Yönetici Özeti: Türkiye'de Doğa Odaklı Konaklama Sektöründe Yeni Dönem
Türkiye'nin doğa turizmi ve kırsal konaklama sektörleri, son yıllarda artan talep ve popülarite ile birlikte önemli bir büyüme kaydetmiştir. Bu büyüme, özellikle mobil evler, tiny house'lar ve bungalov köyleri gibi alternatif konaklama türlerinde yasal bir boşluk ve denetim eksikliğini de beraberinde getirmiştir. Bu durumu ele almak ve sektörü daha planlı, sürdürülebilir ve denetlenebilir bir yapıya kavuşturmak amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ilgili diğer kamu kurumları, kapsamlı yönetmelik değişiklikleri yapmıştır. Resmî Gazete’de 10 Ocak 2023 ve 29 Ağustos 2024 tarihlerinde yayımlanan bu yeni düzenlemeler, kamping tesisleri, konaklamalı orman parkları ve mobil ev konseptli işletmeler için köklü standartlar getirmektedir.
Bu rapor, yeni yönetmeliklerin getirdiği kısıtlamaları, zorunlulukları ve sektör üzerindeki çok boyutlu etkilerini derinlemesine analiz etmektedir. Yapılan analizler, düzenlemelerin temel amacının, çevreye uyumlu ve sürdürülebilir yapılaşmayı teşvik etmek olduğunu ortaya koymaktadır. Ancak, özellikle bungalov sayısının kısıtlanması, minimum arazi büyüklüğü zorunluluğu ve tiny house’ların hukuki statüsünün netleştirilmesi gibi maddeler, halihazırda sektörde faaliyet gösteren veya sektöre girmeyi planlayan yatırımcılar için önemli finansal ve operasyonel zorluklar yaratmaktadır.
Rapor, bu yönetmeliklerin sektörü uzun vadede konsolide ederek daha kurumsal ve profesyonel bir yapıya dönüştüreceğini öngörmektedir. Bu durum, bir yandan küçük ölçekli işletmelerin ve bireysel yatırımcıların pazara girişini zorlaştırırken, diğer yandan da Türkiye’nin ekoturizm alanındaki uluslararası rekabet gücünü artıracaktır. Mevzuatın getirdiği bu yeni döneme uyum sağlayamayan işletmelerin faaliyetlerine son vermesi muhtemeldir. Bu nedenle, sektör paydaşlarının yeni yasal çerçeveyi dikkatle incelemesi, riskleri yönetmesi ve stratejik planlamalarını bu doğrultuda yeniden şekillendirmesi kritik önem taşımaktadır.
I. Düzenleyici Çerçevenin Detaylı Analizi: Kontrol ve Standartlaştırma Eğilimi
1. Yeni Yönetmeliğin Amacı, Kapsamı ve Hukuki Temeli
Türkiye'de doğayla iç içe konaklama alanlarına yönelik yasal düzenlemeler, tek bir kanun veya yönetmelikten ziyade, birden fazla hukuki metnin eşgüdümlü olarak güncellenmesiyle şekillenmektedir. Haber metninde adı geçen yeni düzenlemeler, esasen Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın "Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelik" değişikliklerini ifade etmektedir. Bu değişiklikler, 10 Ocak 2023 tarihli 32069 sayılı ve 29 Ağustos 2024 tarihli 32647 sayılı Resmî Gazete’lerde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Hukuki dayanak, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’nun 37’nci maddesinin ilgili bendi ile sağlanmıştır.
Bu düzenlemelerin getirilmesindeki temel amaç, Türkiye'de popülerleşen doğa konaklama türlerini kontrol altına almak, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir bir gelişim modelini teşvik etmektir. Yasal mevzuatta bu tür konaklama alanlarının tanımlanması ve standartlarının belirlenmesi, uzun süredir devam eden imar mevzuatını aşma girişimlerini ve denetimsiz yapılaşmayı engellemeyi hedeflemektedir. Zira tekerlekli tiny house'lar ve diğer mobil yapılar, imar izni gerektirmeyen "park edilmiş araç" statüsünde kabul edilerek tarım arazileri gibi hassas bölgelerde yerleştirilebiliyordu. Bu durum, altyapı yetersizlikleri ve çevresel tahribat gibi sorunlara zemin hazırlamıştı. Yeni yönetmelik bu "gri alan"ı ortadan kaldırarak sektörü ruhsatlandırma ve vergilendirme sistemi içine sokma yönünde atılmış önemli bir adımdır.
2. Kamping Tesisleri İçin Getirilen Yeni Standartlar
Yeni yönetmelik, kamping tesislerinin hem fiziksel altyapılarını hem de operasyonel standartlarını detaylandırmaktadır. Bu kurallar, kampinglerin doğayla uyumlu ve çevre dostu bir yaklaşımla inşa edilmesini sağlamayı amaçlamaktadır. Tesislerin içinde yer alacak tüm yapıların hafif malzemelerden ve tek katlı olarak inşa edilmesi zorunlu kılınmıştır. Güvenlik amacıyla, kamping alanlarının çit, duvar veya yeşillik gibi düzenlemelerle çevrilmesi gerekmektedir.
Düzenlemenin en önemli yapısal kısıtlaması, bungalov üniteleri ile ilgilidir. Bungalovlar, bir kamping alanındaki toplam kampçı ünitesi sayısının yüzde 20’sini aşamayacaktır. Dahası, her bir bungalov ünitesinin toplam alanı 20 metrekareyi geçemeyecek ve bu ünitelerde mutfak düzenlemesi yapılmasına izin verilmeyecektir. Bu kural, halihazırda bungalov ağırlıklı çalışan veya daha geniş bungalovlar inşa eden yatırımcılar için önemli bir gelir ve kapasite kısıtlaması getirmektedir. Mevcut yönetmelikler, bir kamping tesisinin en az on ünitelik bir konaklama alanına sahip olmasını ve her bir kampçı ünitesi için 80 metrekarelik bir alan ayrılmasını şart koşmaya devam etmektedir.
Altyapı ve hizmet kalitesi açısından da yeni zorunluluklar getirilmiştir. Kampinglerde artık girişte otopark, resepsiyon ve emanet hizmeti gibi temel hizmetler sunulmak zorundadır. Her on kampçı ünitesi için en az birer adet tuvalet, duş ve lavabo; her on ünite için birer adet çamaşır makinesi ve ütüleme yeri bulundurulması gerekmektedir. Ayrıca, elektrik, sıcak-soğuk su, içme suyu ve satış ünitelerinin sağlanması da zorunlu hale gelmiştir. Özellikle karavan kullanıcıları için atık su ve tuvalet boşaltma alanlarının oluşturulması gerekliliği, altyapı yatırım maliyetlerini artırmaktadır.
3. Mobil Evler ve Tiny House'lar: Hukuki Statü Belirsizliğinin Sonuna Doğru
Türkiye’de tekerlekli mobil evler ve tiny house’lar, yasal olarak Karayolları Trafik Yönetmeliği'ne tabi olan "çekme karavan" (O sınıfı motorsuz araç) statüsündeydi. Bu statü, imar izni gerektirmemesi ve "park edilmiş araç" olarak kabul edilmesi nedeniyle, birçok kişinin bu yapıları tarım arazilerine yerleştirmesine olanak sağlamıştı. Yeni düzenleme bu ikileme bir son vererek, mobil evlerin "hareket kabiliyetini korumasını" ve "sabit yapı statüsüne sokulmamasını" açıkça belirtmiştir.
Bu durum, tiny house sahipleri ve yatırımcıları için hukuki statüye dair iki farklı yolun ortaya çıktığı anlamına gelmektedir. Birincisi, bireysel kullanım durumudur. Eğer bir tiny house sahibi, bu aracı sadece kişisel amaçlarla kullanacaksa, Karayolları Trafik Yönetmeliği'ne uygun şekilde tescil ve plaka işlemlerini tamamlaması yeterlidir. İkinci yol ise ticari işletme statüsüdür. Kırsal turizm kapsamında işletilen mobil ev köylerine veya tiny house tesislerine yönelik projeler için "turizm işletme belgesi" alma zorunluluğu getirilmiştir .
Bu yeni yasal çerçeveyi destekleyen bir diğer önemli değişiklik, 750 kilogram altı (O1 belgeli) çekme karavanlar için tescil zorunluluğunun getirilmesidir. 1 Ocak 2025 tarihinden sonra üretilen tüm O1 belgeli karavanların tescil edilmesi zorunlu kılınmıştır. Daha önce üretilmiş olanlar için ise tescil işlemlerinin tamamlanması için 1 Ocak 2035'e kadar süre tanınmıştır. Bu düzenleme, tekerlekli tiny house'ların hukuki statüsünü "araç" olarak pekiştirmekle birlikte, bu araçların ticari amaçla kullanıldığında turizm mevzuatına tabi olması gerektiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır.
4. Orman Parkları ve Konaklamalı Mesire Alanlarındaki Değişimler
Kamping alanlarının yanı sıra, orman rejimine tabi olan konaklamalı mesire yerleri ve orman parkları için de yeni kurallar belirlenmiştir. Bu tür tesislerde yer alacak bungalov sayısı en fazla 30 adet ile sınırlandırılmıştır. Ayrıca, bir tesisin konaklama birimlerinin tamamı bungalovlardan oluşuyorsa, bünyesinde yeme-içme ünitelerinin bulunması şartı getirilmiştir. Bu düzenleme, orman arazilerinde sadece konaklama amaçlı yapılaşma yerine, bütünleşik bir hizmet anlayışını teşvik etmektedir.
Yönetmelik, sabit yapı içermeyen tesislerde sadece taşınabilir çadır ve/veya karavan park alanı düzenlenmesine izin vermektedir. Orman parklarında da kamping alanlarında olduğu gibi, her bir konaklama birimi için 80 metrekarelik bir alan sınırı uygulanacaktır. Bu durum, doğal kaynakların korunmasını ve yoğun yapılaşmanın önüne geçilmesini sağlamayı hedeflemektedir. Ancak, Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlı Orman Genel Müdürlüğü'nün (OGM) Mesire Yerleri Uygulama Tebliği'nde "kır evi" tanımında 60 metrekare taban alanı ve 10 metrekare veranda gibi daha büyük alanlara izin verildiği görülmektedir. Bu durum, iki farklı bakanlığın yönetmelikleri arasında potansiyel bir çelişkiye işaret etmektedir ve uygulama aşamasında hangi kuralın öncelikli olacağı konusunda belirsizlik yaratabilir.
II. Ekonomik ve Sektörel Analiz: Maliyetler, Riskler ve Fırsatlar
1. Yatırımcı Perspektifi: Fırsatlar ve Zorluklar
Yeni düzenlemeler, doğa odaklı konaklama sektörüne yatırım yapmayı düşünen veya mevcut işletmelerini geliştirmek isteyenler için hem önemli zorluklar hem de stratejik fırsatlar sunmaktadır.
Zorluklar ve Artan Maliyetler: En belirgin zorluk, bungalov yatırımlarına getirilen kısıtlamalardır. Toplam kampçı ünitesi sayısının sadece %20’sinin bungalovlardan oluşabilmesi ve her bir bungalovun 20 metrekare ile sınırlanması, bu konaklama türüne dayalı bir iş modelinin kârlılığını doğrudan etkilemektedir. Sektörde yaygın olan ve daha yüksek gelir sağlayan 40-50 metrekarelik bungalov modellerinin artık mümkün olmaması, yatırımın geri dönüş süresini uzatabilir. 2024 yılı için metrekare başına 10.300 ila 11.300 TL maliyet öngören bir fizibilite raporuna göre, 40 metrekarelik bir bungalovun maliyeti 80.000 ila 200.000 TL arasında değişebilmektedir. Bu durum, yeni kuralların yatırımcılar için maliyetleri artırabileceğine işaret etmektedir. Ayrıca, Turizm Yatırım Belgesi ve Turizm İşletme Belgesi alma zorunluluğu, planlama, ruhsatlandırma ve operasyonel süreçlerin tümünde profesyonellik ve ek maliyetler gerektirmektedir. Ekoturizm projeleri için aranan en az 25.000 metrekarelik arazi büyüklüğü şartı, küçük ölçekli yatırımcılar için en büyük giriş engellerinden biri haline gelmektedir. Turizm amaçlı olmayan kullanımların engellenmesi amacıyla tesislerde kat mülkiyeti, kat irtifakı veya devremülk gibi haklar tesis edilemeyeceği ve yatırımcılardan bu yönde noter onaylı taahhütname alınacağı da belirtilmektedir.
Fırsatlar: Tüm bu zorluklara rağmen, yeni düzenlemeler sektöre uzun vadede fayda sağlayacak bir dizi fırsat da sunmaktadır. Sektörün yasal bir çerçeveye oturtulması ve standartların belirlenmesi, kalitesiz ve denetimsiz işletmeleri eleyecektir. Bu durum, yasalara uygun çalışan ve kaliteli hizmet sunan tesisler için haksız rekabeti azaltacak ve pazar payını artıracaktır. Standartlaşan ve denetlenen bir pazar, yabancı turistler nezdinde Türkiye’yi ekoturizm alanında daha güvenilir bir destinasyon haline getirebilir. Dolayısıyla, glamping ve kırsal turizme yönelik artan küresel talebi karşılamak için daha uygun bir zemin oluşmaktadır. Yeni düzenlemeler, daha büyük sermayeye ve kurumsal yapılara sahip yatırımcılar için daha öngörülebilir ve kârlı bir pazar yaratma potansiyeli taşımaktadır.
2. Sektör Temsilcileri ve Paydaş Görüşleri
Yeni yönetmeliklerin sektöre getirdiği dönüşüm, paydaşlar arasında farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Türkiye Karavan Endüstrisi Derneği (KAİTED) Başkanı gibi bazı sektör temsilcileri, düzenlemeleri olumlu bir adım olarak değerlendirmektedir. Onlara göre, 750 kilogram altı karavanların tescil zorunluluğu gibi kurallar, sektörü denetlenebilir hale getirecek ve kaliteyi artırarak kazalardan ve risklerden uzaklaşılmasını sağlayacaktır. Bu görüş, sektörü daha kurumsal bir yapıya dönüştürme ve profesyonel hizmet standartlarını yerleştirme hedefine odaklanmaktadır.
Ancak, özellikle küçük ölçekli yatırımcılar ve bazı çevre odaklı gruplar endişelerini dile getirmektedir. Haber metninde de belirtildiği gibi, bazı yatırımcılar katı kuralların sektörü olumsuz etkileyeceğini düşünmektedir. Bu endişeler, özellikle bungalov ve tiny house gibi popüler konaklama türlerindeki sınırlamaların, mevcut iş modellerini tehdit etmesinden kaynaklanmaktadır. Çevre Mühendisleri Odası gibi kurumlar ise, kıyı kenar çizgisi gibi hassas ormanlık alanların turizm yatırımlarına açılmasının uzun vadede ekolojik ve toplumsal kayıplara yol açacağı konusunda uyarıda bulunmaktadır. Bu görüş ayrılığı, aslında sektördeki aktörler arasındaki çıkar çatışmasının bir yansımasıdır: kurumsallaşmayı ve kaliteyi savunanlar ile mevcut esnekliği kaybetmekten endişe duyanlar arasındaki ayrım, düzenlemenin ana dinamiklerinden birini oluşturmaktadır.
III. Uluslararası Standartlarla Karşılaştırma ve Türkiye'nin Konumu
1. Avrupa ve ABD Uygulamaları
Türkiye'nin doğa odaklı konaklama alanlarına yönelik yeni düzenlemeleri, küresel trendlerle büyük ölçüde paralellik göstermektedir. Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'nde de kamping, glamping ve tiny house projeleri sıkı hukuki çerçevelere ve denetim mekanizmalarına tabi tutulmaktadır.
Amerika Birleşik Devletleri'nde tiny house'lar genellikle Uluslararası Konut Kanunu (International Residential Code - IRC) kapsamında değerlendirilmektedir. IRC'nin Ek AQ bölümü, tiny house'ları 37 metrekareyi (400 feet kare) geçmeyecek şekildeki konutlar olarak tanımlamaktadır. Bu yaklaşım, tiny house'ların imar mevzuatına uygun bir "konut" statüsü kazanmasına olanak tanımaktadır. Öte yandan, California gibi eyaletlerde, glamping tesisleri için operasyonel ve yapısal izinler, yerel imar yasalarına (zoning laws) uygun olarak alınmak zorundadır. Bu izinler, arazinin ticari kullanıma veya konaklamaya özel olarak tahsis edilmesini gerektirebilir. Ayrıca, yangın güvenliği önlemleri, çevresel etki değerlendirmeleri ve sağlık/sanitasyon denetimleri de zorunludur.
Avrupa'da ise, European Camping Standard (EuQSCS) gibi belgeler, kamp alanlarının kalite ve hizmetlerini puanlama sistemiyle değerlendirmektedir. Bu standartlar, kamping parselleri için en az 32 metrekare, konaklama birimleri için ise 4 kişi başına en az 20 metrekare gibi detaylı kriterler içermektedir.
2. Türkiye'nin Küresel Eko-turizm Pazarındaki Konumu
Türkiye'nin yeni düzenlemeleri, özellikle kamping alanlarındaki bungalovlar için getirdiği 20 metrekarelik sınırlama ile ABD'nin tiny house'lar için belirlediği 37 metrekarelik standarttan daha dar bir alan öngörmektedir. Bu durum, konaklama konforu ve gelir potansiyeli açısından önemli bir fark yaratabilir. Ancak, Türkiye'nin zorunlu hale getirdiği turizm işletme belgesi, minimum altyapı standartları ve güvenlik önlemleri, Avrupa ve ABD'deki benzer uygulamalarla büyük ölçüde paralellik göstermektedir. Bu durum, Türkiye'nin ekoturizm pazarında "denetimsiz kamp" anlayışından uzaklaşarak, kalite odaklı ve profesyonel bir destinasyon olma hedefini yansıtmaktadır.
IV. Sonuç ve Stratejik Öneriler: Sektör İçin Yol Haritası
1. Sektör Paydaşları için Yol Haritası
Yeni yönetmelik değişiklikleri, Türkiye'nin doğa odaklı konaklama sektöründe bir dönüşüm sürecini başlatmıştır. Bu süreçte başarılı olmak için sektör paydaşlarının proaktif bir yaklaşım sergilemesi gerekmektedir. Mevcut işletmeler, tesislerini yeni kurallara uygun hale getirmek ve yasal belgelerini tamamlamak için derhal bir yol haritası oluşturmalıdır. Özellikle bungalov sayıları ve alanları yönetmelik sınırlarını aşan tesislerin, dönüşüm süreçlerine ilişkin stratejik planlama yapmaları zorunludur. Yeni yatırımcılar ise, projelerini planlarken artan arazi büyüklüğü (en az 25.000 m²) ve inşaat maliyetleri ile bungalov sayısındaki kısıtlamaları mutlaka hesaba katmalıdır. Bu durum, projenin fizibilitesi ve finansal geri dönüş beklentilerinin yeniden değerlendirilmesini gerektirmektedir. Sektördeki küçük ölçekli yatırımcılar için bu yeni kurallar ciddi bir giriş engeli oluşturmaktadır.
2. Yasal Uyum ve Risk Yönetimi
Yönetmelik, mobil evler ve tiny house'lar için hukuki belirsizliği büyük ölçüde gidermektedir. Ancak bu durum, ticari amaçla kullanılan bu yapıların artık bir "turizm işletmesi" statüsünde değerlendirileceği ve ilgili belgelere sahip olması gerektiği anlamına gelmektedir. Belgesiz faaliyet gösteren işletmelerin, yetkili idareler tarafından ruhsatlarının iptal edilmesi ve faaliyetlerine son verilmesi riskiyle karşı karşıya kalacağı belirtilmektedir. Ayrıca, tekerlekli tiny house'ların uzun süreli ve sabit kullanımlarının, yerel yönetimler tarafından "yapı" olarak değerlendirilmesi ve idari para cezalarına yol açması olasılığı bulunmaktadır. Bu nedenle, yatırımcıların bu riskleri en aza indirmek için yasal danışmanlık alması ve tüm süreçleri titizlikle yürütmesi elzemdir.
3. Gelecek Tahminleri ve Büyüme Potansiyeli
Yeni düzenlemeler, kısa vadede sektörde bazı zorluklara ve belirsizliklere yol açsa da, uzun vadede Türkiye'nin ekoturizm alanında daha profesyonel ve güvenilir bir destinasyon haline gelmesini sağlayabilir. Denetimin artırılması ve standartların belirlenmesi, haksız rekabeti ortadan kaldırarak sektörde kalitenin yükselmesine ve tüketici güveninin artmasına katkıda bulunacaktır. Bu durum, Türkiye'nin uluslararası pazarda daha yüksek katma değerli turizm hizmetleri sunmasını sağlayabilir. Öte yandan, artan maliyetler ve bürokratik süreçler, sektörde pazar konsolidasyonunu hızlandırabilir ve daha büyük sermayeye sahip kurumsal oyuncuların hakimiyetini artırabilir. Sonuç olarak, bu yönetmelikler, Türkiye'de doğa turizmini daha kontrollü bir büyümeye yönlendirerek, "sürdürülebilir turizm" hedeflerine ulaşma yolunda atılmış stratejik bir adım olarak değerlendirilmektedir.
Ekoturizm Projesi Nasıl Hazırlanır?
1. Planlama alanının coğrafi konumu ve bölgenin temel özellikleri; Ülke ve Bölge konumundaki yeri, ve bölgenin ulaşım bağlantıları belirtilmelidir.
2.Eko Turizme konu olan parselin durumu; Eko Turizm planlamaya girecek parsel ve parsellerin mülkiyet durumları, tapu kaydı, Lihkap alınacak kadastral durumu mutlaka belirtilmelidir.
3.1/5000 lik Nazım İmar Planına konu olan arazinin mevcut durum tespiti yapılmalıdır. Bunu uydu Fotoğrafları veya İnsansız hava araçlarından çekilecek fotoğraflarla arazinin sınırları fotoğraf üzerinde mutlaka belirtilmelidir.
4.Planmaya konu olan taşınmazın Halihazır Drumu; Eko Turizm planmala yapılacak parsel veya parsellerin onaylı 1/5000 ölçekli halihazır haritası, 1/1000 ölçekli halihazır onaylı halihazır haritası yapılmalıdır. halihazırların mutlaka onay tarihleri belirtilmelidir. Günümüz teknolojisinde halihazır haritalar insansız hava araçları ile hızlı bir şekilde yapılmaktıdır.
5. Eko Turizm imar izini alıncak parsel veya parsellerin Jeolojik durum değerlendirilmesi yapılmalıdır. yeryüzü şekilleri, toprak yapısı, Fayhattı incelemesi, proje kriterlerine mutlaka uymalıdır.Bölgenin sismik çalışma resmi verileri anlaşılır bir biçimde projeye mutlaka işlenmelidir. Yeraltı su kaynakları, sıvılaşma analizi yerel zeminin hangi jeolojik sınıfa girdiği belirtilmeli , Eko Turizm yapısal çalışmalar başlamadan önce mutlaka zemin etüdü yapılmalıdır. söz konusu parsel Türkiye deprem haritasına göre zemin etüt çalışmaları kriterleri araştırılarak irdelenmelidir.
6. Üst ölçek plan durumunun belirtilmesi; Bu bölümde 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı söz konusu parselin hangi lejantta bulunduğunu mutlaka belirtmelesiniz.örneğin; söz konusu parsel, Balıkesir-Çanakkale planlama bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının I19 Paftasında yer almaktadır. Ancak kuru ve marjinal tarım arazisi olan parselde Tarım dışı izni alınmıştır , toprak koruma projesi yapılmıştır diye yazılması gerekmektedir.
7. Kurum Görüşleri; Eko Turizme konu olan parsel Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu müdürlüğünün yapmış olduğu arkeolojik araştırmaların sonucu mutlaka belgeli olarak belirtilmelidir. Tarihi sit ve arkeolojik sit, doğal sit olmadığını belirtir araştırma raporu olmalıdır. yine Tarım ve Orman Bakanlığından , Valilik çevre ve şehircilik il müdürlüğünden, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünden doğal sit alanı olmadığına dair rapor alınmaladır. Söz konusu planmlama bölgesi cumhurbaşkanlığı kararnamesinin 109. maddesinde tanımlanan yetkiler bakımındın sakınca bulunmaması gerekmektidir. Yine Turizm Bakanlığının söz konusu eko turizm parselinin Turizm Lejantı sınırları içesirinde bulunmadığını belirtir yazısı olması gerekmektedir.
8. Eko Turizme söz konusu taşınmazın Türk Telekomisyon tesisi olup olmadığına dair kurum görüşü alınması gerekmetedir.
9.Enerji piyasası düzenleme kurulu nun kurum görüşleri alınması gerekmektedir. örneğin, elektrik enerjisi üretimleri başta olmak üzere, akaryakıt, lpg, doğalgaz gibi enerji nakil hatları ve üretim tesisleri ile çakışma, kesişme durumunu bildirir rapor hazırlanmalıdır.
10. Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Eko Turizm Planına konu olan taşınmazın karayolları açısından görüş ve onayı belirten yazılı rapor alınması gerekmektedir.
11. Ulaşım ve Raylı sistemler dairesi başkanlığınca söz konusu taşınmazın karayolları kenarında yapılacak ve açılacak tesisler yönetmeliğine uyduğunu belirtir yazısı olmalıdır.
12. Bağlı olduğunuz ilin Kırsal Hizmetler Dairesi başkanlığınca eko turizm alanın sakınca olup olmayacağını belirtir yazısı olmalıdır.
13. Maden Petrol işleri genel müdürlüğünden söz konusu parsellerin Res, Ges, maden ruhsat alanı ve diğer yeraltı kaynakları ile çakışıp çakışmadığı raporu ve sakınca olup olmadığı mutlaka belirtilmelidir.
14. Bağlı olduğunuz ilin kadastro müdürlüğünün söz konusu taşınmazla ilgili bölgenin iş akış listesinde olup olmadığı yazısı mutlaka alınmalıdır.
15.Elektirik Üretim A.Ş nin , inşaat ve kamulaştırma dairesi başkanlığı, Emlak ve Kamulaştırma Müdürlüğünün eko turizm planlama bölgesinde plan yada proje yapıp yapmadığını belirtir resmi yazı mutlaka alınmalıdır.
16. Tarım ve orman müdürlüğü; il toprak koruma kurulunun uygunluk yazısı alınmaladır; otel, kamping, günübirlik tesis, açık yeşil alanlar gibi tesislerin tarım dışı kullanım olur yazısı olmalıdır. yönetmelik gereği arazi kullanımına verilen izinlerin 2 yıl içerisinde tarım dışı amaçlı kullanımlarda planların onaylanmaması , tarımsal amaçlı yapılarda ise ruhsata bağlanması durumunda geçersiz kabul edilir. verilen izinler amacı dışında kullanılamaz, tepit halinde ise kanunun 20 ve 21. maddesine göre işllem yapılır , izin verilen parselde ifraz işlemi gerekmesi durumunda ise plan onaylanmasını takiben yapılacağı belirtilmesi gerekir.
17. Devlet su işleri genel müdrülüğü'nün söz konusu eko turizm projesi alanı içinden, dere yatakları, sel su baskını,
Ekoturizm, Kırsal Turizm Tesis Alanı Projelerinde Türkiye bir ilki gerçekleştirdiğini belirten Ekoturizm Proje Koordinatörü Beytullah Yılmaz; Türkiye Genelindeki tüm projelerimiz çevre duyarlı, Ekolojik Yaşam Döngüsünü bozmadan, Sürdürülebilirlik kavramına dikkat ederek, Geleneksel yapılaşma ile inovatif teknoloji ve yapay zekayı harmanlayarak yeni nesil projeler ortaya koyuyoruz. diyerek yapmış olduğu projelerin önemine değindi.
Beytullah Yılmaz sözlerine şöyle devam etti; " Gelişen ve değişen teknolojik dünyamızda teknolojinin nimetlerinden faydalanarak, doğal yaşam döngüsünü bozmadan, çevreye duyarlı, sürdürülebilir yaşam alanlarını yapmak için gayret gösteriyoruz. Bu projelerimizden en önemlisi İzmir Tire'de yaptığımız Cumhuriyet Köyü Ekoturizm Projemizdir.
İzmir ili Tire ilçesi Yenioba mahallesi'nde 1 Milyon 73 bin m2 alanda resmi süreci devam eden İdeal Cumhuriyet Köyü Projemizin konumu gösterilmiştir. İdeal Cumhuriyet Köyü Projemiz Türkiye'de en büyük ölçekli Ekoturizm projesi olacaktır. Projemiz Çevreye duyarlı, inovatif teknoloji ile geleneksel yapılaşma harmanlanmış, kendi kendini doyuran örnek köy olarak planlanmıştır.
Türkiye Geneli Ekoturizm, Kırsal Turizm Projelerimiz
1. İzmir İli Tire İlçesi Yenioba mahallesi Ekoturizm Kırsal Turizm Tesis Alanı Projesi 1 milyon 73 bin m2
2. Çanakkale ili Gökçeada ilçesi'ne 90 bin m2 Ekoturizm Projesi
3. Çanakkale ili Bozcaada ilçesinde 150 bin m2 Sağlık Turizm Tesis Alanı Projesi
4. Çanakkale İli Ezine İlçesi'nde 120 bin m2 Ekoturizm Projesi
5. Çanakkale ili Bayramiç ilçesinde 60 bin m2 alanda Ekoturizm , Kırsal Turizm Tesis Alanı Projesi
6. Çanakkale ili Çan ilçesinde 60 bin m2 alanda Eko Turizm Projesi
7. Çanakkale ili Yenice İlçesinde 25 bin m2 alanda Sağlık Odaklı Tatil Köyü Projesi
8. Çanakkale ili Biga İlçesinde 25 bin m2 alanda Ekoturizm Projesi
9. Mersin ili Toroslar ve Erdemli ilçelerinde 150 bin m2 alanda Eko Turizm, Ekolojik Yaşam Köyü projesi
10.Ankara İli Polatlı ilçesinde 200 bin m2 alanda Eko Turizm , Kırsal Turizm Tesis Alanı Projesi
11. Çanakkale ili Yenice ilçesi 150 bin m2 alanda Ekoturizm, Kırsal Turizm Tesis Alanı Projesi
12. Muğla ili Ula ilçesi Ayazkıyı ve Köprübaşı Ekoturizm Kırsal Turizm Tesis alanı projesi 50 bin m2
13. Antalya ile Alanya ilçesi Kayabaşı Mahallesi Ekoturizm Kırsal Turizm Tesis Alanı Projesi 16 bin m2
14. Balıkesir ili Havran İlçesi Karaoğlanlar Mahallesi Ekoturizm Kırsal Turizm Tesis Alanı Projesi 120 bin m2
15. Çanakkale ile Biga İlçesi Çömlekçi Köyü 30 bin m2 Ekoturizm Projesi
16. Çanakkale İli Yenice İlçesi Sofular, Yukarıinova, Çal köyleri 90 bin m2 Ekoturizm Projesi
17. Tekirdağ İli Süleymanpaşa Mah. 30 bin m2 Ekoturizm Projesi
18. Çanakkale Merkez Bodurlar Kırsal Turizm Tesis Alanı Projesi 30 bin m2
19. Çanakkale Merkez Salihler Eko Köy Projesi İnşaat Yapım İşi 24 adet Kapsül Ev
20. Çanakkale ili Karabiga Beldesi 50 bin m2 Ekolojik Yaşam Köyü Projesi
21. Çanakkale İli Yenice İlçesi Çukuroba Köyü, Eko Turizm Amaçlı İmar Planı ve Eko Köy Projesi, 20 bin m2
22. Bursa ili Gemlik ilçesi Adliye Köyü 67 bin m2 alanda Ekolojik Turizm Projesi
23. Antalya ili Akseki İlçesi Dutluca Mahallesi 68 bin m2 alanda Eko Turizm Kırsal Turizm Tesis Alanı, Turizm Amaçlı Proje
24. Aydın İli Germencik İlçesi Gümüş Mahallesi 50 bin m2 Alanda Ekolojik Turizm Tesis Alanı Projesi
25. Konya ili Selçuklu ilçesi Tatköy 30 bin m2 alanda Eko Turizm, Kırsal Turizm Rekreasyon Projesi
26. Çanakkale İli Yenice İlçesi Akçakoyun Köyü'nde 1 milyon 687 bin m2 alanda Sivil Havacılık Okulu ve Havaalanı Projesi Resmi süreçlerin yönetimi
27. Antalya İli Kaş ilçesi Ortabağ Mahallesi 39 bin m2 alanda Ekoturizm, Kırsal Turizm Tesis Alanı Projesi
Türkiye Geneli Projelerimiz hakkında bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Beytullah Yılmaz 0 544 608 84 80






