Türkiye ekonomisinin omurgasını oluşturan KOBİ'lerde en büyük sorunun sanıldığı gibi finansmana erişim değil, finansal görünürlük eksikliği olduğu belirtildi. Valor Kurucusu Sefa Karaca, nakit akışı projeksiyonu ve bütçe disiplini olmayan şirketlerin risk altında olduğunu vurgulayarak, yüksek enflasyon döneminde ciro artışının her zaman güçlenme anlamına gelmediğine dikkat çekti. Karaca'ya göre yeni dönemin kazananları, kararlarını veriye dayandıran ve finansal resmi net gören şirketler olacak.
KOBİ’lerin Finansman Sorunu Yanlış Teşhis Ediliyor
Toplam işletmelerin yüzde 99,8’ini oluşturan ve istihdamın yüzde 64’ünden fazlasını sağlayan KOBİ’lerde en büyük sorun sanıldığı gibi finansmana erişim değil. Valor Kurucusu Sefa Karaca’ya göre şirketlerin büyümesini ve sürdürülebilirliğini tehdit eden asıl risk, finansal görünürlük eksikliği. Uluslararası araştırmalar aile şirketlerinin yalnızca yüzde 30’unun ikinci kuşağa, yüzde 10-15’inin ise üçüncü kuşağa ulaşabildiğini ortaya koyuyor.
Türkiye ekonomisinin omurgasını oluşturan KOBİ’ler için yeni dönemde başarı kriterleri yeniden şekilleniyor. Üretim, istihdam ve ihracat gücünü oluşturan KOBİ’ler, son dönemde yüksek finansman maliyetleri ve ekonomik belirsizliklerin etkisiyle büyüme yolculuklarında önemli zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Ancak Valor Kurucusu Sefa Karaca’ya göre işletmelerin karşılaştığı temel problem krediye ulaşamamak değil, finansal performanslarını yeterince görünür ve yönetilebilir hale getirememeleri.
Karaca, birçok işletmenin finansman bulamadığını düşünse de finans kuruluşları ve yatırımcıların perspektifinden bakıldığında tablonun farklı olduğunu söyledi.
Finansmana Erişimin Önündeki Görünmeyen Engel
Finansman arayışındaki şirketlerin önemli bir bölümünün kendi finansal yapılarını doğru analiz edemediğini belirten Karaca, yatırımcıların ve bankaların yalnızca bilanço değil, geleceğe yönelik öngörü de görmek istediğini ifade ederek, “Birçok şirket krediye veya yatırıma ulaşamadığını düşünüyor. Oysa finans kuruluşlarının baktığı temel kriterlerden biri şirketin finansal performansını ne kadar ölçebildiği ve yönetebildiğidir. Nakit akışı projeksiyonu olmayan, bütçe disiplini bulunmayan ve düzenli finansal raporlama yapmayan şirketlerin finansmana erişimi doğal olarak daha zor hale geliyor.” Dedi.
Şirketleri Geleceğe Taşıyan Güç Satış Değil, Görünürlük
Türkiye’de işletmelerin büyük bölümünün aile şirketi yapısıyla faaliyet gösterdiğini belirten Karaca, kurumsallaşma ve finansal yönetim alanındaki eksikliklerin şirketlerin ömrünü doğrudan etkilediğini vurguladı. Uluslararası araştırmalar aile şirketlerinin yalnızca yaklaşık yüzde 30’unun ikinci kuşağa geçebildiğini, üçüncü kuşağa ulaşabilenlerin oranının ise yüzde 10 ila 15 seviyesinde kaldığını ortaya koyuyor. Bunun en önemli nedenleri arasında finansal kararların kişilere bağlı kalması, kurumsal raporlama eksikliği ve sürdürülebilir yönetim mekanizmalarının oluşturulamaması yer alıyor.
Ciro Artışı Her Zaman Güçlenmek Anlamına Gelmiyor
Son yıllarda birçok işletmenin satışlarını artırmasına rağmen karlılık ve nakit yönetiminde ciddi sorunlar yaşadığına dikkat çeken Karaca, özellikle enflasyonist dönemlerde şirketlerin yanlış büyüme algısına kapılabildiğini belirterek, “Bir şirketin cirosunun artması, finansal olarak güçlendiği anlamına gelmez. Özellikle yüksek enflasyon ortamında kârlılığı, işletme sermayesini ve nakit dönüş hızını takip etmeyen şirketler büyürken aynı zamanda finansal olarak zayıflayabiliyor. Bugün birçok işletmenin yaşadığı sorun tam da burada ortaya çıkıyor.” şeklinde konuştu.
Yüksek Faiz Döneminde Kazanan Şirketler Farklılaşıyor
Karaca’ya göre mevcut ekonomik koşullarda yalnızca uygun maliyetli finansman aramak yeterli değil. Şirketlerin kaynaklarını daha verimli kullanmaları ve finansal kararlarını veriyle desteklemeleri gerekiyor. Geçmişi muhasebe kayıtlarında tutmanın artık yeterli olmadığını belirten Karaca, işletmelerin geleceği planlayan bir bakış açısına ihtiyaç duyduğunu söyleyerek, “Nakit akışını öngörebilen, bütçe sapmalarını düzenli takip eden ve kararlarını veriye dayandıran şirketler kriz dönemlerinde çok daha dayanıklı hale geliyor. Günümüz rekabet ortamında fark yaratan unsur yalnızca satış yapmak değil, finansal resmi eksiksiz görebilmektir.” dedi.
Yeni Dönemin Kazananları Veriye Dayalı Yönetilen Şirketler Olacak
Dijitalleşmenin ve veri odaklı yönetim anlayışının hızla yaygınlaştığı bir dönemde şirketlerin finansal görünürlüklerini artırmalarının kritik önem taşıdığını vurgulayan Karaca, önümüzdeki yıllarda rekabette öne çıkacak şirket profilinin de değişeceğini belirtti. Şirketlerin düzenli finansal analizler yapması, nakit akışlarını planlaması, bütçe performansını sürekli izlemesi ve karlılığı detaylı şekilde ölçebilmesinin artık tercih değil zorunluluk haline geldiğini ifade eden Karaca, sözlerini şöyle tamamladı:
“Önümüzdeki dönemde şirketleri ayakta tutacak unsur yalnızca satış yapmak olmayacak. Finansal görünürlüğünü artıran, kaynaklarını verimli yöneten ve geleceğini planlayabilen şirketler hem finansmana daha kolay ulaşacak hem de sürdürülebilir büyümede önemli avantaj elde edecek.”
Valor Hakkında: Valor, büyüme hedefleyen şirketler ve girişimlere stratejik finans danışmanlığı hizmetleri sunmaktadır. Finansal strateji danışmanlığı, CFO yapılanması, yatırımcı hazırlığı, değerleme çalışmaları, fon süreçleri, nakit ve bütçe yönetimi ile finansal raporlama alanlarında faaliyet gösteren şirket, finansal verileri iş stratejilerine dönüştürerek kuruluşların sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlamaktadır. 2025 yılı itibarıyla 1,6 milyar TL portföy büyüklüğü ve 10 milyon doların üzerinde yatırım hacmi deneyimine sahiptir.





