alan bu uygulamanın potansiyel hedefini oluşturmaktadır? 2002 yılında 26,5 milyon hektar olan ancak 2024 itibarıyla 24,02 milyon hektara gerileyen tarım alanları baz alındığında, yaklaşık 2,55 milyon hektarlık bir alanın üretim potansiyeli değerlendirilmektedir.

4. Hangi tür araziler kiralama uygulamasının dışında tutulmaktadır? Meyve bahçeleri ve zeytinlikler gibi çok yıllık dikili araziler, sera alanları, tarımsal üretime uygun olmayan yerler ve üzerinde hukuki ihtilaf (ihtiyati tedbir vb.) bulunan araziler kapsam dışındadır.

5. Bir arazinin "işlenmeyen arazi" sayılması için ne kadar süre geçmesi gerekir? Arazinin üst üste iki tarımsal üretim sezonu (yılı) boyunca boş bırakılması ve ekilmemiş olması gerekmektedir.

6. Tarımsal üretim sezonu takvimi nasıl hesaplanmaktadır? Tarımsal üretim sezonu, içinde bulunulan yılın 1 Eylül tarihinden başlayarak takip eden yılın 31 Ağustos tarihine kadar olan dönemi kapsar.

7. Boş arazilerin tespiti kimler tarafından, nasıl yapılmaktadır? İl ve ilçe tarım ve orman müdürlükleri bünyesinde kurulan Arazi Tespit Komisyonları tarafından uydu görüntüleri, coğrafi bilgi sistemleri (CBS) ve saha incelemeleri ile tespit edilmektedir.

8. Mülk sahibi, kendi arazisinde tekrar üretim yapmak isterse ne yapmalıdır? Arazi sahibi, bir sonraki sezonda bizzat tarımsal üretim yapacağını beyan ettiğinde, mevcut kiralama sezonunun bitimiyle birlikte arazi kendisine koşulsuz iade edilir.

9. Kiralama sürecinde arazinin tapu ve mülkiyet durumunda bir değişiklik olur mu? Hayır, arazinin tapudaki mülkiyet durumunda hiçbir değişiklik yaşanmaz; malikin anayasal mülkiyet hakları tamamen korunur.

10. Kira bedelleri nasıl belirlenir? Arazi Kiralama Komisyonu, o bölgedeki benzer niteliklere sahip en az üç güncel kiralama işlemini emsal alarak objektif bir "rayiç kira bedeli" belirler.

11. Belirlenen kira bedelinde artış veya esneklik payı var mıdır? Evet, arazinin su kaynaklarına veya yola mesafesi ile eğimi gibi avantajlı durumları göz önüne alınarak belirlenen bedele %15 oranında esneklik eklenebilir.

12. Kiralama gelirleri kime ödenir ve nasıl tahsil edilir? Kiracıdan tahsil edilen kira bedeli hiçbir kesintiye uğramadan doğrudan arazi sahibinin banka hesabına aktarılır.

13. Arazi sahibine ulaşılamazsa kira gelirleri ne olur? Bakanlık tarafından bir kamu bankasında araziye özel, nema getirili vadeli bir mevduat hesabı açılır. Hak sahibi ortaya çıktığında anapara ve faiz geliri kendisine eksiksiz ödenir.

14. Arazi kiralamak isteyenler nereye başvurabilir? Başvurular il ve ilçe tarım müdürlüklerine şahsen yapılabileceği gibi, e-Devlet entegrasyonuyla çalışan TED (Tarım Arazileri Değerleme ve Edindirme Bilgi Sistemi) Portalı üzerinden dijital olarak da yapılabilir.

15. Kimler kiralama başvurusunda bulunabilir? Kiralama sürecine dâhil olabilmek için başvurucunun Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması şarttır.

16. Kiralama aşamasında kimlere öncelik tanınmaktadır? Arazinin bulunduğu yerleşim yerinde (köy/mahalle) ikamet eden yerel çiftçilere, sivil toplum kuruluşlarına ve tarımsal meslek odalarına öncelik tanınır.

17. Öncelikli gruptan birden fazla kişi aynı parsele talip olursa ne olur? Arazi sahibinin gelirini maksimize etmek amacıyla en yüksek fiyat teklifini sunan kişi kiralama hakkını kazanır.

18. Tekliflerin eşit olması durumunda arazinin kime verileceği nasıl belirlenir? Teklifler eşitse, araziyi kiraladığında "yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğüne" ulaşacak olan veya kiralanacak parsele sınırdaş/en yakın arazisi bulunan kişiye tahsis yapılır.

19. Kira sözleşmeleri için notere gitmek zorunlu mudur? Hayır, süreci hızlandırmak amacıyla hazırlanan matbu kira sözleşmelerinin notere onaylatılması zorunluluğu bulunmamaktadır.

20. Kiralanan arazide yapılaşmaya izin verilir mi? Arazi üzerine yalnızca üretimin zorunlu kıldığı geçici yapılara il müdürlüğünün özel izniyle müsaade edilir; kalıcı yapılaşma yasaktır.

21. Kiralayan kişi, araziyi başkasına kiralayabilir mi? Hayır, kiralama hakkı alt kiralamaya devredilemez. Arazinin doğrudan kiracı tarafından işlenmesi zorunludur.

22. Tarım arazilerinin miras yoluyla bölünmesini engelleyen sistem nedir? 5403 sayılı Kanun kapsamında tarım arazilerinin "Asgari Tarımsal Arazi Büyüklüğü"nün altına düşmesini engellemek için "Ehil Mirasçı" sistemi uygulanmaktadır.

23. Ehil mirasçı statüsü nasıl kazanılır? Geçimini tarımdan sağlama, tarımsal alet sahipliği, Ziraat Odası kaydı, kadın çiftçi olma gibi kriterlerden toplamda 50 ve üzeri puan alan mirasçı "ehil" kabul edilerek arazinin mülkiyetini alma hakkı kazanır.

24. Üretime kazandırılacak arazilerde hangi ürünlerin ekileceği nasıl belirlenir? Ekilecek ürün deseni, Türkiye'nin ulusal Tarımsal Üretim Planlaması vizyonuna uygun ve bölgesel verimliliği en üst düzeye çıkaracak şekilde tasarlanır.

25. Bu projenin Türkiye ekonomisine beklenen yıllık katkısı ne kadardır? Bakanlık analizlerine göre, atıl arazilerin yeniden tarıma kazandırılmasıyla ulusal ekonomide yıllık ortalama 13 milyar Türk Lirası seviyesinde net gelir artışı hedeflenmektedir.

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.