Çanakkale'de, verimli tarım arazilerinin belde belediyeleri tarafından usulsüz imar planlarıyla arsaya dönüştürülmesine karşı sert bir adım atıldı. Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, son dönemde artan şikayetler üzerine yayımladığı resmî yazıyla, kanunları hiçe sayarak tarım arazilerini imara açan belediyeleri uyardı ve yasa dışı uygulamalara son verilmemesi hâlinde yasal işlem başlatılacağını ve suç duyurusunda bulunulacağını bildirdi.
Çanakkale Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Arazileri Değerlendirme Daire Başkanlığı'nın 1 Mayıs 2025 tarihli yazısını dayanak göstererek, bölgedeki tüm ilgili kurumlara kritik bir uyarı yazısı gönderdi. Yazıda, özellikle belde belediyelerince alınan meclis kararlarıyla hazırlanan nazım ve uygulama imar planları aracılığıyla tarım arazilerinin planlı bir şekilde yapılaşmaya açıldığı ve bu alanların ifraz edilerek (parsellere ayrılarak) arsa niteliği kazandırıldığı yönünde yoğun şikayetler alındığı vurgulandı.
Kanunlar Hiçe Sayılıyor: Belediyeler Bakanlık İznini Atlattı
Müdürlüğün yazısında, yapılan usulsüzlüklerin yasal dayanakları da net bir şekilde ortaya konuldu. Buna göre, bazı küçük belediyeler, Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan alınması zorunlu olan izin prosedürünü atlayarak imar planlarını hayata geçiriyor. Bu durumun, hem 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hem de 3194 sayılı İmar Kanunu’na açıkça aykırılık teşkil ettiği belirtildi.
İlgili yasalar bu konuda oldukça net hükümler içeriyor:
-
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8. maddesi, tarım arazilerinin, ilgili bakanlıklardan uygun görüş alınmadan imar planlarına dahil edilemeyeceğini ve yerleşim alanı olarak gösterilemeyeceğini kesin bir dille ifade ediyor.
-
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 13. maddesi ise daha da ileri giderek, “Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz” hükmünü amir kılıyor. Özellikle koruma altındaki büyük ovalar içinde kalan arazilerin ise "hiçbir şekilde amacı dışında kullanılamayacağı" yasayla güvence altına alınmış durumda.
Buna rağmen, bazı belde belediyelerinin bu açık yasa hükümlerini göz ardı ederek tarımın kalbi olan verimli toprakları betonlaşmaya açtığı gözlemleniyor.
Müdürlükten Net Mesaj: “Yasa Dışı İşlemler Durdurulsun!”
Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, yayımladığı yazıda sadece belediyeleri değil, bu usulsüz işlemlere zemin hazırlayan Tapu ve Kadastro Müdürlüklerini de uyardı. Tarım dışı amaçla yapılan her türlü imar planı ve ifraz işlemi için 5403 sayılı Kanun gereğince Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan izin alınmasının yasal bir zorunluluk olduğunun altı çizildi.
Yazıda, bu kurala uymayan ve izinsiz işlem yapan belediyeler hakkında gerekli idari ve yasal işlemlerin tereddütsüz bir şekilde başlatılacağı, sorumlular hakkında ise Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulacağı ifade edildi. Bu uyarı, yasa dışı yapılaşmanın önünü açan yerel yönetimlere yönelik şimdiye kadarki en ciddi adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Tehdit Sadece Tarıma Değil, Ulusal Güvenliğe
Yetkililer, meselenin sadece bir imar usulsüzlüğü olmadığını, Türkiye’nin geleceği için stratejik bir tehdit oluşturduğunu belirtiyor. Köy yerleşim alanları çevresindeki verimli arazilerin küçük parsellere bölünerek arsa vasfına dönüştürülmesi, ülkenin gıda güvenliğini ve sürdürülebilir tarım politikalarını baltalıyor.
İklim krizinin etkilerinin giderek daha fazla hissedildiği, kuraklık ve gıda tedarik zincirindeki küresel sorunların arttığı bir dönemde, tarım arazilerinin korunması ulusal bir güvenlik meselesi olarak görülüyor. Uzmanlar, bu plansız yapılaşmaların sadece tarımsal üretimi bitirmekle kalmadığını, aynı zamanda yer altı su kaynaklarını kirlettiğini, bölgenin mikro iklimini bozduğunu ve biyolojik çeşitliliğe onarılamaz zararlar verdiğini vurguluyor.
Sonuç: Gözler Bakanlık ve Yerel Yönetimlerde
Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün bu sert uyarısı, yalnızca idari bir işlem olmanın ötesinde, tüm kamuoyuna yönelik bir farkındalık çağrısı niteliği taşıyor. Tarım arazilerinin korunmasında kamu yararının her türlü rantsal beklentinin üzerinde olduğu bir kez daha hatırlatılmış oldu.
Bu gelişmenin ardından, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ülke genelinde benzer usulsüzlüklere karşı denetim mekanizmalarını sıkılaştırması ve tarımsal üretim alanlarını daha etkin koruyacak yeni stratejiler geliştirmesi bekleniyor. Gözler şimdi, uyarı yazısını alan belde belediyelerinin atacağı adımlara ve yasa dışı imar planlarını iptal edip etmeyeceklerine çevrilmiş durumda.



