Gündem
Yayınlanma : 16 Ekim 2025 21:30
Düzenleme : 16 Ekim 2025 21:36

Kanatlı Sektöründe Verimlilik ve Karlılığın Anahtarı: Önleyici Hekimlik Antibiyotik Maliyetini Nasıl Düşürüyor?

Kanatlı Sektöründe Verimlilik ve Karlılığın Anahtarı: Önleyici Hekimlik Antibiyotik Maliyetini Nasıl Düşürüyor?
MSD Hayvan Sağlığı, kanatlı sektöründe sürdürülebilir protein için 'Tek Sağlık' yaklaşımını benimsiyor. Önleyici aşılar ve biyogüvenlik ile antibiyotik kullanımını azaltarak gıda güvenliği, hayvan refahı ve toplum sağlığını güvence altına alıyor.
Kanatlı Sektöründe Verimlilik ve Karlılığın Anahtarı: Önleyici Hekimlik Antibiyotik Maliyetini Nasıl Düşürüyor?

Gıda Güvenliğinde Yeni Dönem: "Tek Sağlık" Yaklaşımı Antibiyotik Kullanımını Nasıl Azaltıyor?

EZİNE | %10 EKO TURİZM İMARLI, RUHSATLI & PROJELİ, ARSA

Artan dünya nüfusu ve iklim değişikliği, kanatlı eti ve yumurta gibi sürdürülebilir protein kaynaklarına olan ihtiyacı artırırken, gıda güvenliği ve antibiyotik direnci gibi küresel tehditler de ön plana çıkıyor. MSD Hayvan Sağlığı, bu denklemin merkezine "Tek Sağlık" yaklaşımını koyarak, çiftlikten sofraya uzanan zincirde hem verimliliği hem de toplum sağlığını güvence altına alan çözümler sunuyor.

MSD Hayvan Sağlığı Kanatlı ve Balık İş Birimi Direktörü Mustafa Söylemez'e göre, sağlıklı gıda ve sağlıklı bir toplumun temeli, sağlıklı hayvanlardan geçiyor. Söylemez, "Hayvan sağlığı olmadan insan sağlığını korumak mümkün değil. Bu nedenle odağımızı hastalıklara karşı tedavi edici yaklaşımlardan, bilim temelli önleyici hekimliğe kaydırıyoruz," diyerek modern hayvancılığın yeni vizyonunu özetliyor.

Verim Artışı ve Güvenli Gıda: Önleyici Hekimliğin Rolü

Sektörün en büyük zorluklarından biri, verimliliği artırırken gıda güvenliğinden ödün vermemek. MSD Hayvan Sağlığı, bu dengeyi yenilikçi aşı teknolojileri ve dijital sağlık izleme sistemleri ile sağlıyor.

Mustafa Söylemez, bu konudaki stratejilerini şöyle açıklıyor: "Amacımız, hastalıklar ortaya çıkmadan onları engellemek. Geliştirdiğimiz aşılar ve biyogüvenlik programları sayesinde hayvanları hastalıklardan koruyor, böylece antibiyotik kullanım ihtiyacını minimize ediyoruz. Bu durum hem hayvan refahını artırıyor, hem üreticinin maliyetlerini düşürüyor hem de küresel bir tehdit olan antibiyotik direnciyle (AMR) mücadeleye doğrudan katkı sağlıyor."

Gıda Güvenliği Artık Sadece Sofrada Değil, Çiftlikte Başlıyor

"Tarladan sofraya" söylemi, hayvansal üretimde yerini "çiftlikten sofraya" anlayışına bırakıyor. Gıda güvenliğini, üretim sürecinin en başına, yani hayvanların sağlığına ve yaşadığı ortama odaklanarak sağladıklarını belirten Söylemez, sahadaki yaklaşımlarını vurguluyor:

"Üreticiyi bu kritik süreçte yalnız bırakmıyoruz. Sahada onlarla birlikte çalışarak, çiftlik düzeyinde biyogüvenlik önlemleri, hijyen standartları ve etkili aşı programları uyguluyoruz. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde Salmonella gibi zoonotik (hayvanlardan insanlara bulaşan) hastalıkların riskini en başından kontrol altına alıyoruz."

Tüketici Güveni Şeffaflıkla Kazanılır: Üreticinin Yeni Karnesi

Artan tüketici bilinci, üreticileri sadece lezzetli ve uygun fiyatlı ürünler sunmaya değil, aynı zamanda bu ürünlerin hangi koşullarda üretildiğini şeffaf bir şekilde paylaşmaya itiyor. İzlenebilirlik ve şeffaflığın, tüketici güvenini kazanmanın anahtarı olduğunu belirten Söylemez, "Uyguladığımız sağlık programları, üreticinin son tüketiciye güvenle sunabileceği, izlenebilir ve sağlıklı ürünler yetiştirmesine olanak tanıyor," dedi.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.